25 Eylül 2020 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Uzelli'den Tablet Bağışı
Uzelli'den Tablet Bağışı
Son Kurban
Son Kurban
Biz Konuşmuyoruz Çalışıyoruz
Biz Konuşmuyoruz Çalışıyoruz
Kırıkkale'nin Âşığı Şiirlerini Öksüz Bıraktı
Kırıkkale'nin Âşığı Şiirlerini Öksüz Bıraktı
  YAZARLARIMIZ
ATAMA
08 Ocak 2020 Çarşamba Bu yazı 15519 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

( Anılarım)

Öğleden sonra, dairenin önündeki bahçede, güzel havayı değerlendirmek için sağa sola gezinti yapıyordum.

Daha önce hiç tanımadığım biri Yenişehir İlk Öğretim Okulu’na müdür olarak atandığını söyleyerek yanıma yaklaştı.

Kararnameyi cebinden çıkararak bana doğru uzattı. ‘’İl Müdürümüz A…Bey’in selamı var hemen git göreve başla tekrar yanıma gel’’ dedi.

Gerçekten doğruydu Vali Bey’de imzalamıştı.

Bir anda moralim bozularak, sinirlerim en üst düzeye geldi.

Ben bu ilçenin Milli Eğitim Müdürüyüm ve ilçeme atanan okul müdüründen haberim yoktu.

 O zamanlar atama yönetmenliğinde ilçenin okullarına atanacak okul müdürleri İl de İlçe Milli eğitim Müdürünün de içinde bulunacağı bir komisyon tarafından incelenir, sıraya konulur; bunların içinden İl Milli Eğitim Müdürü ilk üç sıradan uygun gördüğü bir arkadaşımızı valiliğe onaya sunardı.

Aslında bu okulumuz için ilde yönetmenliğe uygun böyle bir toplantı yapılmıştı.

Müracaat eden üç kişi sıraya konuldu. Fakat atanan arkadaşımızın ne müracaatı nede adı sanı bu toplantıya sunulmamıştı.

Kararnameyi okuduktan sonra kendisine vererek, sizi müdürlük görevine başlatmıyorum. Alın bunu sizi buraya atayan müdüre verin. İlçe müdürümüz kesiklikle başlatmayacağım diyor, deyim.

İl müdürümüz o zamanki bir iktidarın üç milletvekilini de yanına almış gibi görünerek kendi dediklerini yapıyor, istediği gibi at koşturuyor, mili eğitimle ilgili kendi kararlarını fütursuzca uyguluyordu. İl müdürü çok farklı bir politika uygulayarak, aynı partinin üç milletvekilini biri birine tutuyordu.

Atanan arkadaşı göreve başlatmayınca müdür beni telefonla şimdi arar diye daireden ayrılmamaya çalışıyor, bu yapılan yanlışla da ilgili sonuna kadar gideceğime kendi kendime söz veriyordum.

Eğer kanun ve yönetmenliklere uyulacaksa en üst makamdan en alt makama kadar herkes uyacaktı. Uyulacak kanun ve yönetmenliğe sadece zayıfların ve güçsüzlerin uyması istenmeyecekti.

Zaten haksızlıklar karşısında susmak bana göre bir davranış da değildi.

 Atanan arkadaşımız o günden sonra her Cuma ve pazartesi gelerek göreve başlamak istediğini söylüyor her seferinde de başlatamayacağımı söyleyerek: Sizi buraya hangi müdür verdiyse gelsin başlatsın, ben başlatmıyorum, diyordum.

Aradan sekiz veya on hafta geçtiği halde atanan arkadaşımızı göreve başlatmadığım halde hala il müdürü beni aramıyordu. En sonunda bu atamanın üzerinde vali beyin imzası var. Vali bey duyar da niçin başlatmıyorsun? Bu ili sen mi yönetiyorsun, ben mi derse ne olacak diye düşünmeye başlamıştım. Aslında yaptığım tepki bayağı çok olmuştu. Atanan arkadaşımızı aslında on beş gün içinde başlatmam gerekiyordu.

Atanan arkadaşımız Cuma günü geldiğinde:

 Seni bugün başlatmıyorum ama pazartesi gelirsen başlatacağım dedim.

Arkadaşımız çok sevindi. Pazartesi geldi görevine başlattım. Daha on dakika geçmeden il müdürümüz telefondan arayarak makama gelmemi söyledi.

Ben de burasının ilçe olduğunu ile gitmem için kaymakamdan izin almam gerektiğini aynı zamanda arabamın da olmadığını, akşam beşten sonra yanına geleceğimi söyleyerek kendisine mesaj vermek istedim.

Müdür Bey de makam aracını göndererek beni aldırtabileceğini söyledi

Ben de olmaz, şu anda ilçede önemli görevlerim var, beşte gelirim, daha önce gelemem, dedim.

İl müdürünün makamına vardığımda içerde hatırı sayılır birinin olduğunu söylediler. Yalnız sekreter içeriye girip çıktı. Fakat sekreter o zamana kadar olmayan hürmet ve davranışlarda bulunuyordu. Beklediğim süre içerisinde çay, soğuk su, kahve gelerek ikramda bulunuldu. İl Müdürünün o zamana kadar ilçe müdürlerine böyle bir davranışta bulunulduğu görülmemişti.

