06 Temmuz 2020 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Şehit Aileleri ve Gaziler Abone Açım Ücreti Alınmayacak
Şehit Aileleri ve Gaziler Abone Açım Ücreti Alınmayacak
Sistemler Değerlendirildi
Sistemler Değerlendirildi
Saran'ın Gönlü Zengin
Saran'ın Gönlü Zengin
3 Temmuz Şehitleri Unutulmadı
3 Temmuz Şehitleri Unutulmadı
  YAZARLARIMIZ
Aramak
07 Ocak 2020 Salı Bu yazı 6198 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Arnavut kaldırımlardan Eyüp Tepesi’ne doğru mezarlıkların içinden geçerken, sol tarafta üstat Necip Fazıl’a uğrayıp gereken vazifemizi yaptıktan sonra sükûnetli yolda mezarların içinden tepeye ulaştık. Sabahın ilk ışıkları üstümüze düşerken etrafta kimsecikler yoktu. Denize nazır bir masa seçip iki çay söyledik. Çaylarımızı yudumlarken gözlerimin amansız bir boşluğa daldığını sorduğu sual ile anladım.

“Buldun mu?” diye bir soru yöneltti.

“Neyi?” dedim.

“Aradığını” dedi.

“Bulmak için ilk önce kaybetmek gerek” dedim.

“Peki, kaybettin mi?” dedi.

“Hiç ulaşamadım ki zaten” dedim.

“Arayanlar bulamamıştır; ama bulanlar arayanlardır.” dedi.

Uzun bir sessizlik oldu. Sadece çay yudumlanıyordu. Güneş kendini yavaş yavaş hissettirmeye başlıyordu. Yeryüzünün uyanmaya yakın vaktine doğru zaman ağır ağır ilerliyordu. Ortamın durumundan mı ruhaniyetinden mi bilinmez, zaman sanki hiç ilerlemiyordu.

Yine cevaplanması zor bir soru yöneltti: “Sence aşk nedir?”

“Aşk göreceli bir kavram, onu kelimelerle ifade etmek zor. Amma velâkin bu birisine duyulan aşk ise naçizane fikrim serden geçmenin adıdır aşk. O yokken, her an o varmış gibi davranmak. Göz bebeklerine kadar işletip nereye baksan onu görmektir. Hatta göz kapaklarının açılıp kapandığındaki siyahlığında onu görmek. Onsuz nefes darlığı çekmek gibi bir şey, hiçbir şeyin unutturamadığı gibi bilakis her şeyin hatırlattığı bir duygudur.” diye cevapladım.

“Peki, bu kadar değerli olan duygular, sence ölümlü bir varlığa verilebilir mi?” diye sorunca buna cevabım olmadı. Sorunun cevabını biliyordu; ama benden duymak istemişti.

Hepsi buydu mesele biz aşk denilince hemen aklımıza bir kadın geliyor, kadınların ise erkek. Aslında bize bu kadar güzelliği bahşeden bir Yaratıcıya âşık olmamız lazım. Ölümlü olana aşk verilmezmiş. Nefsi ve hissi işlerin sonunun hüsran olduğunu anlayamamıştım. Hz. Züleyha, Hz. Yusuf’la evlenince o güzelliğe bakıp “Sen bu kadar güzelsen seni Yaratan acep ne kadar güzeldir!” deyip aşkını tamamı kendini yaratan Rabbine veriyor. Leyla’sına ulaşan Mecnun, “Sen Leyla isen benim içimdeki Leyla kim?” diyerekten onu kabul etmiyor. Leyla’dan Mevlâ’ya bir yol oluyor. İbnü’l-Arabî Hazretleri çok güzel anlatıyor İlâhî Aşk kitabında.

Ondan dolayıdır ki biz aşkı yanlış yerde aradık. Bize bizden daha yakın olanı unutup çok uzak yerlere baktık. Masivaya âşık olan, gün gelir perde kalkıp gerçek aşkla hemhal olduğunda asıl aşkın tadını alır.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şuayip Bütün
Pınar Taşçı YIKILMAZ
Başar Özdemir
Nusret Kılıç
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  01 Temmuz 2020 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net