29 Mart 2020 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
HALK BANK 'dan Esnafa Destek
HALK BANK 'dan Esnafa Destek
Sezer, evlerinden çıkmayan vatandaşlarla internetten görüntülü sohbet etti
Sezer, evlerinden çıkmayan vatandaşlarla internetten görüntülü sohbet etti
Türk Metal'den Büyük Destek
Türk Metal'den Büyük Destek
Anons Ekibi İmdadına Yetişti
Anons Ekibi İmdadına Yetişti
  YAZARLARIMIZ
GÜL YETİŞTİREN ADAM
04 Mart 2020 Çarşamba Bu yazı 8716 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

İlk kez 1987 yılında tanımıştım kendisini. Bir ramazan günü, şehrimizde düzenlenen kitap fuarına, kitaplarını imzalamak ve okuyucularıyla söyleşi yapmak için gelmişti. Yanında da Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen’in kurucu genel başkanı merhum Ȃkif İnan’la, şu an Yeni Şafak Gazetesi’nde yazan Ersin Gürdoğan vardı. Bir de hemşerimiz, hikâyeci, Necip Tosun…

Rasim Özdenören söyleşi ve imzanın ardından yerel bir TV’de (yanılmıyorsam Denge TV’de) Necip Tosun’la canlı yayın, bir söyleşi gerçekleştirdi.

O zamanlar Kırıkkale’nin kültürel atmosferi gerçekten çok farklı idi. Her dernek, vakıf, gönüllü kültür teşekkülü, kendi çapında yaptığı faaliyetlerle şehrin kültürel yapısına önemli ölçüde katkılar sağlamaktaydı.

Arada geçen yıllar, ülkemizi olduğu gibi şehrimizi de kültürel anlamda olumsuz etkiledi. Rasim abinin deyimiyle “İnsanların geçim derdiyle uğraştığı bir dünyada kitap okumanın faydalarından bahsetmek biraz abes bir durum” sürüp devam etti.

Ama biz yine de üzerimize düşen sorumluluğun bilinci ile hareket etmek durumundayız. Kendimizden başlayarak bulunduğumuz ortamı iyileştirme çabası içerisinde olmalıyız.

Daha sonraları bu bağlamda, bir sivil toplum kuruluşu olan Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen örnek bir çalışma yaparak edebiyat alanında son elli yılımıza damgasını vuran, otuzu aşkın eseri bulunan, değerli düşünür Rasim Özdenören’i şehrimize davet etti. Memur-Sen yöneticilerini tebrik ediyorum.

Üç saate yakın, soru-cevap ve özel bölümlerden olmak üzere, bir sohbet gerçekleştiren Özdenören’in, sinerjisini hiç kaybetmediğini gördüm. Yaşı yetmişlere merdiven dayamasına rağmen, o enerjisinden hiçbir şey eksilmemişti. Üç saat kesintisiz konuştu ve zaman müsait olsa daha da konuşabilecek durumdaydı. Daha sonra da kitaplarını imzaladı.

80’li yıllarda, ilk denemelerinden olan “Yaşadığımız Günler” ve “Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler”, elimizden bırakmadığımız başvuru kaynakları idi. Ve hâla kitaptaki düşünceleri günümüzde bile güncelliğini kaybetmemiştir.

Hep zamandan şikâyet eder dururuz. O, bize zamandan şikâyet etmememizi; kötü bir zamanda iyi bir insan, iyi bir Müslüman olunabileceğini öğreten kişidir. Bizim, “Gül Yetiştiren Adam” olmamızı istemiştir. Kendisi de bu uğurda bütün ömrünü vakfetmiştir.

Kırıkkale Üniversitesinde tamamladığım lisans bitirme tezimi, Rasim Özdenören’in öyküleri üzerine yapmıştım. Bu duruma ziyadesiyle memnun kalmıştı. İlk dönemde yayımladığı her biri kendi içerisinde kıymetli beş öykü kitabını inceleyerek, eserlerinde “insan” temasını nasıl ele aldığını vurgulamıştım. Sonuçta şu ortaya çıkmıştı: Rasim Özdenören’in öykülerinde ele aldığı insan tipi, Anadolu insanının tipik bir örneği idi. Köy yaşantısını şehre taşımaya çalışan; fakat şehrin bu yaşantıyı dışladığı, kültürel erozyona maruz kalmış bir Anadolu insanı…

Rasim Bey; DPT’de çalışırken kendisiyle tezime kaynaklık olması açısından bir de söyleşi gerçekleştirmiştim. Söyleşiyi, Özdenören için özel sayı hazırlayan “Yedi İklim” dergisine göndermiştim. Özel sayıda, gönderdiğim söyleşi yayımlanmadı. Aradan iki yıl kadar bir zaman geçti. Bir de baktım ki benim iki yıl önce gönderdiğim söyleşi yayımlanmış, altında da şöyle bir not: “Bu metin iki yıl önce özel sayı için gönderilmiş, arşivimizde kalmıştı. Özel sayı çıktıktan sonra farkına varılmıştı. Bazı bilgiler biliniyor ve üzerinden iki yıl geçmiş olmasına rağmen, bazı bölümlerin orijinalliği dikkate alınarak yayımlamayı uygun gördük.” Yedi İklim…

Ey güzel insan! İnsanların çeşitli dünya lezzetleriyle gününü gün ettiği, menfaati için yapmadık şey bırakmadığı, kinini kardeşine yönelttiği bir ortamda sen gül yetiştirmeye devam et. İnşallah o güller dimdik, düşünce dünyanın filizleri olarak sana tebessüm edecek…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İdris Aykul
Erol Serkan Kılıç
İsmail Dursun Kuzucu
Nusret Kılıç
Başar Özdemir
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  25 Mart 2020 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net