22 Ekim 2020 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Hasandede’de Su Sıkıntısı Çözüldü
Hasandede’de Su Sıkıntısı Çözüldü
Kırıkkale’de “El Emeği Pazarı” Kadınlara Kazanç Olacak
Kırıkkale’de “El Emeği Pazarı” Kadınlara Kazanç Olacak
Gelecek’te Atamalar Başladı
Gelecek’te Atamalar Başladı
Güraçar Kırıkkalespor'da
Güraçar Kırıkkalespor'da
  YAZARLARIMIZ
Osmanlının Ölüm Fermanı Mondros Mütarekesi 30 Ekim 1918
30 Ekim 2019 Çarşamba Bu yazı 8969 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Osmanlı Devleti 28 Temmuz 1914 yılında başlayan Birinci Dünya Savaşı’na İttifak Devletleri yanında yer alarak savaşa dâhil oldu. Ancak bu savaş Osmanlı Devleti açısından sonun başlangıcı olmuştur. Osmanlı Devleti, savaştan yenik ayrılmıştır. Bu yenilgi sonucu İtilaf Devletleri ile 30 Ekim 1918 yılında Limni Adası’nın, Mondros Limanında Agamemnon zırhlısında imzalanmıştır. Bu antlaşma içerdiği ağır şartlar neticesinde Osmanlı Devleti’nin fiilen son bulmasına sebebiyet vermiştir.

 

Osmanlı Devleti konumundan ve sahip olduğu topraklardan dolayı savaşı etkileyebilecek birçok stratejik yerleri elinde bulunduruyordu. Bu da Osmanlı Devleti’ni diğer devletler için vazgeçilmez bir müttefik olarak görülmesine neden olmaktaydı. Ancak Osmanlı Devleti’nin son dönemlerde içinde bulunduğu ekonomik buhranlar gerek içeride gerekse dışarıda yaşadığı birtakım sıkıntılar ve girmiş olduğu savaşlardan yenilgiyle ayrılması ve çok ciddi manada güç kaybetmiş olması savaş öncesi İtilaf ve İttifak Devletleri’nin Osmanlı Devleti’ne seviyeli bir şekilde yaklaşmalarına sebep olmuştur. Bu bakımdan Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcında tarafsız kalmayı seçmiştir. Bu sebeplerden dolayı Osmanlı Devleti, savaşa üç ay kadar geç girmiştir. Daha sonra Almanya ile Doğu (Kafkas), Çanakkale, Batı (Galiçya, Makedonya, Romanya), Güney (Hicaz, Yemen, Irak, Kanal, Filistin, Suriye) olmak üzere cephe ve on farklı yerde fiilen savaşmaya başlamıştır.

 

1918 yılına gelindiğinde savaş bütün cephe ve bölgelerde son bulurken Güney Cephesinde (Filistin) Mondros’un imzalanmasına kadar devam etmiştir. Filistin Cephesinde görev yapan Mersinli Cemal Paşa ve Cevat Paşa'nın 8. Orduları büyük ölçüde imha edilip esir alınırlarken, İngiliz ve Arap Ordularını Halep’in kuzeyinde durdurmayı başaran 7. Ordu Komutanı Mustafa Kemal, hiç mağlup olmayan komutan unvanını kazanmış bulunuyordu. Mustafa Kemal‘in 7. Ordusu 26 Ekim 1918 tarihinde Halep’in kuzeyinde Haritan’da savaşın son muharebesini yaparken Osmanlı Devleti’nin Mütareke Heyeti aynı gün içerisinde bir İngiliz gemisiyle Limni Adası’na Mondros Limanı’na ulaşmış bulunuyordu.

 


Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na Girişi ve Mondros Mütarekesi’ne Giden Süreç


Osmanlı Devleti'ni İttifak Devletleri safında yer almasını sağlayan sebep İtilaf Devletleri’nin kendisine karşı tutumları olmuştur. Savaş genele yayılmadan önce Osmanlı Devleti İtilaf Devletleri’nin yanında yer alma uğraşına girmiş her uğraşında olumsuz cevap almıştır. İtilaf Devletleri’nin bu olumsuz tutumundan endişelenen Osmanlı Devleti yalnız kalmanın da verdiği rahatsızlıktan dolayı bir ittifak arayışına girmiş bulunuyordu. Bunun sonucunda ise 2 Ağustos 1914 yılında Almanya ile gizli bir ittifak anlaşması imzalamıştır.

