18 Ocak 2020 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Karneler Alındı, Tatil Başladı
Karneler Alındı, Tatil Başladı
Park  Halindeki Araç Yandı
Park Halindeki Araç Yandı
Polis Memuru Canına Kıydı
Polis Memuru Canına Kıydı
Antalya'da Büyük Başarı
Antalya'da Büyük Başarı
  YAZARLARIMIZ
HASTA SEVGİLER MEZARLIĞI
11 Aralık 2019 Çarşamba Bu yazı 3312 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Sevgiler de hastalanır. Hem ne çok hastalanır. Üstelik hiç sezdirmeden gizli gizli... Tehlikeli bir tümör gibi sarar da sizi ruhunuz duymaz. Siz sevginizin ilk günkü tazeliğinde olmadığını az çok anlarsınız ama bu derece hastalandığını bilemezsiniz. Normali bu sanırsınız.Hasta sevgi iki kişilik, sert bir kabuk içine saklar kendini. Orada dışarıdan kimseye yer yoktur. Kıskançtır çünkü  ve çok...

Sevginin belki kendisi bile hastalıktır diyeceğim kim bilir nasıl da kızacaksınız bana. Sevmek, güzel kelime değil mi? Hastalığı konduramazsınız ona. İddia ediyorum ama. Sevmek, birçok insanda ciddi bir hastalıktır. Bir kere kimyası bozulur seven kişinin, adımlarını yanındakine uyduracak diye yürüyüşü değişir. Kendi olmaktan çıkar. İplerini sunuverir. Al, çek, sürükle beni... Aptal olayım, mutlu olayım. Zaten ne kadar aptalsam o kadar mutluyum öyle değil mi? Ne kadar aptalsam o kadar görmem gerçekleri,  gerçekleri görmeyince de soracak sorgulayacak bir şey yoktur. Sorma zaten, akışa bırak. Sorduğun an fark etmeye başladığın andır. Fark ettikçe artık iç acın artar. Görürsün ki dünya öyle bir pembe masal etrafında filan dönmüyor. Hatta eksenini  bile kanırtıyor dönerken.  

Sevgiler de hastalanır. Hem ne çok hastalanır, ne kolay hastalanır. Her şeyden kolay... Hastalanmış bir sevgi seni de iflah olmaz türden bir hastalığa sürükler. Oraya kadar nasıl gittiğini bilemezsin. Dönüş yolu silinmiştir usundan, çok istesen de kendine dönemezsin. Hiç tanımamayı dilersin çoğu kez, güzel iki çift söze kanmamış olmayı dilersin. Bir yaralı kalbi sarmaya gelmiştin sözde; şimdi sen çok daha yaralısın.

Hastalandığını gördüğün  bir sevgiyi bırakıp gitmek mi kalmak mı, hangisi daha az acıtacak canını sorar durursun kendine. Cevapsızdır  işte bu soru... Dolunun almadığı, boşun dolmadığı zamanlardır bunlar. İçinde dağ gibi birikmiştir söyleyemediklerin. Geçmiş olsun sen söylenmeyenin yüküne tutsaksın. Dilin dönsün dursun sözcüklerin içinde ne çıkar. Söylemedin, söylemeyeceksin çünkü söyleyemezsin.  Geçmiş olsun çünkü mutluluğu haramsadın artık kendine.

Hoş geldin, hasta sevgiler mezarlığında seni bekliyorlardı, yerin hazır; buyur otur şöyle. Ne o, şaşırdın mı? Şaşırma sen sevgisi hastalanan ne ilk ne de son kişisin.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Öztürk
Kemal Başal
İsmail Dursun Kuzucu
Musa HACIBALOĞLU
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  17 Ocak 2020 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net