15 Kasım 2019 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Diyabet Kronik Bir Hastalıktır
Diyabet Kronik Bir Hastalıktır
Evlerimizi Cennete Çevirmek Bizim Elimizde
Evlerimizi Cennete Çevirmek Bizim Elimizde
Vatandaşlar Mağduriyet Yaşamayacak
Vatandaşlar Mağduriyet Yaşamayacak
Öğrenciler Teleskopla Ay'ı İzledi
Öğrenciler Teleskopla Ay'ı İzledi
  YAZARLARIMIZ
BEZ BEBEK
18 Ekim 2019 Cuma Bu yazı 3794 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Yaz yağmuru gün boyu güneşten kavrulan toprağın yanık bağrına su serper nitelikteydi. Camın önüne oturmuş yağan yağmurun cama vururken bıraktığı izleri seyrediyordu tek bir damlaya takıldı nefti yeşili gözleri camın en üstünden süzülen damlanın değişik fügüler sergileyerek aşağıya doğru süzülüşünü seyretti küçük elleriyle dupduru güzel yüzünü avuçlarının içine alarak.

Alnından dökülen kumral perçemini eliyle geriye doğru itti. Saat kaç olmuştu annesi hala gelmemişti giderken bir saate kadar gelirim sen buradan dışarıyı seyrededur sakın korkma! hemen döneceğim demiştionu sedirin üzerine bırakırken.

Yağmur iyice hızını artırmış artık cama vuran damlaları gözleriyle takip edemez olmuştu bir yandan bembeyaz çakan şimşekler bir yandan huysuz bir dev gibi homurdanan gökyüzü onu iyiden iyiye korkutmuştu küçücükkalbi bir kuş gibi çırpınıyordu.

Ah!Keşke bacaklarım olsaydı dedi kendi kendine sonra dediğinden utanır gibi oldu nedense şimdiye kadar hiç dile getirmediği şeyi bir anda söyleyivermişti.Sonra umarsızca omuzunu silkti kendi kendine konuşmasına devam etti.

Hem fena mı olurdu yani yatağıma koşar yorganımı kafama çeker annem gelene kadar orada beklerdim belki de uyurdum.

Ah!Anne! Anneciğim nerede kaldın çok korkuyorum.

Bir ara karşıyolda el ele tutuşmuş alelaceleyürüyen anne ile kızını gördü yağmurdan ikisi de sırılsıklam olmuşlardı hızlı adamlarla giden kadın küçük kızının elinden tutmuş daha çok hızlanması için onu zorluyor gibiydi.Kızın uzun siyah saçlarından süzülen yağmur damlacıkları kırmızı paltosunu ıslatıyordu. Küçük kızın sağ elinde tuttuğu bir şey vardı uzaktan bir bebeğe benziyordu küçük adımları annesine yetişmekte hayli zorlanıyordu. Camın arkasından onların bu telaşlı halini seyreden bir çift nefti yeşili gözden haberleri yoktu.Küçük kız birden elindeki bebeği yola düşürdü ne kendisi dönüp ardına baktı nede annesi kızının elindeki oyuncağın düştüğünü fark etti.Bir an oturduğu yerden yekindi onların ardısıra koşup yetişmek ve küçük kızın oyuncağını ona geri vermek istemişti.

Ama yapamazdı.

Doğuştan iki bacağı da yoktu.

Hızla yürüyüp giden anne ve kızın ardından umutsuzca bakakaldı.

O küçük kız gibi annesiyle el ele tutuşup yürümeyi ne kadar çok isterdi.

Gözünü yerde yatan oyuncak bebeğe dikti yağmur onu iyice ıslatmış elbisesi iseçamura bulanmıştı.Şimdi yerde yatan bebekte onun gibi yapayalnızdı acaba o da korkuyor muydu?Nasıl bir bebekti bu yerde yatan bebek iyice meraklandı. Onu yerden alıp incelemeyi ona sarılmayı yalnız değilsin bak! ben varım korkma demeyi öylesine çok istiyordu ki.

