03 Ağustos 2020 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Trafik Kazaları 13 Yaralı
Trafik Kazaları 13 Yaralı
Acemi Kasaplar Hastanelik Oldu
Acemi Kasaplar Hastanelik Oldu
Ev Dezenfekte Edildi
Ev Dezenfekte Edildi
Ölüm Genç Yaşta Yakaladı
Ölüm Genç Yaşta Yakaladı
  YAZARLARIMIZ
Kızılderili Soykırımı
21 Aralık 2019 Cumartesi Bu yazı 6055 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Kristof Kolomb’un 1492 tarihindeki keşfinden hemen sonra başlayan Kızılderili katliamı, yerli halkın tabi tutulduğu soykırımın adıdır. O tarihten 1886 yılına kadar süren katliamda, 70 milyon Kızılderili ortadan kaldırıldı. Kolomb Amerika’ya vardığında dünya nüfusunun 5’te biri kızılderili idi.

 

Kızılderililer

Kızılderililer, Asya kıtasından Bering boğazını geçerek Amerika’ya gelmişlerdir. 10-25 bin yıl önce farklı kültür ve fizik yapısına sahip bu insanlar zamanla Amerika’da tek toplum olan Kızılderilileri oluşturdu. O zamanlarda kuzeyde deniz seviyesi buzullar nedeni ile düşüktü. Bering boğazı bir köprü vazifesi görüyordu. Avrupalılar kıtaya ayak bastığında yaklaşık 4.2 milyon, Güney Amerika’da ise 10 milyon yerli Kızılderili vardı.

Kızılderililer; Tanrı’ya, cennete, cehenneme inanmazlar. Kitap ve yazı kesinlikle kullanmazlar, bilgi sözlü bir biçimde aktarılır.

Kristof Kolomb’un Amerika’ya Gelişi

“… Onlara kılıçlarımızı gösterdik. Keskin demir silâhları ilk kez gördükleri belli. Kesmenin ne demek olduğunu bilmediklerinden, bazıları kılıçların keskin tarafını tutunca ellerini kestiler. Bu insanlar ne herhangi bir mezhebe bağlılar, ne de puta tapıyorlar. Kötülüğü tanımıyorlar, birbirlerini öldürmeyi bilmiyorlar. Hiç silâhları yok. Kızılderililer son derece sade, dürüst ve eli açık insanlar. Herhangi birinden sahip olduğu herhangi bir şey istenince hemen veriyorlar. Kötülüğün ne olduğunu hiç bilmiyorlar, çalmıyorlar, öldürmüyorlar. Komşularını kendileri kadar çok seviyorlar. Dünyada onlar kadar tatlı dilli insanlar yoktur. Her zaman gülüyorlar. Elli adamla bu halkın hepsini boyunduruk altına alabilir ve onlara her istediğimizi yaptırabiliriz. “

Yukarıdaki Kolomb’un seyir defterinden alınan alıntıda bu soykırımın ne denli korkunç olduğunu daha net anlayabiliyoruz. ABD’nin resmi makamları Kızılderili kellesi başına 5 dolar ödemişti. Devlete ait binaların bodrumları, Kızılderili kafataslarıyla dolmuş taşmıştı. İlk biyolojik silah, Kızılderililer üzerinde uygulanmıştı. Sürgüne gönderilen Kızılderililere yardım olarak dağıtılan battaniyelere çiçek mikrobu bulaştırılarak çok sayıda insanın öldürülmesi sağlanmıştı. Kızılderililerin açlıktan ölmesi için başlıca yiyecekleri olan bizonların toptan ölmesi de, soykırım yöntemlerinden biri olmuştu.

Ancak ABD’liler, soykırım için son derece ilginç bir savunma yapıyor: “Sonuna kadar öldürmedikçe soykırım sayılmaz!”

