29 Haziran 2022 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldıracak
Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldıracak
Meslek lisesinde ekmek üretimi başladı
Meslek lisesinde ekmek üretimi başladı
Başkanım Mahallemde, Başkana Soruyorum
Başkanım Mahallemde, Başkana Soruyorum
Türkiye Şampiyonu Sporculardan İl Müdürüne Ziyaret
Türkiye Şampiyonu Sporculardan İl Müdürüne Ziyaret
  YAZARLARIMIZ
Ne Kadar Yer Kaplıyorum?
26 Kasım 2019 Salı Bu yazı 22421 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Gecenin sessizliğinde dalgaların sahili dövüşünü izleyen bir genç, ruhaniyetindeki boşluğu doldurmak için ne yapacağını bilmeden oturup derin düşünceler içinde tefekkür etmekte. İçini kemiren soruları bir türlü beyninden atamamakta. Derin düşüncelere dalmışken kendisine yaklaşan bir meczubu fark etmeyerek irkildi. Yanına oturan meczup, gencin ruh hâlinden ne olduğunu anladı. Genç kalkıp giderken meczup muhteşem sözünü söyledi: “Kalbindeki yaraları saramıyorsan yarayı verenin yanına var!”

Böyle değil midir? Biz hep yanlış yerde aradık derdimizin dermanını. Bizi her daim yalnız bırakmayan bir Yaradan’dan habersiz yaşarıyoruz. Hani Mevlânâ Hazretleri diyor ya “Ey gönül! Ne tuhaf değil mi? Bir ömür, şah damarından daha yakın bir sevgiliyi aramakla geçiyor.” Emir ve yasakları bir tarafa bırakıyoruz; ama dünyada rızkımızı kazanmak için çalıştığımız iş yerinin kurallarına harfiyen uyuyoruz. Bizlere bağışlanan el, ayak, göz gibi büyük nimetleri nedense göz ardı ediyoruz. Ne kadar az şükrediyoruz farkında mıyız? Hiç içimize dönüp bir kendimize baktık mı? Veya aynaya bakıp ben kimim dedik mi? “Fe eyne tezhebun” Nereye bu gidiş?

Düşünün, hayatımızı daim ettirmek için gerekli maddeler çok ucuz. Evimiz olmadan yaşarız, arabamız olmadan yaşarız; ama su olmadan, oksijen olmadan yaşayamayız. Bize bahşedilen hayatın bir bedeli olduğunu, kulluk vazifemizi unutup vurdumduymaz bir hayat serüveninde savrulup gidiyoruz. Dünya koşuyor, biz arkasında yürüyoruz. Ömür bitmiş, iki kapalı bir hanın bir kapısından girip diğer kapısına yaklaşmışız. Yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimizden başka dünyada bir servetimiz yok. Onun içindir ki dünya hırsına kapılıp gitmektense her şeyin bir sonu olduğu gibi, hayatın da bir sonu olduğunu düşünüp fazla hırsa kapılmadan güzel yaşamak lazım. Hayat çatlak bardakta suya benzer; içsen de tükenir içmesen de… Bir gün bitecek hayatı anlamlı yaşamak lazım. Dünyanın evrendeki yeri çöldeki bir kum tanesi kadar. Şimdi aynaya bakıp bu küçük dünyada ne kadar yer kaplıyorum diye bakmak gerek.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kamil ÖCAL
Yener KAZAN
Sami GÜLER
Şadiye ERYILMAZ
Müfit ASLAN
Ahmet ULUSOY
Dede BULUT
Hidayet DOĞAN
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  28 Haziran 2022 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net