04 Haziran 2020 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Tesiste Günlük 2,5 Milyon Maske Üretiliyor
Tesiste Günlük 2,5 Milyon Maske Üretiliyor
Silahlı Kavgaya Karışan Zanlılar Adliyeye Sevk Edildi
Silahlı Kavgaya Karışan Zanlılar Adliyeye Sevk Edildi
Kahvehanelerde Oyun Yok!
Kahvehanelerde Oyun Yok!
Türk Metal'de Görev Değişikliği
Türk Metal'de Görev Değişikliği
  YAZARLARIMIZ
SON SINIF
05 Şubat 2020 Çarşamba Bu yazı 7180 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Öğretmen okullarında son sınıfta olmak her öğrenci için bir telaş, geriye dönüşü olmayan öğrencilik yaşantısının sonu demekti. Hem öğrenciler hem de öğretmenler son beraberliklerin olduğunubildiklerinden, tüm davranışlarda buna göre şekilleniyordu.

Özellikle hatıra defterleri elden ele dolaşarak ilerde özlemle okunacak hatıralar, büyük bir titizlikle yazılıyordu.

Bizim neslin öğrencileri bazı eğitim programlarını ilk uygulanan programların, ilk denene tahtası oldukları için bazı şanssızlıklarında beraberinde yaşadılar.

Modern matematikle yabancı dil derslerinin zorunlu olması bin dokuz yüz yetmişli yıllarda gelmiştir. Ders verecek öğretmenlerde ülke genelinde bulunulmadığı için seminerlerle yetiştirilen öğretmenler derslere girmişlerdir. İşin aslına bakarsanız ne dersleri anlatan öğretmenler iyice anlata biliyor, nede öğrenciler bu yeni dayatılan modern matematiği ve yabancı dili anlayabiliyorlardı. İstekle değilde zorlamayla verilmeye çalışılan derslerde, derslerin başka hikâyelerin anlatımıyla işlenmesi de hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin işine geliyor, hoşlarına gidiyordu.

Modern matematik derslerinde öğretmen tahtaya a+b=c yazarken bir arkadaşımız öğretmene ‘’Ben bakkaldan ekmek alırken ekmek hangisi, para hangisi diye sorulduğunda öğretmen ‘’Otur yerine muziplik yapmayın’’ derken, sınıfta gülüşmelere neden oluyordu.

Yabancı dil öğretmenimiz yemekhanede görevli olduğu için her gün başka bir arkadaşımız yemekhane ile ilgili bir olumsuzluk hikâyesi anlatarak derslerin kaynamasına neden olunuyordu.

Hatta sınıftaki belli arkadaşlarımız ilerdeki matematik ve Almancaderslerine kadar görevlendirilmiş sınıf arkadaşlarına yeni hikâyeleruydurulması için görevlendirmeler yapıyorlardı.

Hasanoğlan Atatürk İlk Öğretmen Okulu bizim sadece okulumuz değil anne, baba şefkati ve sevgisinin verildiği sıcak bir yuvamızdı. Burada sağ sol hareketlerinin en katı şekilde yaşandığı günlerde her görüşteki arkadaşlarımızla inanılmaz bir sevgiyle büyüdüğümüz, sıcak bir yuvamızdı. Buradaki tüm öğretmenlerimiz farklı görüşteki öğrencileri bile aynı ailenin değişik, farklı yapılı çocukları olarak görürdü. Tüm öğretmenlerimizle olan günlük yaşantımız, çok büyük sevgi ve saygı ortamında yaşanırdı.

Okulumuz bitipte ayrılık şarkıları başladığında sanki o güne kadar itişmeler, kalkışmalar yaşanmamış gibi herkes bir birine sarılıyor, hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı. Yedi yıldır beraber ağlayıp, güldüğümüzyolarında beraber volta attığımız, ekmeğini, aşını beraber yediğimiz, bizi ışık olsundiye okutup Anadolu’nun uçsuz bucaksız yerlerine öğretmen olarak gönderen okulumuzdan ayrılma zamanı gelmişti. Herkesin aklına bugüne kadar kırdığı anlayış göstermediği anlar geliyordu. Özellikle çok sevdiği bir an bile ayrı kalmayacağı arkadaşlarından ve çok sevdiği öğretmenlerini belki birdaha hiç göremeyeceklerini düşünmeleri içlerini burkup, kemiriyordu.

İlkokuldan sonra yedi yıl yatılı okumak,annesinin, babasının yanında okuyanların anlayıp hayal edemeyeceği bir durumdur. Bunu bizler bir kere yaşarken okul müdürümüz kürsüde her yıl yaşadıklarını anlatarak‘’Biz evlatlarımızdan her yıl böyle hüzünlü ayrılıyoruz. Allah yolunuzu açık eylesin. Sizleri büyük bir görev bekliyor. Anadolu’muz bilgiye eğitime susamış sizleri bekliyor. Gideceğiniz yerde sizleri kahraman Türk köylüsü karşılayacak. ‘’Köylü milletin efendisidir.)Oralarda büyüklenmeden kibirlenmeden o insanlarımızın her şeyi ile ilgileneceksiniz. Köylü körse sizde bir gözünüzü kapatarak gezeceksiniz. Topalsa sizde ağır aksak yürüyeceksiniz. Devletimiz bu fakir halktan topladığı kıt kanat imkânlarını sizlere harcadı. Sizlerin görevi burada aldığınız bilgileri Anadolu’nun en ücra köşelerinde bir nakış gibi işleyerek ülkemizi Atatürk’ün dediği gibi Muasır medeniyetler seviyesine sizlerin eğitimde yakacağı eğitim meşalesiyle gerçekleşecektir. Allah yolunuzu bahtınızı açık eylesin. Burası sizin ikinci baba ve ana ocağıdır. Her yıl bir günde buraya sizleri bekliyoruz.Sizleri çok özleyeceğiz. Hepinizi ayrı ayrı öpüyorum…’’ dedi.

İşte bu tembihleri aldığı için bu okullarımızdan mezun olan tüm öğretmenlerimiz ne soğuktan, ne sıcaktan, ne yokluktan ne kıtlıktan, hiçbir çaresizlik onu yıldıramaz, karanlıkları yararak ışığa gider.05.02.2020

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Başar Özdemir
Hakan Öztürk
Nusret Kılıç
Nesrin Bulat
Adil YILDIRIM
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  03 Haziran 2020 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net