 

Osmanlı Devleti’nin savaşa fiilen katılmasını sağlayan hadise, Almanlara ait Goeben ve Breslau adındaki iki harp gemisinin Akdeniz’de bulunan İngiliz donaması önünden kaçarak Çanakkale Boğazı’na sığınmasıyla başlamış oldu. Enver Paşa bu dönemde Osmanlının savaşa kesinlikle katılması taraftarı idi. Tatbikat bahanesi ile Karadeniz’e çıkan gemiler Rus limanlarını bombaladılar. Böylece oldubittiye getirilerek Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı’na girmiş oldu.

 

İttifak devletleri arasında ilk çökeni Bulgaristan olmuştur. Bulgaristan’ın savaştan çekilmesinin en büyük tesiri şüphesiz ki Osmanlı Devleti’ne olmuştur. Böylece Osmanlı Devleti’nin Almanya ile olan bağlantısının kesilerek gerekli silah ve cephane yardımını alamamasına İstanbul’un savunmasız kalmasına sebebiyet vermiştir. Nitekim bütün İtilaf güçleri tüm cephelerde aniden hücuma geçtiler. İngilizler, Irak ve Suriye’nin kuzeyine doğru ilerlemişlerdir. 6 Mayıs 1928 yılında Kerkük işgal edilmiştir. Tam da bu esnada Osmanlıda taht değişikliği meydana gelmiştir. Sultan V. Mehmet Reşad ölünce tahta VI. Mehmet Vahideddin geçmiştir.

 

Bu sırada bölgede bulunan Mustafa Kemal Paşa 7. Ordu mevzilerini başarı ile savunmuştur. Mustafa Kemal Paşa Arapların niyetini iyi biliyordu. Bunun üzerine Türk ordusunu Türklerin olduğu yere çekilmesini istemiş ve bu hususta mücadele etmiştir. Bütün bu mücadeleler Osmanlı Devleti’nin savaştan şartsız çekilme ve kendine söylenen her şeyi kabul edip uygulaması anlamına gelen 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi’ni imzalamak mecburiyetinden alıkoyamadı.

 

 

Mondros Mütarekesi’nin İmzalanması ve Sonun Başlangıcı


Mart 1918 yılında sadrazamlık makamında bulunan ve aynı zamanda İttihat ve Terakkinin ileri gelenlerinden olan Talat Paşa Mütareke’nin imzalanması için gerekli şartların ve hükûmetin oluşması için Ekim 1918’de sadrazamlık görevinden istifa etti. Onun istifası üzerine sadrazamlık makamına Ali İzzet Paşa, geçmiştir. Ali İzzet Paşa Kütü’l-Amâre’de esir alınan ve Türk ordusu tarafından Büyükada da esir olarak tutulan İngiliz General Towshend vasıtasıyla Londra’ya haber göndererek bir ateşkes yapılmasını istedi. İngiltere’nin bu teklifi kabul etmesi üzerine Limni Adası’nda bulunan Agememnon zırhlısında ateşkes müzakerelerine başlanmıştır. Müzakerelerde İngiltere’yi, Akdeniz donanması başkomutanı olan Visamiral Calthorpe, Osmanlı Devleti’ni ise Bahriye Nazırı Rauf Bey (Orbay) Hariciye Nazırı Reşat Hikmet Bey ve dönemin Erkân-ı Harb Kaymakamı Sadullah Bey temsil etmekteydiler.
 
24 Ekim 1918 yılında gece yarısından sonra bir vapurla Mondros’a hareket eden heyetin ateşkes müzakereleri dört gün sürmüştür. Dört gün süren müzakereler neticesinde dört yıldır büyük zorluklarla verilen savaş hali son bulmuştur. İngiliz hükûmeti müttefiki olan Fransa’ya haber vermeden İngiltere hükûmeti, müttefiki olan Fransa’ya haber vermeden Akdeniz Başkomutanı Visamiral Arthur Calthorpe yirmi beş maddelik Mondros Mütarekesi’ni telsizle bildirmiştir.

 


 Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı Agememnon Zırhlısı


Osmanlı tarihinde eşi benzeri görülmemiş esaret ve teslim oluş örneği olan Mondros Mütarekesi’nin imzalanması ile  sadece Birinci Dünya Savaşı’na değil, Batılı devletlerin ifadesiyle 618 yıllık büyük Türk devletinin de son bulmasına sebep olan Mondros Mütarekesi’nin maddelerini kısaca şunlardır:


Tamamı 25 maddeden oluşan ateşkes antlaşmasının önem taşıyan maddeleri şöyle belirlenmişti:

1. Boğazlar açılacak ve Müttefikler tarafından işgal edilecekti.

2. Sınırların denetlenmesi ve iç düzenin korunması için gerekli olan birliklerin dışındaki Türk ordusu, derhal terhis edilecek, bütün savaş gemileri Müttefiklere teslim olunacaktı (Madde 5-6).

