06 Temmuz 2020 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Şehit Aileleri ve Gaziler Abone Açım Ücreti Alınmayacak
Şehit Aileleri ve Gaziler Abone Açım Ücreti Alınmayacak
Sistemler Değerlendirildi
Sistemler Değerlendirildi
Saran'ın Gönlü Zengin
Saran'ın Gönlü Zengin
3 Temmuz Şehitleri Unutulmadı
3 Temmuz Şehitleri Unutulmadı
  YAZARLARIMIZ
ÖZGÜRLÜK YAZARLARI FİLMİ ÜZERİNDEN EĞİTİME FARKLI BİR BAKIŞ (2)
21 Mart 2020 Cumartesi Bu yazı 4463 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Erin Gruvell'in yazmış olduğu bir kitaptan sinemaya uyarlanan bir filmdir.
Birçok öğrenci Erin Öğretmenleri sayesinde Çetelerden, Gruplardan ve Irkçı Gruplardan uzaklaşmıştır. Sonuçta Erin Öğretmen öğrencilerin ufkunu açmaya başarabilmiştir ve bu sayede aşık olduğu öğretmenlik mesleğini yerine getirmenin mutluluğu ile yaşamıştır. Sıradan Bankacı eğitim modelini kendilerine hedef tutan öğretmenler ise Erin’in çalışmalarına bir anlam veremiyor ve hatta engellemeye kalkışacaklardır, ancak Erin öğretmen tüm engellere rağmen bireysel çabalarıyla tüm zorlukların üstesinden gelmiştir.
 

     Öğretmen Erin Gurwell’in uyguladığı etkili yöntemler sayesinde,Herkesin bir hikâyesi olduğunu, kendi kendilerine bile olsa bunu anlatmanın önemli olduğunu, Küçücük dünyalarında kocaman sorunlarla boğuştuklarını ve kaldıramayacakları yüklerle yaşamak zorunda kaldıklarını fark ettiği öğrencilerinin yazarak açılmalarını, içlerini dökmelerini istiyor. Her öğrencinin kendi hayatı, başından geçenler, içinde yaşadığı koşullar, dinlemek isteyenin anlayabileceği ruh dünyaları olduğunu görüyor ve iç dünyalarına inerek onları kazanmayı deniyor. Her biri yaşadığı çaresizlikleri, öfkelerini, korkularını yazarken, kimi ıslahevinde yaşadıklarını, kimisi de varoşlarda genç bir zenci için hayatın ne olduğunu satırlara dökmüştür. Bu bölüm seyir keyfi açısından hoş bir teknikle çekilmiş. Her öğrenci yazdıklarını boş sınıfta oturduğu sırasında kendisi anlatır, öğretmen de masasında ilgiyle dinlerken, anlatılan olaylar arka planda akıyor. 

   Filmde Gruwell’in bu çalışmaları anlatılır, Eğitimlerine  devam ederken öğrencilere o dönem içinde okumaları gereken dört kitabı hediye ederken ’Şu andan itibaren size ‘yapamazsınız’ diyen tüm sesler susturulacaktır. Hiçbir şeyin değişmeyeceğini söyleyen her bir sebep ortadan kalkacak. Daha önce olduğunuz kişinin zamanı doldu.’ cümleleriyle nemelazımcı, böyle gelmiş böyle giderci, bir an önce gitsinler de kurtulalımcı öğretmenlere iyi bir cevap verir.

