29 Ekim 2020 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Her Zaman Kırıkkalespor’un Yanındayız
Her Zaman Kırıkkalespor’un Yanındayız
195 Kilogram Kaçak Tütün Ele Geçirildi
195 Kilogram Kaçak Tütün Ele Geçirildi
Macron'u Kınıyoruz
Macron'u Kınıyoruz
Kırıkkale 1 Puanla Yetindi
Kırıkkale 1 Puanla Yetindi
  YAZARLARIMIZ
DİŞ FAKÜLTESİ VEZNESİ
18 Mart 2020 Çarşamba Bu yazı 8319 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Kırıkkale Üniversitesinin bir bölümü olarak önce şehrimizde faaliyete geçtiği tarihten beri, ilgili konularda hastanenin müdavimi olan bir kimseyim.

          Geçtiğimiz yıllarda şehir merkezindeyken ve şimdi de Kampüs içerisinde müteaddit kereler tedavilerimle ilgili sürekli gidip – geldiğim bir kurum.

Önceki ay meydana gelen bir olumsuzluğun tedavisiyle ilgili olarak başlayan sürecin son aşamasına geldim.Perşembe günü yapılan işlemlerin devamı olan hesap ödeme noktasında, saat 15. 50’ de ‘’VEZNE’’ nin kapalı olduğunu, ödemeyi yapmak için ertesi yani Cuma günü gelmemi bildirdiler.

Cuma günü öğleden önce gittiğim hastanede, ilgili kliniğin vefakâr sorumluTabibi Vildan ASLIYÜCE Hanım, gereken işlemlerimi öğleden öncesi için yetiştirme gayretiyle sisteme girerek, tedaviyle ilgili bedeli ödemem için ‘’VEZNE’’ ye yönlendirdi.

          11. 45’ de ‘’VEZNE’’ ye vardığımda kapı – duvar, kapalı! Biraz şöyle etrafa bakındım. Simaen tanıdığım için, ola ki kantine falan gitmiş te geliyor olabilir diye düşündüm önce.

          Fakatbir taraftan dakikalar geçiyor ve paydos yaklaşıyordu. Zaten dünden de bir saat öncesinden bu güne kalmıştım!

‘’VEZNE’’ nin yan tarafındaki başka idari büroya sordum, ilgiliden bir bilgilerinin olup olmadığını. Bana; (-Bekleyin, biraz sonra gelir!) dediler.

O arada orada bekleyen başka bir ana – kız dikkatimi çekti ve sordum.(-Kızım sizde mi burayı bekliyorsunuz?) dedim.

          Kızcağız; (-Evet amca, sizden çok daha önce geldik ve bekliyoruz! Herhalde öğleden sonraya kalacağız!)

Vaziyet anlaşılmıştı benim için!Görevli şahıs demek ki yarım saat öncesinden kapıyı kilitleyip gitmiş dedim kendi kendime.

O arada yan taraf bürodan çıkan başka bir görevliye tekrar sordum; (- Beyefendi buranın görevlisi yok mu, bilginiz var mı?). Bana verdiği cevap; (- Bekleyin beyefendi, gelir birazdan!).

Sabır katsayım yavaş yavaş zayıflamaya başlamıştı. (- Bak beyefendi sizi ilgilendirmiyor ama şu anda neredeyse mesainiz bitiyor ve biz hala bekliyoruz! Bir bilginiz varsa lütfen söyleyin, boş yere beklemeyelim! Değilse ben Fakülte Dekanına şikâyete gideceğim!).

Aldığım cevap o kadar pervasız, adeta kimseyi takmaz ve kendine güvenen bir tarzdaydı!!! (-Beyefendi nereye gidersen git!). Bu cevap sinir sigortamın atmasına vesile oldu!

          Doğruca çıktım Dekanlığın katına.Dekan Yardımcısı Sayın Zahit AKTAŞ Hoca odasında. Girdim içeriye; (- Sayın Hocam, aslında hiç sevmediğim ve arzu da etmediğim bir durumla ilgili şikâyete gelmek zorunda kaldım, kusura bakmayın!) dedim.

          Zahit Hoca biraz şaşkın bir vaziyette; (- Buyrun beyefendi, oturun. Konu nedir ben yardımcı olayım!) dedi.Bunun üzerine başladım yaşadığım ‘’VEZNE’’ sıkıntısını anlatmaya.

Birkaç yere telefon ederek durumu öğrenmeye çalıştı.Doktorumu arayıp ondan da bilgi aldı. Öğle öncesinin hesap hasılatını şehre bankaya yatırmaya gitmiş olabileceğini bildirdi. Bu arada Fakülte Sekreteri Ömer Ali KESKİN Bey odaya gelerek bana; (- Vezne şu anda hizmet vermeye hazır, buyrun geçin ücretinizi yatırın!) dedi.

