18 Ekim 2019 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
İYEP Toplantısına Katıldılar
İYEP Toplantısına Katıldılar
İnsanlık Ölmemiş
İnsanlık Ölmemiş
Canan Tan Kırıkkale’ye Geliyor
Canan Tan Kırıkkale’ye Geliyor
Kütüphane Oryantasyon Eğitimleri Başladı
Kütüphane Oryantasyon Eğitimleri Başladı
  YAZARLARIMIZ
Kozaklı'da 15 Gün (2-3. Bölümler) (123.)
06 Eylül 2019 Cuma Bu yazı 926 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Dokuzuncu son kazazedemiz ise, spor kazası mağduru ve aynı zamanda bir milli sporcu olan Bahattin HEKİMOĞLU. 29 yaşında ve Lise mezunu olup, Ulusal medyada ‘’Azmin adı Bahattin HEKİMOĞLU’’ olarak tanımlanan, arkadaşlarının adıyla değil ‘’ŞAMPİYON’’ diye çağırdığı, altın madalya sahibi,Dünya Okçuluk Şampiyonu.

          O sene Liseyi bitirip Üniversite giriş sınavlarında Sakarya Üniversitesini kazanan ve hayat için hedeflediklerine bir adım daha yaklaşan Bahattin,arkadaşlarıylabunu kutlamak için kendi aralarında bir program yaparlar.

Temmuz 2006’ da Heybeliada yüzmek için, iskelede derinliğini bilemediği suya balıklama atlamak suretiyle dibe çakılarak boynu kırılır ve kalbi durur!Hayata döndürülür. Bu kazanın sonunda omurilik felci olur. Bundan sonraki hayatını tekerlekli sandalyede geçirmek zorunda kalır.

          Doktorlar;(- Artık felç oldun! Bundan sonra yürüyemeyeceksin!)dediklerinde, hayat içinplanladığı her şeyinin alt – üst oluşundan, ilk 2 sene kendisini eve hapseder. Çünkü istikbalini kaybetmiş ve tekerlekli sandalyeye mahkûm olmuştur! Keza oturdukları ev beşinci katta ve asansörünün de olmamasından dolayı, sadece fizik tedavileri için ve babasının sırtında evden inip - çıkabilmektedir.

          Bu sürecin devamında Bahattin yeni bir hayata başlamayı planlar.Yeni hayatında Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği' yle tanışan Hekimoğlu, mevcut fiziki şartları içerisinde bir meşguliyet arayışında,azmiyle milyonlarca insana ilham olan hayat hikâyesinin temel taşlarını döşüyor.‘’Okçuluk Sporu’’üzerine çalışmaya yöneliyor.

Okçulukla ilgili çalışmasının ilk üç ayında sadece lastik çektiğini, ama kısa sürede çok yol kat ettiğini, ilk etapta da Türkiye Şampiyonluğunu ve milli takıma girmeyi hedeflediğini bildirdi.

          Bu hedeflerini gerçekleştirebilmek için,Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği'nde haftada üç günçalışıyor, kalan dört gün de de mümkün olduğunca antrenman yapıyor

          Asansörsüz evin5'inci katında oturuyor olması, ne babasını ve ne de Bahattin’ i yıldırmıyor. Bu zorluklar içinde her gün babasının sırtında o beş katı inip antrenmana gidiyor. Hedefe ulaşabilmek için çok emek harcıyorve bu süreçte birçok fedakârlıklarda bulunuyor.

          Tek yaptığı şeyin antrenmana gitmek ve ok atmak olduğunu, bu süreçte ailesineve arkadaşlarına,her şeyden önce kendine bile vakit ayıramadığını ifade eden Hekimoğlu,bu şekildeki tempolu çalışmasının sonucunda önce Türkiye Şampiyonu oluyor ve Milli Takıma girmeyi başarıyor.

          Bu başarısının ardından da artık şampiyonluklar sırayla gelmeye başlıyor.  Önce Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu(TBESF)tarafından yapılan bir organizasyona iştirak ediyor. Gittiği ilkturnuvada 2018’ de Avrupa Şampiyonuve 2019’ da da DÜNYA ŞAMPİYONUoluyor.

          Hekimoğlu’ nun üst üste elde ettiği bu başarı TÜRKİYE spor tarihine geçiyor. Devamında da2020’ deki Tokyo Olimpiyatlarında, ülkemizi temsil etme hakkını kazanıyor.Bahattin’ in şimdiki hedefi buradan da bir Dünya Olimpiyat Şampiyonluğu kazanarak, ülkemize bir altın madalya getirmeye kararlı.

