16 Şubat 2020 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Uyuşturucu Şebekesine Operasyon
Uyuşturucu Şebekesine Operasyon
Çeşnigir'de Sona Doğru
Çeşnigir'de Sona Doğru
3 Bin Çocuğa Kanser Tanısı
3 Bin Çocuğa Kanser Tanısı
Kırıkkale'de Ufka Yolculuk Tanıtımları
Kırıkkale'de Ufka Yolculuk Tanıtımları
  YAZARLARIMIZ
En Güzel Hürriyet CUMHURİYET
31 Ekim 2019 Perşembe Bu yazı 4818 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Bazı kavramlar ve değerler vardır ki adının hangi dilde karşılığı olursa olsun, hiç bir tanım, hiç bir tarif onu karşılayamaz. O ismin karşılığına yazdığınız açıklama hep yavan kalır ve istediğiniz açıklamayı bulamazsınız.

CUMHURİYET kavramı meselâ...

  Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre dilimize Arapça'dan geçen bir sözcük olan cumhuriyetin kelime anlamı; "Milletin, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimi" demektir. 

   Yani egemenlik hakkının sürekli olarak belirli bir aileye (monarşi) veya gruba (oligarşi) ait olduğu yönetim biçimlerine tepki olarak ortaya çıkan cumhuriyet, günümüzdeki devletlerin büyük çoğunluğunun uyguladığı yönetim şeklidir. 

   Oysa ki Atatürk cumhuriyeti ilân ettiğinde bir çok ülke hâlen krallıkla yönetiliyordu. Devlet yönetimi babadan oğula süregelen bir sistemle yürütülüyordu. Halk yönetime gelen her kim olursa razı olmak zorundaydı.

   Atatürk 1918'deki Mondros Mütarekesi'nden hemen sonra başlayan işgallere rağmen kurduğu Kuvayi Milliye örgütleri ile yerel kongreler düzenleyerek milletin kendi kaderini kendi belirlemesi hususunda önemli bir yol katetmişti.
Buradan başarıyla çıktığı yolda 1920'de milletin temsilcilerinden oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açmış ve "Egemenlik Kayıtsız şartsız milletindir" denilerek 1923 yılında ilân edilecek cumhuriyetin müjdesi verilmişti.

   İşgal altındaki bir ülkede, yeni bir yönetim ve bağımsız, hür bir irade doğmuştu.

   Bu gün dünya devletlerinin bir asır önce bizlere karşı tutumu nasılsa bugün de hâlen aynı kin ve nefreti görmekteyiz.

   Türkiye dışında yaşayan bir bayanın söylemleri aklımda bir çok karmaşık mesajların oluşumuna sebebiyet vermişti:
"Bu gün ülke dışında yaşayan, Türk olan ve Türk olmayan bir çok müslüman var. Ama onların derdi Türklerle. Her zaman Türkler'i esaret altına almaya çabalıyorlar." Demişti.

   Görüyoruz ki yüzyıllardır hiç bir şekilde esareti kabullenmeyen Türk insanını esarete almaya ve geçmişin kinini kusuyorlar. Bu hırs kin de devam edecektir yüzyıllar geçse bile.

   Yakın zamandaki Barış Pınarı Operasyonu ve daha evvelki operasyonlarda da ülkemize karşı yapılan tutum ve davranışları gördük. En yakınımızdaki ülkelerin sergiledikleri hareketlere şahit olduk.

   Kendi irademizle kendi yönetimimizi belirlediğimiz, hür iredemizle özgürlüğümüzü yaşayabildiğimiz bizlere böylesine harikulade yönetim şekli CUMHURİYETİ hediye eden Büyük Önder MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'e hâlen pervasızca dil uzatıp cumhuriyetimimizi bir asırlık esaret diye nitenlendiren zihniyetlere üzülerek bakıyorum.

   Ve EGEMENLİĞİ KAYITSIZ ŞARTSIZ BİZLERİN İRADESİNE BIRAKIP CUMHURİYETİMİZİ HEDİYE EDEN ULU ÖNDER ATATÜRK'Ü SAYGI VE RAHMETLE YÂD EDİYORUM.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Öztürk
Şevket ÖZSOY
Nursan Gül Annaç
Musa HACIBALOĞLU
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  15 Şubat 2020 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net