Katliamlar

  • 1637 Pequot kabilesinin aldığı askerî destekle İngiliz kolonici John Mason tarafından katledilmesi: Mason hiç vicdan azabı duymadı, çünkü bu katliama Tanrı’nın aracı olduğunu düşünüyordu. Puritan inancına göre kâfirleri öldürmek bir cürüm değil, aksine iyi bir harekettir. Amerika’nın bir çok bölgesinde Kızılderililer’in İncil’de yok edilmesi emredilen ırk olduğu iddiasıyla seri katliamlar işlendi. Kızılderililer, insan-altı yaratıklar olarak kabul edildiler; sömürülmeleri ve boğazlanmaları ilâhî bir etkinlikti. Hristiyanlığa geçmeye direnen Kızılderililer için kanunlar çıkartıldı, onlar için ölüm cezası uygun görüldü.
  • 1539 Napituca Katliamı: Florida’da kendisine direnen Kızılderili Timukua savaşçıları yenildikten sonra, İspanyol kâşif ve fatih Hernando de Soto 200 kadarını idam etmiştir ve bu katliam, ABD topraklarında Avrupalılar tarafından gerçekleştirilen en büyük çaplı ilk toplu katliamdır.
  • 12 Mayıs 1623 Pamunkey Barış Görüşmeleri: İngilizlerin davet ettikleri Powhatan (Pamunkey) reislerini “barış konferansı” sırasında 200 kadarını zehirli şarapla, 50 kadarını da fiziki saldırıyla öldürdü.
  • 22 Mart 1824 Fall Creek Katliamı: Madison County, Indiana’daki altı Beyaz yerleşimci tarafından kabilesi belirsiz 9 Kızılderili soyuldu ve öldürüldü. Katliama karışan beyazlardan üç tanesi mahkeme kararıyla asılarak idam edilmiştir ve bu dava Kızılderilileri katlettikleri için Beyazların infaz edildiği ilk davadır.
  • Gözyaşları Yolu: Kızılderililer topraklarında altın bulunmasına sevinemediler, çünkü bu onlar için sürgün ve katliam demekti. ABD ordusu, 1838’de Cherokee’leri esir kamplarına toplayarak yukarı Batı’ya doğru yürüyüşe geçirdiler. Zorlu ve çetin bir kış yolculuğu esnasında Cherokee kabilesinin üçte biri telef oldu. Zorla yaptırılan bu tehcir hareketi tarihe ‘Gözyaşları Yolu’ olarak geçti.
  • 23 Ocak 1870 Marias Katliamı: Binbaşı Eugene M. Baker komutasındaki ABD Ordusu tarafından Montana’da MariasNehri yakınlarında Karaayaklar konfederasyonunda Pikani Karaayakları kabilesinden çoğu kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan 173 kişinin öldürüldü.
  • Yaralı Diz Katliamı: Lakota Siuları ile Amerikan askerleri arasındaki son büyük çatışma olarak tarihe geçmişti. 29 Kasım 1890’da Birleşik Devletlerin beş yüz kişilik 7. Süvari alayı Minneconjou Lakota yerlilerinin kamp yerlerini çevirmiş ve çıkan çatışmada, Kızılderili şefi Koca Ayak’ın da aralarında bulunduğu 62’si kadın ve çocuk toplam 153 Siu öldürülmüştü. 1890’da Wounded Knee’deki Siu katliamı Kızılderili özgürlüğünün sembolik olarak sonu oldu.

Rahip Bartolome de Las Casas’ın yazdığı ‘Kızılderili Katliamı’ adlı eser, zulmü şöyle anlatıyor: “Sırf eğlence olsun diye, kadın erkek demeden yerli halkın ellerini, burunlarını ve kulaklarını kesip kopardıklarını ve bunun bölgenin değişik yerlerinde defalarca tekrarlandığını kendi gözlerimle gördüm. Memeden kesilmemiş bebekleri annelerinin göğsünden alarak onları en uzağa fırlatma konusunda birbirleriyle yarıştılar…”

Apache Kabilesi Şefi Gerenimo

Kendi öz dilinde “Gokhlayeh” olarak bilinen ünlü Kızılderili lideri Geronimo, günümüzde Yeni Meksika olarak adlandırılan bölgede 1829 yılında doğmuştu. Şef Mahko’nun torunu olan Geronomi, sözcü sıfatıyla ABD yönetimiyle ilişki kurmuştu. Apacheler arasında ise son savaşçıydı. Beyazlara karşı mücadele veren bir kahraman olarak tanınmıştı. O sıralar Amerikalı yerleşimcilerin yanı sıra İspanyollar da bölgeye akın etmeye başlamıştı.