Bahattin Hekimoğlu hastane koridorunda oturduğu tekerlekli sandalyesinden bu başarısını anlatırken, tüm bu zorlukların üstesinden,yılmadanverdiği mücadeleyle bu güne geldiği ve bundan sonrasında da hedefine ulaşma azmi gözlerinden okunuyor.

          Sözlerinin sonunda;kazanmak harika vetarifi imkânsız bir duygu. Çünkühayallerine kavuşuyorsun.İnsanın emeklerinin karşılığını alması kadar güzel bir şey yok. Aynı zamanda orada ülkenizi de temsil ediyorsunuz. Bence bu daha da güzel bir duygu. Hollanda’ daki şampiyonluklaTürkiye' de bir ilke imza atmak elbette beni çok gururlandırdı. 

Benim en büyük hayalim; babamın sırtında inip çıktığım için kendime uygun bir ev almaktı. Bu hayalime de bir adım daha yaklaşmış oldum. Başka bir hayalim ise; toplumdan uzak duran,‘'benden bir şey olmaz!'’düşüncesine kapılan engelli arkadaşlarıma, onlara neler yapabileceklerini gösterebilmek ve rol model olabilmek dedi.

* * * )Okuyucularımız bu gerçek yaşanmış hayat hikâyelerinden umarım bazı dersler alırlar ve bu kazazedelerimizin uğradıkları mağduriyetlere duçar olmazlar. Zira insanoğlunun başına nerede ve ne zaman neyin geleceği bir ‘’Takdir – i İlahi’dir’’. Ancak; tedbir de takdirin bir parçasıdır.Buitibarla her zaman için tedbirli davranılmasını âcizane tavsiye etmekteyiz.

 

 

(İKİNCİ BÖLÜMÜN SONU)

‘’Son Bölüm’’ (123. bölüm)

          Bu bölümde de yurdun muhtelif yerlerinden gelerek,Nevşehir Hacıbektaş Veli Üniversitesi Kozaklı Meslek Yüksekokulu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Teknikerliği bölümünde okuyan ve / veya bu Hastanede stajını yapan öğrenciler ile daha önce başka okulları bitirerek, burada çalışmakta olan kişilerle yapılan görüşmelerdir.

Yazımızda isim ve şahıs zikretmeksizin, tamamen genel ve objektif olarak görüştüğümüz bilgileri yansıtmaya çalışmış bulunuyorum.Bu noktada şehrin yönetiminden sorumlu ilgili makamların bu konular üzerinde gerekli araştırma – inceleme yapmaları / yaptırmaları mümkün.

Hâl böyle olunca da kendilerinin de yaşamakta oldukları beldenin problemlerine çözümü ne şekilde sağlayacak olurlarsa, o oranda çevrelerine mutluluk getirmiş olacaklardır.Dolayısıylabunun başarısı da yine kendilerinin olacaktır.

          Çünkü bugün orada öğrenci olarak okuyan kimseler yarınlarda her biri yurdun bir yerlerine gidecek ve yaşadıklarını anlatacaklardır!Müspet veya menfi olarak tabii bu da iyi bir reklam.

Görüştüğüm kişilerin genel manada söyledikleri ve söylemek istediklerini not aldım. Tabii bu talep ve sitemler, kişilerin yetişmiş oldukları yerlerle burasının mukayesesi noktasında, hangi ölçüde geçerli olur veya olabilir, tabii ki tartışılır.

          Ancak öğrencilerin verdikleri bilgiler içerisinde bazı öyle çarpıcı durumlar var ki, bunların hiçbir suret ve şekilde kabul edilebilirliği söz konuş değildir! Bu tamamen kişisel mahremiyetin ihlâli demektir!

          * ) Öğrencilerin tamamının adeta ağız birliği etmişçesine birleştikleri nokta,Kozaklı’ nın kesinlikle öğrenciye göre bir yer olmadığı hususundasonuçlanıyor!

Bu konudaki beklentilerinin özünde, her birisinin gelmiş oldukları yerlerdeki, daha geniş imkânları ve daha özgürce hareketlerinin burada sağlanamaması gerçeği söz konusu. Dolayısıyla burasının bir büyük şehir – Ankara – İstanbul gibi olması beklenemez!

          * ) Öğrencilerin kalabileceği şekilde ne bir devlet yurdu ve nede bir sivil yurdun olmaması. Evini - barkını terk edip, bir istikbal temini için kilometrelerce yerlerden geldiklerini fakat bu imkânsız durumlardan dolayı sükûtu hayale uğradıklarını ifade ediyorlar.

          * ) Özel otellerde pansiyon türü bir uygulama yapıldığından yakınıyorlar. Yani otelde hem gelip geçici konaklama yapan günübirlik yahut kısa süreli müşteri ile aynı mekânda öğrencinin de ikametinin uygun olmadığından bahsediyorlar.

