26 Eylül 2020 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Besicilik zor duruma
Besicilik zor duruma
Tekin, Temizlik Aracıyla Cadde Ve Sokakları Temizledi
Tekin, Temizlik Aracıyla Cadde Ve Sokakları Temizledi
Muhasebecilerden Örnek Davranış
Muhasebecilerden Örnek Davranış
Şimşekler Sultanbeyli'ye Bileniyor
Şimşekler Sultanbeyli'ye Bileniyor
  YAZARLARIMIZ
BİZ BÖYLE DEĞİLDİK
23 Eylül 2019 Pazartesi Bu yazı 24198 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Çok değil bundan yirmi otuz sene evvel biz böyle değildik. 

Düğün bilir, cenaze bilir, hasta bilir, fakir bilir, garip bilir, yetim bilir, öksüz kim varsa bilirdik. Hatta askerlik evladı olanı, everecek hayırlı kısmet için kızı olanı bilirdik. Geceler de gündüz gibi yaşanırdı. Ta   Etilerden Karşıyaka’ya, Yuva’ya hasta ziyaretine yaya gidilir gelinirdi. Dedemi ve babamı böyle çok gördüm çünkü.

O günler öyle günlerdi ki “komşu komşunun külüne muhtaç”tı, komşular aileden biri gibiydi. Kimse komşusu açken tok yatmazdı. Bir tas bile olsa pişen yemekten komşulara gönderilirdi. Ramazan’da iftar sofrasının, Kurban Bayramı’nda kesilen kurbanın payı mutlaka komşulara ayrılırdı. Mahallede kim yaşar, durumları nedir, yeni taşınan oldu mu, herkes bilirdi. Arkadaş, arkadaşın evini kendi evi gibi görürdü. Akraba, akrabayı gözetir, kollardı.

Fakat bugün bize ne olduysa 21. yüzyıl iletişim çağında iletişimsiz kaldık. Koptuk. Kapı komşusunu bilmeyen nesil Avrupa takımlarının ilk on birini ezbere biliyor. “Selamün Aleyküm”ü, “sa” yaptık, hemen söze daldık, Allah’ın selamı unuttuk. Sosyal siteler, facebooklar, whatshaplar, twiterler, son model telefonlar bizi birbirimizden öyle kopardı ki siber kalabalıkta yapayalnız kaldık.

“Dost başa, düşman ayağa bakar.” derken yüz yüze konuşmayı, yüz yüze sohbetin güzelliğini, hissiyatını, insanlara kattığı müspet, halis duyguları unuttuk. Sosyal medyanın icadı “sosyal medya diline” mecbur kaldık. Ruhsuz, kuru, mesafeli, tatsız, samimiyetsiz…  

Misafir ağırlamayı, misafirliğe gitmeyi unuttuk. Artık misafiri facebook’ta ağırlıyoruz, uzaktan uzağa, çayın sesini, sesin renklerini duymadan, yüzün envai çeşit işaretini görmeden, bedenin havadislerinden bihaber olarak…

Şair Ferazdak’ın Hz. Hüseyin Efendimize “Gönülleri senden yana ama kılıçları Muaviye oğullarının yanında.“ dediği gibi gönlümüz doğrudan yana belki ama maddenin, Yezid’in dağıttığı paraların esiri olduk. Doğruyu, ahlakı, vefayı, ahdi, zühdü unuttuk, parası olanın peşinden sürüklendik. Aşureyi reklam yaptık, ihlası unuttuk. Müraiyi baş tacı yaptık, dürüstlüğü unuttuk. Yalana sarıldık, doğruyu unuttuk. Ramazan’ı Şerif’i şenlik yaptık, kutsiyeti unuttuk.  Anma günü yaptık, ölülerin beklediğini unuttuk. Kuran’ı bile modern evlerimizin stiline uymuyor diye asılı olduğu duvardan indirdik. Okumuyorduk, şimdi tümden kurtulduk.