1858 yılında bir gün eve döndüğünde, eşi, annesi ve 3 çocuğunu İspanyollar tarafından öldürülmüş olarak buldu. Bu olaydan sonra Geronimo, beyaz olan herkese karşı nefret duymuş ve elinden geldiği kadar beyaz öldürmeye çalışmıştı. Onun bu intikam ateşi Apacheler arasında bir üne sahip olmasını sağlamıştı. Arizona ve New Mexico’da yaşayan beyaz yerleşimcilere suratındaki agresif ifadesi ve vücudundaki Apache kanından dolayı hep korku saçacaktı. Geronimo, aslında bir şef değildi; bir şamandı. Apache şeflerinin hepsi, onun görüşlerine saygı duyuyordu. 1870’de yakalanıp San Carlos’a götürüldü. Defalarca kaçmasına rağmen yakalandı.

Kendini yakalamak için köylülerin öldürüldüğünü duyan Geronimo sonunda dayanamadı ve halkına zarar gelmemesi için teslim oldu. 1909 yılında bir savaş mahkumu olarak Oklahoma’da işkence edilerek öldürüldü. Geronimo’nun sembolik mezarı Fort Sill-Oklahoma bölgesindedir. Apachelere göre Geronimo kutsal topraklar olan Dumanlı Dağlar’dadır.

Kafa Derisi Yüzme Meselesi

Kızılderililerin beyaz adamın kafa derisini yüzmeye meraklı oldukları bilinir. Küçükken bizde kovboy filmleri izlerken doğal olarak beyaz adamdan yana olur, vahşi Kızılderililerin beyazların kafa derisini yüzdükleri için nefret ederdik. Oysa işin aslı şudur: 1863 yılının Temmuz günlerinde Navaholar ile general Carleton arasındaki gerginlik sürmektedir. Soluk benizliler Navaholar’ı yıldırmak için hayvanlarına el koymaya, ekinlerini yakmaya başlar. Ama, bir grup Navaho savaşçısı Canby Kalesi’ni basarak koyunlarını, keçilerini geri alırlar. General Carleton, 18 Ağustos’ta askerlerine, getirdikleri her Kızılderili atı ya da katırına yirmi dolar, her koyuna ise bir dolar ödeneceğini duyurur. Yirmi dolar aylık alan askerler gözü dönmüş bir şekilde köylere saldırırlar. Ve, öldürülen Navaholar’ın kırmızı bir iple bağladıkları uzun, siyah saçları askerler tarafından kesilir. Zaman ilerledikçe Kızılderililer’in kafa derilerine ödül koyma alışkanlığı yaygınlaşır. Amerika’nın gerçek sahipleri hastalık, açlık, sürgün, tecavüz, işkence dışında beyaz adamdan yeni bir şey öğrenirler: Kafa derisi yüzme.

 

Uluslararası Yerli Halklar Dayanışma Günü 

Kızılderililere uygulanan soykırımın başlangıç tarihi 12 Ekim, Kızılderililer tarafından bakıldığından büyük bir yas günüdür. Çünkü sakin hayatları 12 Ekim 1492 itibariyle değişmiş, eski yaşamlarının yerinde yeller esmiştir. ABD ise, bu güne Kolomb Günü adını vererek bayram günü olarak kutlamıştır. 1990 yılında, Kolomb Günü kutlamalarına karşı çıkan Kuzey ve Güney Amerikalı 350 kişi, Ekvador’un başkenti Quito’ya giderek ilk toplantılarını gerçekleştirmişlerdir. 1992 tarihinde ise, 12 Ekim 1992 tarihini Uluslararası Yerli Halklar Dayanışma Günü ilan etmişlerdir. 

Kendi Soykırımcı Bize İftira Atıyor

Aşağı yukarı beş yüz yılda sayıları 70 milyon olan Kızılderili sayısı, günümüzde 2 milyon’a düştü. ABD her ne kadar dünyada özgürlüğün, demokrasinin temsilcisi gibi görülse da işin aslı öyle değildir. Sömürgeci bir devlet olan ABD, Amerika kıtasının asıl halkı olan Kızılderilileri katletmişlerdir.

Bugün hiç utanmadan sözde Ermeni Soykırımı’nı tanıyarak tarihi bir olayı siyasete bulaştırma gafletinde bulunmuş, belgelerle ispat edemediği sözde  soykırım iddialarını kabul ederek ABD ile birlikte bütün batı, ahlaki seviyesini göstermiştir.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Ahmet Tarlabölen
Başar Özdemir
Şuayip Bütün
Pınar Taşçı YIKILMAZ
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  29 Temmuz 2020 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net