29 Haziran 2022 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldıracak
Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldıracak
Meslek lisesinde ekmek üretimi başladı
Meslek lisesinde ekmek üretimi başladı
Başkanım Mahallemde, Başkana Soruyorum
Başkanım Mahallemde, Başkana Soruyorum
Türkiye Şampiyonu Sporculardan İl Müdürüne Ziyaret
Türkiye Şampiyonu Sporculardan İl Müdürüne Ziyaret
  YAZARLARIMIZ
Şükür
21 Ocak 2020 Salı Bu yazı 13553 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Vücudumuzdaki azalarımızı örtmek için neredeyse günümüzün tamamını çeşit çeşit mağazalara gidip, elbiseleri deneyip üstümüze en güzelini yakıştırabilmek için bir çaba içerisindeyiz. Elbise aradığımız kadar bu azaları bize bahşedeni arasaydık inanın bulunurdu. Bizler genellikle sanata bakıyoruz sanatçıya değil.Nakışa bakıp nakkaşı göremez olduk. Kalemin yazdığını sanıyoruz yazdırana hiç bakmıyoruz. Tarifi olmayan şükründen aciz kaldığımız, kelimeler ile ifade edemeyeceğimiz böyle bir sanata sahibiz. Hiç teşekkür edebildik mi bize verilen bu kadar büyük nimetlere? Tefekkür edebildik mi? Kendi sağlığımızdan aşağı kişilere bakıp hiç şükredebildik mi? Vücudumuzun herhangi bir azalarına bakıp, şükürler olsun elim ayağım gözüm hiçbir azam eksik noksan değil diye düşündük mü? Eksik olanlara bende böyle olabilirdim; ama değilim diye onların hâllerinden bir nebze de olsa anlayabildik mi?

Cüneyd Bağdadi hazretlerinin şükür tarifi bir başka idi. “Şükür, sana verilen nimetlere istinaden Allah’a şirk koşmamak, verilen nimetleri işleyeceğin günahlara sermayen yapmamandır.” Allah’a şirk koşulmayacağını herkes anlarda, işleyeceğin günahlara verilen nimetleri nasıl sermaye yapmayacaktık? Düşünün ki işleyeceğimiz bir günahı verilen azalarımızı götürmeyeceğiz. Böyle bir şey imkânsız olduğu için, bu sözü kalbe işletirsek o zaman hiçbir günahı işlemek zorunda kalmayız. Peygamber Efendimizin (sav) bir hadisi şerifinde “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz.” Onun içindir ki yapılan yanlış fiillerde öleceğimizi unutmayıp ona göre davranmamız lazım. Verilen bütün azalarımızın şükrünü nasıl yaparız diye biraz düşünmek gerek.

Şükür kendi cinsinden olunca daha eftal olurmuş. Paranın şükrü garibanlara vererekten, gözün şükrü güzel bakaraktan, ayağın şükür iyi yerlere giderekten... Şükür aslında nimeti değil de vereni görebilmekti. Nefesin şükrü ise vereni anarak olurmuş. İnsan sevdiğini anar, andığını severmiş. Aldığımız bir tek nefesin bile şükrünü eda edemezken yapılan dualarda ise çok cüretkâr davranmıyor muyuz acaba? Rabbimin, çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğunu Kuran-ı Kerim’de bahsediliyor. Onun içindir ki bu kadar büyük nimetlere şükrederken acizliğimizi her anımızda dile getirmek gerekir.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kamil ÖCAL
Yener KAZAN
Sami GÜLER
Şadiye ERYILMAZ
Müfit ASLAN
Ahmet ULUSOY
Dede BULUT
Hidayet DOĞAN
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  28 Haziran 2022 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net