 

Hâlbuki bizler dosttuk. Ahbap idik. Akraba idik. Allah’ın ipiyle bağlı kardeştik.  Bir büyüğün evinde toplanan gönül birliği etmiş, elçiler idik. Büyüğümüz vardı, bilgisinden istifade ettiğimiz, sözünü değer verdiğimiz, bizleri iyiye yönlendiren, sıkışınca yardım istediğimiz… Hani şimdi neredeler? Onlar mı yok, yoksa biz mi onlardan uzak kaldık? Hayatımızda artık başka şeyler var. Sosyal medyada gıybet, boş laf, yalan, riya, edepsizlik, mugalata, iftira, galiz küfürler, var. Ne kitap okur olduk ne hadis, ne Kuran…Gerçek bilgiden, güzel sohbetlerden, iyiyi tavsiye edenlerden uzak kaldık. Sabah namazında o erken saatte değer verdiğimiz bir büyüğümüzü dinlemek için kilometrelerce mesafeyi yürüyen zihniyetten uzak kaldık. 

O günler bereketli günlerdi, evde bir kişi çalışsa on kişiye yeterdi. O nafaka mutlu ederdi ev halkını. İşten gelen önce anne babasını ziyaret eder, halini hatırını sorar, onlar oturmadan sofraya oturmazdı. Şimdi bütün ev halkı çalışıyor ama yetmiyor, mutluluk yok, tatmin yok. Sofra kurulmayan evlerde yaşıyoruz. Bereket yok. Birlik yok, sevgi ve saygı hepten yok.

O zamanlar anne ve babamızla saatlerce otururduk. Gönüllerini şen tutmaya çalışırdık. Yüzlerine bakar doyamazdık, sarılırdık, öperdik. Vefamızı göstermek hem vicdani hem de dini vazifemizdi. Telefonlardan başını kaldırıp anne babasının yüzüne bakmayan bir neslin fertlerine dönüştük. Bu yüzden ne malda, ne evlatta, ne evlilikte, ne ticarette, ne cemiyette bereket kalmadı.

Diyeceksiniz ki “Hocam dünya değişti.” Hayır, ne dünya ne zaman değişti. Değişen biziz. Eğer dünya ve zaman dile gelse konuşsa “Değişen biz değiliz, sizin hevâ, heves, bitmeyen hırslarınız değişti.” derdi kuşkusuz. Öyle değişti ki artık arkadaş arkadaşın malına tamah eder; izzetine, şerefine göz diker; işinin heder olmasını bekler; alın teri ile kazanılmış Allah’ın verdiği makamın kaybedilmesini, ticaretinin batmasını, hayr işin durmasını ister; komşusuna, dostuna, müslüman kardeşine iftira eder; hayrı engellemeye çalışır; kendisine yapılan iyiliği unutur, haset eder, “Nasıl kötülük yapalım?” diye toplantılar yapar hale geldik. Eskiden meclislerde ilim irfan konuşulurdu, artık fenalık, bozgun, kötülük, fesatlık, hasetlik konuşuluyor. 

Bu nedenle cinayetler, boşanmalar, büyüklere saygısızlık, kavgalar, anlaşmazlıklar, açgözlülük arttı.

Biz değiştik, Allah da bizi değiştirdi. Bereket bitti. Rahmet gitti.

Peki, bu yoldan dönüş mümkün mü? 

Tertemiz nefs, tertemiz kalp, tertemiz iman ile mümkün…

Allah’a kul olmakla mümkün…

Birbirimizi sevmekle mümkün..

“Müslümanlar kardeştir.” İlkesinin hayata geçirmekle mümkün…

Yoksa çok geç mi kaldık?

 

Bahattin AKYÖN

akyonbahattin@gmail.com

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Nursan Gül Annaç
Nesrin Bulat
Başar Özdemir
Kırlangıçoğlu Oktay
Bekir Eroğlu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  25 Eylül 2020 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net