Bu his onu kendini sedirden aşağıya atmaya kadar götürdü dışarı çıkıp onu almalıydı ama nasıl annesi onu böyle görürse çok kızacaktı biliyordu. Çamurlar içinde yatan oyuncak bebek sanki onu çağırıyordu. Önce kollarından güç alarak biraz süründü biraz daha derken dış kapıya doğru zar zor ilerledi annesi dışardan kilitlemişti kapıyı açamazdı zorladı ama olmadı hıçkırarak ağlamaya başladı hava kararmaya yüz tutmuştu o ise dış kapının ardında durmadan ağlıyordu. Artık ne gidip sedire çıka bilirdi nede çamurda yatan yalnız bebeği alabilirdi. Aklı fikri yoldaki bebekteydi.Bir an kapının anahtar sesiyle irkildi annesi gelmiş olmalıydı şimdi onu yerde görünce ne kadar üzülüp söylenecekti.Annesi kapıyı açıp onu yerde görür görmez bir çığlıktır kopardı.

-Yavrum!

-Yavrum!Ne oldu!

-Ne oldu sana!Derken duyduğu endişe yüzünden okunuyordu.

-Korkma!Bir şeyim yok anne diyebildi çekinerek bir an annesinin elindekişeye takıldı güzel gözleri önce gözlerine inanamadı heyecanla bağırdı.

-Anne! Anne! Deminden beri camdan seyrettiğim bebeği getirmişsin. Nereden bildin benim onu çok istediğimi, annesinin bir şey söylemesine fırsat vermeden elindeki bebeği işaret ederek ben de tam onu almak için dışarı çıkmak istemiştim ama yapamadımhem baksana o da benim gibiymiş diyebildi içini çekerek.Annesi elinde tuttuğu çamura bulanmış ıslak bez bebeği küçük kızına doğru uzattı. Sonra küçük kızını kucağına aldı sedirin üzerine tekrar oturtturdu gözlerinin yaşını sildi, saçlarını okşadı, öptü, kokladı.

-Korktun mu küçük meleğim diye sordu.

Küçük kız,bez bebeği öylesine inceliyordu ki gözlerini ondan bir an olsun ayırmadan

-Evet, anne çok korkmuştum ama bu bebek bana arkadaş oldu camdan hep onu seyrettim.

-Ve onu yerden alıp eve getirmek için can attım.

-Ama senin zaten birçok oyuncağın var kızım dedi annesi

-Var anne biliyorum. Ama bu başka onu karşı yolda yürüyen küçük bir kız elinden düşürdü sanırım benimle aynı yaşlardaydı ben ise ona oyuncağını geri vermeyi öylesine istedim ki ama onlar arakalarına bile bakmadan hızla uzaklaştılar onu yalnız bıraktılar.

Annesinin gözleri yaşlarla doldu onun için mi kendini sedirden aşağıya attın

-Evet! Anne!

-Ya sana bir şey olsaydı yavrum ben ne yapardım.

-Bunu hiç düşünemedim anne!Yalnız kalınca çok korkmuştum. Sandım ki bu bebekte yalnız kalınca çok korkacak.

-Bak!Üstelikbacakları da yokmuş!

-Anne! Sahi bu bebeğin neden bacakları yok?

-Bilmem kızım baksana bu bir bez bebek belki de onu diken kişinin kumaşı yetişmemiştir bacakları bu yüzden eksik kalmıştır.

-İstermisin onu bir güzel yıkayıp kurutayım sana geri getireyim.

Evet der gibi kafasını salladı küçük kız.Annesi bez bebeği iyice temizledi bir güzel kuruttu.

Küçük kız, bez bebeğini kucağına almış hem onunla oynuyor hem de ona şunları söylüyordu.

Sakın!Üzülme bez bebek!Kumaş yetmemiş bacaksız kalmışsın hem bak! benim de bacaklarım yok!

Annesi bu sözleri duyunca durgunlaştı içinden bir şeyler kopar gibi oldu.

O gece küçük kızı uykuya dalınca yavaşça kollarının arasından çekip aldı bez bebeğini evdeki artık kumaşlardan iki tane bacak diktive bez bebeği usulca kızının kollarının arasına tekrar koydu.

Küçük kız sabah uyanıp kucağındaki bez bebeğin bacaklarını görünce sevinçle bağırdı.

Anne! Anne!

-Efendim yavrum!

-Bebeğimin artık bacakları var!

-Evet kızım!

-Sen mi diktin bebeğime bu bacakları

-Evet, bir tanem ben diktim, senin sevineceğini düşündüm.

-Çok sevindim Annehem de çok!

-Anne!

-Efendim güzel kızım!

-Ben tekrar uyusam

-Evet kızım…

Uyuyunca bana da bir çift bacak diker misin?

 

(Öykü)

Gülüş TEKE

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Alaattin Güneşer
Hakan Öztürk
Fazlı GÜVENTÜRK
bahattin akyön
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  15 Kasım 2019 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net