3. Müttefikler; kendi güvenliklerini tehdit edecek herhangi bir durum ortaya çıkarsa, herhangi bir stratejik noktayı işgal etme hakkına sahip olacaktı (Madde 7).

 4. Müttefikler; Toros tünellerini işgal edecek, bütün Türk limanlarını, tersanelerini, telgraf ve posta merkezleri ile demiryollarını denetim altına alacaktı.

5. Türkiye, Kuzeybatı İran’da ve Kafkasya-Ötesi (Mavera-yı Kafkas)'nde bulunan Türk Birliklerini geri çekecek (Madde 11), Batum ile Bakü’nün Müttefiklerce işgaline karşı çıkmayacaktı (Madde 15).

 6. Türk Hükümeti, ülkede bulunan bütün Alman ve Avusturyalıları bir ay içinde sınır dışı edecekti (Madde 19).

7. Altı ilde (Erzurum, Van, Bitlis, Mamüretül Aziz (Elazığ), Sivas ve Diyarbekir) karışıklık çıkarsa, Müttefikler bu illerin herhangi bir bölümünü işgal edebileceklerdi (Madde 24 Anlaşmanın Türkçe çevirisinde bu iller için “6 Vilayet/Vilayat-ı Sitte” deyimi kullanılmış ise de imzalanan metinde Ermeni Vilayetleri denilmiştir).

 

 Özellikle, müttefiklere güvenliklerini tehlikede hissettikleri anda diledikleri bölgeyi işgal etmelerine izin veren 7. madde, ülkenin işgal ve paylaşılmasının yolunu açmıştır. İtilaf Devletleri bu metne daya dayanarak paylaştırma plânlarını uygulamaya başlamışlardır. Böylece kayıtsız- şartsız teslimi içeren bu antlaşma ile Osmanlı Devleti fiilen yok oluyordu.

 

 

Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan Sonra İşgal Edilen Yerler:

 

İngiltere            Fransa                       İtalya       Yunanistan

• Musul            Adana                      Antalya            İzmir

• Urfa               Urfa                         Kuşadası

• Antep            Antep                      Fethiye

 • Maraş          Maraş                       Bodrum

 • Batum         Mersin                     Marmaris

• Kars              Dörtyol                   Konya

• Samsun

• Merzifon

 

İngiltere, Mondros'tan sonra işgal ettiği Urfa, Antep ve Maraş’ı Paris Barış Konferansı’nda Fransa’ya bırakmıştır. Ermeniler ise, kurdukları alaylarla Doğu Anadolu’da yayılmaya ve Müslümanlara zulüm ve baskı yapmaya başlamışlardır. Fransızlarla birlikte Adana, Kozan, Osmaniye ve Mersin’e Ermeni askerleri de gelmiştir.

 

Yunanlar 15 Mayıs’ta da İzmir’i işgal ettiler. Yunan vahşileri karaya çıkınca fes giyen veya "Zito Venizelos" demeyen herkesi masum ve silahsız insanların hepsini vahşice katletmeye başlamıştır. Türk zabitlerini şehit etmiş, dükkânları yağmalandılar ve çeşitli işkenceler tecavüzler yapmışlardır. Kendini medeni sanan Avrupa ve Amerika bu dehşet verici sahneleri zevkle izlemiştir. Bu işgallerle birlikte Osmanlı Devleti sona yaklaşırken daha sonra yeni bir devletin kurulmasına vesile olacak olan Millî Kurtuluş hareketi başlamış oldu.

 

Ateşkes anlaşması olmaktan ziyade barış anlaşması mahiyetinde olan ve Osmanlı Devleti’ni idam sehpasına çıkaran Mondros Mütarekesi’nin imzalanması, Türk milletini yok etmek isteyen batının hedeflerine bir adım daha yaklaştıklarını göstermektedir. Sevr ile bu hedeflerini gerçekleştirmek üzere iken Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ayağa kalkan Türk milleti esarete boyun eğmeyeceğini bir kez daha göstermiştir.

 

Gafil hatta hain yöneticilere karşı dimdik ayakta durmayı becerebilen Türk milletinin tarih boyunca asla teslim olmadığını ve asla teslim olmayacağını bir kez daha görmüş olduk.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Sadettin Şahin
Kırlangıçoğlu Oktay
Bahattin Akyön
Erol Serkan Kılıç
İsmail Dursun Kuzucu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  22 Ekim 2020 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net