10 Temmuz 2020 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Ermeniler Osmanlı’ya ihanet etmiştir!
Ermeniler Osmanlı’ya ihanet etmiştir!
KÜ İle KOSGEB Arasında İş Birliği
KÜ İle KOSGEB Arasında İş Birliği
Bahşılı’da arpa buğday hasadı başladı
Bahşılı’da arpa buğday hasadı başladı
Varlı Sektörün Sorunlarını Bakan Kurum’a Anlattı
Varlı Sektörün Sorunlarını Bakan Kurum’a Anlattı
  YAZARLARIMIZ
Bin Muhteşem Güneş
22 Ocak 2020 Çarşamba Bu yazı 7852 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Bu hafta sizlere daha önceden yorumladığım “Uçurtma Avcısı” romanı ile tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Khaled Hosseini’nin ikinci romanı olan “Bin Muhteşem Güneş” ten bahsedeceğim.

 

Hosseini bu romanında da Afganistan’da yaşanan savaşın insanların hayatlarını nasıl mahvettiğini Meryem ve Leyla adındaki iki kadının hayatından kesitlerle bahsederek anlatıyor. Yazar, doğduğu topraklardaki yaşanan bütün olumsuzluklardan bahsederken okuyucuyu derin bir üzüntü içerisinde bırakıyor. Kadın haklarının asla olmadığı Afganistan’daki çileden bahsederken üzülmemek elde değil gerçekten.

 

Küçük yaşta evlendirilen kızlar, çocuğu olmayan kadınlar, çocuğu olsa bile erkek olmayınca oluşan olumsuzluklar… Kısacası kadınların uğradığı haksızlıktan bahsedilen bu kitapta çok kederleneceksiniz…

 

“Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir. Her zaman. Bunu hiç unutma, Meryem.” (s.14) Kitaptan bu alıntı aslında kadınların haksızlığa uğradığı dünyada tüm detayları özetler niteliğinde…

 

Kısaca özetleyecek olursam;

Evlilik dışı birliktelik sonucu doğan Meryem’in şanssız hikâyesi… O dönem Afganistan’da böyle bir olayın pek olumlu karşılanmaması sonucu ailesinden uzak yaşantısı ile başlıyor tüm olaylar. Babası tarafından uzaklarda sakin bir yere yerleştiren anne ile kızın tek başına yaşamı… Meryem’in babası Celil haftada bir gün kızını ziyarete gelip mutlu etmeye çalışır. Gelmediği zamanlar kızı çok üzülür. Babası bir hafta gelmeyince özler ve evine gitmek ister. Babası tanınmış kişi olduğu için evini bulmakta zorlanmaz. Evine gittiğinde babası onu içeri almaz ve onu tekrar evine yollar. Meryem hayal kırıklığına uğrar. Babasına duyduğu tüm özlem bir anda hayal kırıklığına dönüşür. Evine döndüğünde annesinin intihar ettiğini görür ve şoka girer. Bu olay üzerine babası onu evine alır ama daha 14 yaşında olan Meryem'i kendisinden 30 yaş büyük bir adam olan Raşit'le evlendirir.

 

Diğer kahramanımız Leyla, ailesiyle birlikte Kabil' de yaşamaktadır. İki kardeşi şehit olan Leyla’nın annesi ve babası da bombalı bir saldırı sonucu hayatlarını kaybeder. Leyla bu saldırıdan yaralı kurtulmuştur. Çaresiz ve bir başına kalan Leyla komşusu Raşit’le nikâh kıymak zorunda kalır.

 

Kısacası bu güzel eser Leyla ve Meryem'in birlikte acılı hayatını anlatırken ilerleyen zamanda kesişen hayatlarında çektikleri tüm sıkıntıları ilmek ilmek acı ile işlenen yaşantılarından kesitleri sunuyor… Sürprizlerle dolu olan bu romanda fazla bir şey anlatmamın doğru olmayacağını düşünerek bir an önce okumanızı öneriyorum.

 

“Önce vatanınız gelir, unutmayın!” (s.130) Bu cümlede bahsedilen vatan’ın önemini her zaman bilip, kendine pay çıkarmalı… Vatansız kalmanın ne kadar kötü olduğunu görüp, her bir satırında güzel ülkemizde bugünlerde olduğumuz için şükredebilmeli…

"Her bir kar tanesi, dünyanın bir yerinde haksızlığa uğrayan kadının ağzından dökülen bir ahtır..."(s.107). Kadınlarımız bizlerin baş tacı. Onları incitmeyelim. Bu kitabı okurken bir ders çıkarmaya çalışalım…

 

Her hafta bir kitap sloganımla yazıma son verirken kitaptan şu alıntıyla veda ediyorum…

“Daha çok küçüksün, biliyorum, ama bunu şimdiden anlamanı ve iyice öğrenmeni istiyorum, demişti. Evlilik bekleyebilir, eğitim beklemez. Sen çok, çok zeki bir kızsın. Gerçekten öylesin. İstediğin her şey olabilirsin, Leyla. Seni tanıyorum. Ayrıca, bu savaş bittikten sonra Afganistan'ın erkekler kadar, belki daha çok, sizlere gereksineceğini biliyorum. Çünkü bir toplumun, kadınları eğitimsiz olduğu sürece başarıya ulaşma şansı yoktur, Leyla. Hiç yoktur.” (s. 118)

Saygılarımla…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Nusret KILIÇ  -  24-01-2020 - 23:06
Musacığım, her iki kitabı da okudum. Kurgusal yönden müthiş bir roman. Akıcı, sürükleyici ve en önemlisi duygusal...
Melo  -  22-01-2020 - 19:42
Kitabi cok merak ettim
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Nusret Kılıç
Şuayip Bütün
Kırlangıçoğlu Oktay
Erol Serkan Kılıç
Fazlı GÜVENTÜRK
İdris Aykul
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  08 Temmuz 2020 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net