Biraz daha bekledikten sonra kapı açıldığında misafirle beraber bekleme salonuna gelen müdür hemen boynuma sarılarak benim çalışkan bir müdür olduğumu söyleyerek, makama sarmaş dolaş içeri girdiğimizde aslında ben yakasını çoktan tutmuştum.

Kapının arkasında kendisine konuşmasına fırsat vermeden, siz hangi yetkiyle benim haberim olmadan benim ilçeme atama yapıyorsunuz. Senin bu yaptığın çok küstahça bir hareket olduğunu bilmiyor musun? İlin üç milletvekilini uyguladığın bencil politikalarla biri birine düşürdün. Senin milli eğitimdeki tüm oyunlarını bozacağım. Biliyorum başka okul ve ilçelerde istediğin gibi at koşturup cirit atıyorsun. Benim ilçemde bunları yapamazsın. Kanunun ve yönetmenliklerin bana verdiği yetkiyi sadece ben kullanırım. Sen den ve yapacağın her hangi bir şeyden korkmuyorum. Ben de yapacaksam müdürlüğü bir gün yaparım ama adam gibi yaparım. Yapamayacaksam da bırakır giderim. Kimselere de eyvallahım yok dedim.

 Yalnız benim sana yapacaklarımdan kork. Eğer benim ilçemde benim yetkimde olan benim haberim olmadan en ufak bir şey yaparsan bende hiçbir şeyi yanına bırakmamak için tüm yasal yollara başvurum.   

Ben bunları söylerken müdür bey gülerek ‘’Millet vekilimiz S…. Bey sizin de haberiniz olduğunu söyledi. İstersen telefon edelim’’ dedi.

Telefonu açtı vekilimizle bir şeyler konuştu.

Vekilimizi telefonu bana vermesini söyledi.

Ben de sayın vekilime o ilçeye milli eğitim müdürü olarak atanmama yardımcı oldunuz. Teşekkür ederim.

 Madem il müdürüyle ilçeyi beraber yöneteceksiniz,  beni niye ortaklığınıza alet ettiniz? Hemen beni görevden aldırınız yerime hangi kuklayı istiyorsanız getiriniz,  dedim.

Sayın vekilim il müdürünün kendisini de kandırdığını, ‘’Atamada İlçe Müdürümüz Dursun Beyle beraber hareket ediyoruz, dedi. Hatta ‘’Böyle biri ile bundan sonra işim olmaz’’ diyerek, bana büyük güven ve desteklerini yeniledi.

Olay anlaşılmıştı. İl Müdürümüzün rengi değişti. Söyleyecek söz bulamadı.

Kendisine dönerek içimden geçen her şeyi gayet açık yüreklilikle söyledim.

Müdürüm, artık bu yaşadığımız olayı olmamış yaşanmamış kabul edelim. Bu yaşadıklarımızı benim görev aşkı ve görev bilincimden kaynaklandığını bilmenizi isterim. Bundan sonra ilçemde benim sorumluluğumda, olan her şeyden haberim olmalıdır. Beni başka ilçelerin olur efendim, emredersiniz, bende aynen sizin gibi düşünüyorum diyen müdürleriyle karıştırmayın.

Sakın ola ki bu olayı böyle geçiştireyim de zamanı gelince onun açıklarını yakalayıp ondan hesap sorarım düşüncesine kapılmayın. Ben kimseye haksızlık etmem ama bana da haksızlık edenlerin makamı ve mevkii ne kadar büyük olursa olsun mücadele ederim.

İşi tatlıya bağlayarak oradan ayrıldım. O günden sonrada benim ilçemle ilgili tüm konularda görüş ve düşüncelerimi almadan ilçemin eğitim konularıyla ilgili karar vermedi.

 Hatta milli eğitimle ilgili çalışmalarımdan dolayı daha sonraki günlerde şahsıma bir plakette vermişti.23.122019

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Ayanoğlu  -  12-01-2020 - 23:59
Öyle olmasan dörtbin köylün yaanında olurmuydu.Yiğitliğin,mertliğin Eskişehirde bile yayılmış.Seni bilen bilir.Arife tarif gerekmez.Senin gibilerine her yerde ihtiyaç vardır.Saygılr müdür bey.
Ahmet  -  11-01-2020 - 00:10
Bırak başkaları övsün seni. Yok şunu yaptım yok bunu yaptım. Yazının içinde kendin itiraf etmişsin benim de o makama gelirken falanca yardımcı oldu diye. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.
HAYATİ KESKİN  -  10-01-2020 - 18:13
MÜDÜRÜM YILLACA ÇALIŞTIĞIN MİLLİ EĞİTİMDE KANUNLARDAN YÖNETMELİKLERDEN TAVİZ VERMEDEN HAK HUKUK ADALETTEN TAVİZ VERMEDEN GÖREV YAPTIN. HER ZAMAN TAKTİRLE ANILDIN. EMEKLİ OLDUKDAN SONRA GÖĞSÜNÜ GERE GERE KIRIKKALE SOKAKLARINDA GEZİYORSUN. HİÇBİR HAKSIZLIĞA İMZA ATMADIN. TEBRİK EDİYORUM. HAKLI GÖRDÜĞÜN BU YOLDA YOLUN AÇIK OLSUN. SELAMLAR.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Başar Özdemir
Kırlangıçoğlu Oktay
Bekir Eroğlu
Şevket ÖZSOY
Pınar Taşçı YIKILMAZ
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Eylül 2020 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net