03 Nisan 2020 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Özdem Esnafı Unutmadı
Özdem Esnafı Unutmadı
Komagene’den Yaşam’a jest
Komagene’den Yaşam’a jest
7 Gün 24 Saat vatandaşlarımızın hizmetinde
7 Gün 24 Saat vatandaşlarımızın hizmetinde
Ülkü Ocaklarından Yardım
Ülkü Ocaklarından Yardım
  YAZARLARIMIZ
Terörle Mücadele Kahramanları
26 Eylül 2019 Perşembe Bu yazı 17652 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Geçen hafta 19 Eylül Gaziler Günüydü ve her benzeri anlamlı günler gibi kutlandı, törenler yapıldı, plâketler verildi. Daha doğrusu vatan için canını hiçe saymış bu yiğitler, o güne münhasır hatırlandı, hâl hatır yapılarak o güne özel merasimler gerçekleşti.

 

    Şaâşaâlı kutlamalardan sonra, sorunlar, dertler dinlenip tekrar rafa kaldırıldı. Tıpkı bir güne sığdırılan diğer anlamlı günler gibi...

 

    Bu gazilerimiz içerisinde de her daim içimizi acıtan ve çözülmeyi bekleyen, fakat bir türlü çare olunamamış ve hiçe sayılan öyle problemleri var ki; artık gına gelmiş durumda.

 

Malesef, malul sayılmayan gazilerimiz!!.

 

    Vatanî görevi için seve seve askerî kışlaya yani "PEYGAMBER OCAĞINA" gitmiş, bir çok kez operasyonlara çıkmış, çatışmalara katılmış Mehmetçiklerimiz, hepimizin evlâdı.

 

    Kim bilir kaç kez mermi başının üstünden, vücudunun yanından sıyırarak geçti?!

    Kaç kez ölümle burun buruna geldi, canından vazgeçti!?

    Kim bilir kaç kez patlayan bombaların arasından sakınarak düştü elini, ayağını kırdı!?

 

    Tanıdığımız insanlar arasında askerlik görevi bittikten sonra defalarca ameliyat geçirse bile hâlâ vücudunda şarapnel parçalarıyla ve kurşunla yaşamak zorunda kalan nice yiğitler var.

 

    Çatışmalar sırasında daha bir gün önce aynı ranzayı paylaştığı arkadaşını dizlerinin üstünde kaybetmiş ve günlerce bu psikolojiyi üzerlerinden atamamış olanlar var.

 

    Bu insanlar mecburî hizmetle, vatanî görevini yerine getirmek için, sapasağlam gidip, bedenen veya psikolojikmen rahatsızlanarak dönüyorsa, bunun derecesi yada sınıflandırılması gerekli midir?

 

Mühim olan, ne amaçla ve ne uğruna yapıldığıdır.

 

    Şimdi burada öyle bir mantık yürütülüyor ki;

--Sağ el işaret parmağı koparsa gazi, sol el işaret parmağı koparsa GAZİ DEĞİL.

--Sağ eldeki parmak 4 santim koparsa gazi, 1 santim olursa GAZİ DEĞİL.

--Vücuda mermi isabet eder de vücutta hasar bırakırsa şayet, bu da hasarın derecesine bağlı. %40 seviyesindeyse gazi.

 

    İnsanın inanası gelmiyor. Doktorun vereceği raporun derecesine bağlı her şey. Vücutlarında mermi ve şarapnel parçalarıyla yaşayan bu vatan evlatlarına, maalesef Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yönetmeliği dayatılarak, %40'ın altı yaralanmayı,  gazilik için yeterli saymadığından gazi olamıyorlar.

 

    Terörle mücadele sırasında girdikleri çatışmalarda çok sayıda mermi, şarapnel parçalarıyla yaralanan gazilerimiz, yaşadıkları onca sağlık sorunlarına rağmen 1953 tarihli nizamnamenin bir türlü değiştirilmemesi yüzünden hak ettikleri gazilik unvanını alamıyor.

Tam 19 bin vatan evlâdı, hâlâ malul gazi sayılmadığından gaziler gününü bile kutlayamıyor. 

 

     Türkiye’de 12 bin asker, 5 bin polis, 2 bin köy korucusu ve sivil kamu personeli olmak üzere toplam 19 bin malul sayılmayan gazimiz hâlâ mağdur. Bu mağduriyet için 2016 yılında 684 Sayılı KHK çıkarıldı. ‘"Gaziler arasında ayrımı kaldırdık ve 19 bin mağdur vatan evladımızı gazi saydık"’ denildi. Ama malesef hiç kimse gazi sayılmadı. Bu kanun sadece 63 kişiyi kapsadı. SGK ise yeni bir genelge ile yeniden önlerini tıkadı.

 

    Bu askerlerimiz, bu kahramanlarımız bu durumdan öylesine muzdarip ve öylesine üzüntülüler ki, belki aldıkları yara bu kadar acı vermemiştir onlara.

 

    Mecliste onlardan haberdar olmayan bir milletvekili dahi kalmamıştır belkide. Ama iş, çözüm noktasına gelince, yine olumlu bir sonuç çıkmıyor.

 

    Bu neferler,  bu ülkenin askerleri, bizim evlâtlarımız. 

    Kim için, ne için vuruldular?

Suçları bu vatanı savunmak ve ay yıldızlı bayrağın dalgalanması için, cephelerde, teröristlerle girdikleri silahlı çatışmalarda yaralanmak mıydı? 

 

    Oysa çok şey istemiyorlar. Çocuklarına bırakacakları bir GAZİLİK MADALYASI ve ÖLDÜKLERİNDE AY YILDIZLI ALBAYRAĞIMIZA SARILI DEFNEDİLMEK. 

 

    Bu da onların fazlasıyla hakkı.

Bu onuru onlara çok görmemek gerekiyor.

 

    Artık bu kanayan yaranın bir an önce kapanması gerekir.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
haydar haydar  -  30-09-2019 - 18:09
23 senedir verdiler bundan sonra da verirler hala bir umutla bekliyoruz.emekliliği göremicez 65 yaş sayesinde ama gazilik ünvanımızı almak o sadece rüyalardan ibaret...
Hakan ÖZTÜRK   -  26-09-2019 - 12:39
Çok teşekkür ederim Kamil Bey. İnşallah haklarını almaları için vesile oluruz. Adımlar atılır.
Kamil türk  -  26-09-2019 - 10:32
Helal olsun çok doğru tesbit İNŞAALLAH haklarını alırlar
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
ÜLKÜ'CE
Nusret Kılıç
Erol Serkan Kılıç
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  01 Nisan 2020 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net