          Böyle bir uygulamanın olumsuzluklarının burada zikredilmesi söz konusu değildir!

* ) Özel konutlardan ev veya apart türü yer kiralanmak istendiğinde, yabancı yani öğrenci olarak mevcut fiyatların çok üzerinde bir bedel talep edildiğinden şikayetçiler. Evin oda sayısı hesabıyla kira bedeli talep edilmekte olup, diğer genel giderleri de eklediğin zaman astronomik bir rakam çıkmaktadır diyorlar.

* ) Bazıev sahiplerikiraya verdikleri evin giriş kapısının bir yedek anahtarını kendilerinde muhafaza ediyor. Öğrencilerin olmadığı bir zamanda açıp içeri giriyor. Bilahare de ev düzeni ile ilgili olarak kendilerine birtakım sözler söylediklerinden bahsettiler.

          Böyle bir uygulamanın hiçbir surette kabul edilebilirliği söz konuşu değildir! Kiraya verdiğin yerin her türlü hak ve sorumluluğu oturana ait olup, bunun aksi kişilerin mahremiyetine müdahale demek olur. Ev sahibi olmak, böyle bir hak sahibi olmayı sağlamaz!

* ) Şehir merkezinde mahalleler arası ulaşımı sağlamak amacıyla Toplutaşıma (minibüs) aracının olmadığından, taksilerinde belirli bir tarife çizelgelerinin olmadığından, tutturabildikleri şekilde fiyat aldıklarından, bunların kontrol ve denetimlerinin olmadığından şikâyetçiler.

* ) Bilhassa saat 17. 00’ den sonrasına yönelik ne Kozaklı’ dan dışarıya veya dışarıdaki her hangi bir şehirden buraya ulaşımın mümkün olmadığını, ancak kişinin özel aracı varsa bunu sağlayabildiğini, aksi halde mahrumiyete mahkûm olunduğunu belirttiler.

* ) Çarşı – Pazar, alış – verişlerinde, fiyatlarda öğrencilere çifte standart uygulandığını, sabit fiyat tarifesi olmadığını, bundan da mağdur olduklarını bildirdiler.

          * ) Öğrencilerin okul harici serbest zamanlarını geçirebilecekleri,faydalanabilecekleri okul dışında rahatça oturup – duracakları, eğlenecekleri bir Cafe, bir mekân bulunmadığından dolayı sıkıntı duyuyorlar.

* ) Okul idaresi, ilçenin öğrencilere karşı bu ve benzeri olumsuzlukları bildiklerinden dolayı, öğrencilere karşı fevkalade müspet yaklaşımda bulunmakta olup, öğrencilerin motivasyonuna destek vermeye çalışmakta oldukları özel olarak belirtiliyor.

          * ) Öğrencilerin bilmedikleri ve görmedikleri civardaki görülmeye değer yerlere yönelik, okul idaresi olarak, müsait zamanlarda günübirlik gezi ve turlar tertibederek, öğrencilerin yüksek moralle hareket etmelerini sağlıyorlar.

          * * ) Kozaklı’ ya çeşitli şekilde (tayinen – sözleşmeli – VS) gelmiş, burada sürekli ikamet ediyor olan, görev yapanların görüş ve değerlendirmeleri ise öğrencilerin bakış açısı ve değerlendirmelerinden, diyebiliriz ki tamamen farklılık gösteriyor.

          * * ) Onlar için burası sessiz – sakin bir belde. Çalışmak ve yaşamak için tam bir memur şehri. Kiralar çalışanlara göre uygun. Bilhassa gelecek için birikim yapma konusunda da oldukça ideal bir yer olarak değerlendirmekteler.

          * * ) Şehir merkezinde hastane civarındaki ‘’Hilmi İŞGÜZAR Açık Otoparkı’’ile birleşik ‘’Piknik Sahası’’ve ‘’Aile Çay Bahçesi’’,halkın ve bilhassa hastanede tedavide kalanların en yakın eğlenme mekânları oluşundan dolayı memnuniyet söz konusu.

* * ) Çalışanların büyük çoğunluğu bu civarın insanları oluşundan dolayı, yâni Kozaklı merkez olmak üzere yakın ilçe – belde ve illerin nüfusuna ait olduklarından dolayı, burada olmak onlar için adeta kendi memleketlerindeymiş hissini vermekte. Bunun da günümüz şartlarında büyük bir avantaj olduğu ifade edilmekte.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Gülüş Teke
Hakan Öztürk
Halil Eşmebaşı
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  18 Ekim 2019 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net