18 Ekim 2019 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
İYEP Toplantısına Katıldılar
İYEP Toplantısına Katıldılar
İnsanlık Ölmemiş
İnsanlık Ölmemiş
Canan Tan Kırıkkale’ye Geliyor
Canan Tan Kırıkkale’ye Geliyor
Kütüphane Oryantasyon Eğitimleri Başladı
Kütüphane Oryantasyon Eğitimleri Başladı
  YAZARLARIMIZ
OTAMATİK PORTAKAL FİLMİ; KÖTÜLÜĞÜN SIRADANLIĞI VE İNSAN DOĞASI
20 Eylül 2019 Cuma Bu yazı 577 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Son olarak Yönetmen Kubrick,(1) kamuoyunun değişken doğasını da aktarır. Hükümetin yöntemlerini yere göğe sığdıramayanlar,bu yöntemlerin  bir gün kendilerini yemek zorunda kalacağını hesap etmek zorundadırlar.

                 Otomatik Portakal‘ın mesajı evrenseldir ve ne keyifli ne de rahat bir yolculuktur. Birçok filmin sınırlarını çizen hoşnut tutma anlayışının tersine düşünmeyi teşvik eder, dikkat etmeye mecbur bırakır ve gözünüzü kaçırmanıza engel olur.

                 Yönetmen Stanley Kubrick bir röportajında; Yazar Anthony Burgess ile romanı tartışacak hemen hemen hiç fırsatım olmadı. Bir akşam Londra’dan geçerken beni aradı ve telefonda kısa bir görüşme yaptık. Daha çok hoşbeş ettik. Diğer yandan o yönde bir endişem yoktu çünkü Otomatik Portakal gibi mükemmel yazılmış bir kitapta, romanın metninden doğabilecek herhangi bir soruya yanıt bulamamak için tembel olmak gerekir. Şöyle de denilebilir: Burgess, hikaye hakkında ne demek istediyse kitapta söylemişti.

                Hikayeye sosyal veya ahlaki seviyede değil de psikolojik rüya seviyesinde baktığınızda Alex’in yarattığı bir canlı olarak görülebilir. Ondan hepimizin içinde var. Çoğu zaman böyle bir teşhis seyirciden bir tür empati gelmesine neden oluyor, ama bazı insanları çok öfkeli ve rahatsız hale getiriyor. Kendilerinin bu yönünü kabul edemiyorlar, bu yüzden de filme sinirleniyorlar. Bu biraz kendisine kötü haber getiren elçiyi öldüren ve iyi haber getiren elçiyi ödüllendiren krala benziyor. Bunun nedeni muhtemelen Alex ile bilinçaltı seviyesinde özdeşleşebilmemizden ötürü. Psikiyatristler bize bilinçaltında bilinç olmadığını söylüyor ve belki de bilinçaltımızda hepimiz potansiyel birer Alexizdir. Ona dönüşmememizin nedeni ahlak, yasa ve bazen doğuştan gelen karakterimizin sonucu olabilir. Belki de bu bazı insanların rahatsız hissetmesine neden oluyor ve kısmen de olsa bu durum film nedeniyle ortaya çıkan tartışmayı açıklıyor. Belki de insan doğasının bu yönünü kabul edemiyorlar., Ancak rol iyi oynandığında, onunla giderek özdeşleşmeye benzer bir halde bulursunuz kendinizi. Bu, onun hırsını veya eylemlerini paylaştığınız için, veya onu sevdiğiniz veya insanların onun gibi davranmasını istediğiniz için değil, oyunu izlerken yavaş yavaş bilinçaltınıza doğru ilerlediği ve zihninizin boşluklarında bir tanınırlık oluştuğu için öyle. Aynı zamanda hiç kimsenin filmi izledikten sonra Alex’i, hayranlık uyandıracak veya kişinin olmak isteyeceği türde birileri olarak gördüğüne inanmıyorum.

              Hiç kimse Otomatik Portakal‘ı izledi diye Kurtlar Vadisi Pusu dizisini  izlediğinden daha çok şiddete meyilli yozlaşıyor olamaz. Otomatik Portakal dünya genelinde önemli bir sanat eseri olarak değer gördü. New York Film Critics tarafından yılın filmi seçildi ve En İyi Yönetmen ödülünü aldı. Belçikalı film eleştirmenleri de kendi ödülünü verdi. Ayrıca German Spotlight ödülünü kazandı. ABD’de dört Oscar ödülüne, Britanyalı Academy Award’da yedi ödüle aday gösterildi. En iyi Bilim Kurgu Filmi olarak Hugo ödülünü kazandı.

           Yönetmenler,  Fellini, Bunuel ve Kurosawa tarafından çokça takdir edildi. Batıda, Aynı zamanda eğitim, bilim, siyaset, din ve hatta kanun uygulayıcı gruplar tarafından olumlu yorumlar aldı. Fakat temas etmek istediğim nokta filmin bir sanat eseri olarak kabul edilmiş olduğu ve hiçbir sanat eserinin sosyal bir hasarda bulunmadığı savı  değil tabiî ki.

           Kubrick'in bu önemli filmi, suç, ceza, seçme hakkı, iyilik ve doğruluk, irade gibi kavramları, devletin ideolojisi ve bu duygularımıza dahi sahip çıkması anlamında son derece devrimci bir şekilde sorgularken, bir yandan da müziğin ve sanatın, kişisel ve toplumsal rolleri üzerine de düşünmemizi sağlıyor.

Kynakça;1; Bir Stanley Kubrick Kitabı (James Howard)             Şuayip BÜTÜN

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Gülüş Teke
Hakan Öztürk
Halil Eşmebaşı
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  18 Ekim 2019 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net