          ‘’VEZNE’’ ye vardığımda görevli Zafer DURAN vazifesi başınalütfetmişti! Beni telaşlı bir şekilde karşısında gören görevli; (- Beni şikâyet eden sen misin?) diye öyle bir öfkeli soruşu var ki, tarif edilemez! Ben de (- Evet benim, burası devletin bir kurumu ve ben para yatıracağım! Senin keyfine göre hareket etme, vatandaşı burada mağdur etme hakkın yok!) deyip, elimdeki evrakı uzattım. Kâğıttan ilgili bilgiye bilgisayara girdikten sonra bana; (-166. 60 TL ödeyeceksin!)

Kendisineiki adet yüzlük verdim. Bir paraya bir yüzüme baktı ve; (- Burda iki yüz lira var! Ben sana 166 lira 60 kuruş dedim!)diyebeni tersledi!Görevlinin niyetini anlamıştım! Bende (- Bak beyefendi senin alacağından fazlasını veriyorum ben. Sen üstünü iade edeceksinbana!).

          İş iyice zıtlaşmaya gidiyordu artık!Israrla benden atmış kuruşu bozuk istiyor ve işi zora sokuyordu!Cebimde de bozukluk olmadığı için, beni zorla olay çıkarmaya tahrik ediyordu!Bunun üzerine atmış kuruş için bir lira verip bunun üstü kalsın, sen makbuzumu ver dedim.

          Buna da itiraz edince artık sabrım taştı! (-Bana bak! Burası devletin bir kurumu ve sende burada görevli birisin. Ben para veriyorum ve sen bundan ekmek yiyor, maaş alıyorsun! Seninbu şekilde kapris yaparak egonu tatmin etmeye hakkın yok! Sen mesai saati içerisinde görev yerini terk edip gideceksin, vatandaşı burada dakikalarca asker edeceksin ve ben de seni şikâyet etmeyeceğim öyle mi yani? Burası senin babanın çiftliği değil! Ve sen şikâyet edildim diye de böyle işkence yapma hakkına sahip değilsin!Adam gibi görevini yapacaksan yap, yoksa çok daha farklı duruma beni zorlama, yeter artık!) dedim.

Böyle tantanalı bir şekilde ve paydos saatinde, kazasız – belasız makbuzumu alabildim. Ama paydosa girildiği için de bu defa klinikteki işim öğle sonuna kalmış oldu!

          Öğleden sonra klinikte doktorum Vildan Hanım çok kısa zamanda tedavimle ilgili işlemi gayet seri ve güzel bir şekilde sonuçlandırdı. Buarada ‘’VEZNE’’ olayını sordu. Ben de anlattım tüm olan – biteni!

          Daha önceki tedavi işlemlerimde de, şu anda burada bulunmayan Sayın Prof. Saadet ATSÜHoca’ mın da, idarî personellerdeki bu uyumsuz ve sorumsuzluklarından şikâyetine şahit olduğumu, bu olumsuzlukların bir türlü sonunun alınamadığından bahsetmiş olduğunu biliyorum.

Bu defaki tedavimin devamıyla ilgili randevumu alıp, Vildan Hanım’ a ilgi ve alakalarından dolayı hassaten teşekkürlerimi bildirip ayrıldım.

Sonra Dekan Yardımcısı Sayın Zahit Hocanın yanına giderek ona da ilgi ve alakasından dolayı teşekkürlerimi bildirdim. Bana oda idari personel konusunda bu ve benzeri sıkıntıların sürekli yaşandığından bahsetti!

          Demek oluyordu ki akademik personelin çalışma ve performansı, idari personellerce (kısmen de olsa), bir yerde sabote ediliyor olduğu gerçeği çıkıyor ortaya!Çünkü daha öncesinde Saadet Hoca’ nın ve şimdi de mevcut akademik kadronun bu gibi olumsuzluklardan, tabir caizse canlarından bezmeleri,muhtemeldir ki Saadet Hoca’ nın bu olumsuzluklardan dolayı Kırıkkale’ den ayrılması,ortada bir yaranın olduğunugöstermektedir sanırım!

Takdir edilmesi gerekenin takdiri – taltifi, tekdir edilmesi gerekenin de tekdiri – cezalanması olmadığı durumda, ne başarı olur, ne huzur olur nede sağlıklı bir çalışma ortamı olur!

Hele ki şu son dönemde virüstü – salgındı derken, ülkenin başında sağlıkla ilgili bin bir dert varken, birde böyle kendini bilmez, ne idüğü belirsiz personellerle vatandaşın sürtüşmeye girmesi hiçte hoş bir durum olmasa gerek!

Geçmişten süregelen bu ve benzeri personel olumsuzluklarına, Fakülte yönetiminin acilen el atması, kangren olmaya yüz tutan bu sürtüşmelerin biran önce çözümlenmesinin sağlanması dileklerimle, akademik personelin başarılı çalışmalarına devamını dilerim

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Adem dogruca  -  18-03-2020 - 14:16
Veznedarin işine sıcak bakmaması işin lakaytligindandir.Mesai saatlerine uymadığı aşikâr .vatandaşın işine karşı sıcak davranmayan kişileri uyarmak iş yetindeki amirlerin işidir.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
Erol Serkan Kılıç
Şevket ÖZSOY
Meliha Kartal
Nesrin Bulat
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  28 Ekim 2020 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net