01 Haziran 2020 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Hafriyat alanında çıkan yangın söndürüldü
Hafriyat alanında çıkan yangın söndürüldü
Karakeçili'de tır ile otomobil çarpıştı 1 yaralı
Karakeçili'de tır ile otomobil çarpıştı 1 yaralı
Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun
Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun
Kısıtlama Bitti, Trafik Yoğunlaştı
Kısıtlama Bitti, Trafik Yoğunlaştı
  YAZARLARIMIZ
SUSUŞ KABULLENMEK DEĞİLDİR
06 Kasım 2019 Çarşamba Bu yazı 8450 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Hayatımızda bazı şeyler vardır ve onu yaparken çok kolay davranırız. Çok kolay hareket eder yine çok kolay konuşuruz.

            Bunlardan en kolay olanı başkasını yaftalamak suçlamak ve başkasına suç isnat etmektir.

            Yaradan Rabbim nasip etti ve bir daha kutsal beldelere gidip, oralarda Resulullah(sav)’ın ayak izlerine basmaya, onun teneffüs ettiği havayı almaya, onun nazar ettiği cebeli serv’lere, cebeli Nur’lara, cebeli Arafat’lara, Ebu kubeys dağlarına bakmak nasip oldu.

            Bu sefer her zamankinden biraz daha kısa süreli oldu. On beş gün göz açıp kapayıncaya kadar geçti.

            Arınmaya yolculuğa çıkmadan evvel hem ülke genel siyasinde hem yerel anlamda gündeme dair konular neyse döndüğümüzde de aynı konularla aşağı yukarı karşılaştık. “Efendim on beş gün çok uzun zaman değil ki gündem niye değişsin” denebilir. Yok, öyle değil bazen gündemin değişmesi değil haftalar günler ve hatta saatler içinde bile oluyor.

            Zira biz giderken kahraman ordumuzun devletin aldığı zamanında ve doğru kara ile barış pınarı harekâtına başladığını ve çok temkinli ilerleyerek ve güzel başarılara imza attığını görmüştük. Oradayken barış pınarı harekâtına bölgedeki ve dışarıdan bölgeye müdahil olmasını hiç uygun görmediğim ama dünyanın gerçeği olan güçler ile anlaşma yaparak ara verildiğini gördük.

            Rabbimin huzurunda, Resulullah(sav)’ın manevi huzurunda ülkemizin birliği, dirliği, bekası için kahraman ordumuza, polisimize, güvenlik güçlerine dualar ederek manen destek olduk.

            İnsanoğlu neden eleştiri yaparken karşısındakinin saman çöpünü telefon direği yaparda kendi gözündeki merteği görmez.

            Devletlerarası politika böyledir. Barış pınarı harekâtını eşleştiren ülkelere bir bakın doğusu batısı ile mutlak suretle (bu tabirimi hoş görün) “pis” yanları var. Kimi geçmişte sömürgecilik yapmış o izleri hala dururken kimi terör üretme merkezi haline gelmiş. Kiminin kuyruk acısı daha tazeliğini korurken kimi kendi hezeyanında boğulurken başkasına çamur atma peşinde.

            Siz dünyanın öbür ucundan gelip bölgeye hükmetme çabasında olacaksınız, yada bölgede olup, bu ateşi görmezden geleceksiniz, milyonlarca insan gözyaşı dökerken siz bilmem neyinizi yudumlayacaksınız sonrada benim güzide ülkeme yapmış olduğu operasyonlar üzerinden ahkam keseceksiniz. Yok, öyle şey. Elhamdülillah bu ülke bu oyunu bozdu bozuyor.

            Ülkeleri yazıyoruz da kişiler farklı mı? Yok, oda aynı. İnsanlara bakıyorum. Yaptıkları bir işleri var. Ne güzel. Bu işlerini iyi göstermek, hatalarını meşru göstermek için yapmadıkları dalga dubara kalmıyor. En kolay olanı da başkasını yaftalamak, suçlamak, şikâyet etmektir. Evet, şikâyet etmek. Önüne geleni haklı haksız şikâyet ederek karşı tarafın çalışmasını engellemektir. “Efendim eksiği yoksa istedikleri kadar şikâyet edilsin” de dersiniz ama resmi makamlar ile sürekli hem hal olmayı da kimse istemez. Şikayet edilmenin şahsımla ilgisi yok ama, o bunu, bu onu derken etrafımda çok olmaya oluyor bu saçma olay.

            Birde dün birlikte yol yürüdüklerine, bugün yol ayrımına girdikleri için laf edenler var. Gerek iş alanında ve gerekse evlilik hayatında birlikteliğini noktalayanlar var doğal olarak. İşte bu ayrılıkta da herkes kendini bir test etmeli. N’olmuşta yol yarımına gidilmiş. Bu ayrılıkta senin payın ne? Neden bu birliktelik bitmiş.

            En başta dedik ya. Başaksını yaftalamak insanın en rahat yaptığı şeydir. Ama Hucurât Sûresi 12 "Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir." Ve Resulullah(sav)’ın “Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet ettin;  yoksa o zaman  ona iftira ettin demektir," buyurduğunu unutanlara diyecek çok şey var çooook.

            Susalım ve bitirelim. Ama gerek devlet bazında güzide ülkem ve gerekse şahıs bazında bu gıybet ve iftiralara maruz kalanlar için söylüyorum bu susuş kabullenmekten değildir. Ve lütfen unutmayın uysal durulur ama yumuşak atın da çiftesi pek olur.

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Isa Balcı __ // Almanya  -  06-11-2019 - 13:42
. Çok uzaktanda olsa masumiyet ve hakkaniyet kokulu yazdıklarınızı şahsınızla çay kahve içiyormuşuz havasında okudum. Emeğinize sağlık. Çoğu kere susmak ille de kabul ediyoruz demek olmasa da, yine bir çok kere susmak muhataba verilen en yerinde cevaptır. Selam ve Muhabbetlerimle Allah\'a Emanetsin
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Başar Özdemir
Şevket ÖZSOY
Bahattin Akyön
Pınar Taşçı YIKILMAZ
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  27 Mayıs 2020 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net