Yine aynı ortamda kitaplarını aldıktan sonra küçük konuşmalar yapan, ailelerindeki ilk lise mezunu olacak öğrenciler olmanın gururunu yaşayacaklardır. Bu sınıfta olmaktan korkuyor, okulun salağı olmaktan utanıyordum. Ama o eskidendi, ben de cesurum. Başka bir sınıfa geçebilmek için yalan söyleyebilirdim, ama burada kaldım.’’Sınıftaki tek beyaz öğrencinin tüm korkaklık ve pısırıklığından kurtulduğunu ifade eden bu sözleri, Erin Gruwell’in inanılmaz azim ve idealistliğiyle tüm güçlüklere göğüs gererek, öğrencilerine yardımcı olabileceğine olan inancını güçlendirmiştir.Kitap alacağı parayı kazanabilmek için üç farklı işte çalışması,eşi tarafından sütyen satan öğretmen benzetmesi onu yıldırmazken bu yaptıklarının ve fedakârlıklarının ödülünü aldığını, öğrencilerinin hayatında devrim niteliğinde dönüşümler yaratarak amacına ulaştığını ilan edecek içerikteydi;Tarzı ve yöntemleriyle öğrencilerin kalbini kazanmayı başaran bir öğretmen. Mesleğini ‘Onların hayatlarına anlam katmalarına yardımcı olurken benim hayatım da anlam buluyor. ‘ yaklaşımıyla yapan, her bir öğrencisiyle ayrı ayrı ilgilenen, elinden kaydığını fark ettiği öğrencisine ‘Başarısız olmana izin vermeyeceğim. Çalışman için gerekirse her akşam evine gelirim.’ diyebilen bir öğretmenlik anlayışıyla başarıya ulaştı.

     Filmde eleştiriyi hak eden bir bölüm; yoğun bir şekilde Yahudi soykırımı vurgusunun yapılması ve öğrencilerin ıslahında başat unsur olarak soykırım argümanlarının kullanılması filmin ana mesajının önüne geçiyor. Bir yere kadar öğrencilerin empati yapabilmeleri amaçlanmış diyerek anlamaya çalışsak da örneklem abartılı boyutta merkeze oturuyor ve propaganda başlıyor. Yüreğe işleyen müzikler eşliğinde duygusal ses tonuyla anlatımı yapılan Auschwitz kampı görüntüleri, yaşayanların anlatıları, anı kitabından anekdotlar vs ile ciddi bir Yahudi propagandasına maruz bırakılıyor izleyici. Soğuk savaşın ilk yıllarından itibaren ABD’nin dünya üzerinde katliam yapmadığı tek bir yılın olmadığı istatistiklerle sabittir. Sadece filmin çekildiği yıllarda Irak’ta bir milyondan fazla masum sivil insanın ABD bombardımanlarıyla katledilmesini tüm dünya canlı yayında izledi.Bosna Hersek’te Sırpların avrupa’nın ve dünyanın gözü önünde hiçte hitlerin yaptığından geri kalır yanı olmayan soykırıma bir kare olsun atıf yapılmazken, Dahası İsrail devletinin Filistin’de yaptığı katliamlar mütemadiyen devam ededururken bunların yok sayılarak Yahudi güzellemesinin gözlere sokulması ve Yahudilere ağıt yakılması Amerikan sinema endüstrisinin ne kadar iki yüzlü ve eğitim içerikli bir film yaparken bile ne kadar samimiyetsiz olduğunu gösteren bir örnek olarak filmin eğitime dair nitelikli mesajına gölge düşürmüş.

         Film, ırkçılık kavramını eksene almakla birlikte Amerikan eğitim sistemini ve eğitimcilerin mantalitesini de masaya yatırıyor. Lakin bunları irdelerken derin bir sistem sorgulaması yapamıyor. Özellikle farklı ırk ve kültürlerden gelen öğrencileri sistem dışına iten, çoğulculuğu salt siyasal çoğulculuk bağlamında güvence altına alan fakat her türlü dinî ve sosyo-kültürel çoğulculuğa kapıları kapatmasından dolayı toplumdaki derin yarılmaların oluşmasına neden olan sisteme hiç değinilmemiş. Bir öğrencinin ‘’Neden siyahların edebiyatını işlemiyoruz şeklindeki soruma çok fazla seks, uyuşturucu ve küfür olduğu için dedirten, Oysa sadece uygun olmadığı için deseydi yeterliydi,’’ serzenişinde görüldüğü gibi hakikati tekeline alıp ‘öteki ‘olarak nitelediği diğer kültürleri ‘kurucu öteki’ olarak değil; temizlenmesi, olumsuzluklardan arındırılması gereken ‘alt kültürler’ olarak görmesi daha derinlemesine eleştiriye tabi tutulabilirdi. Çetelere malzeme yapılan o çocukları mahkeme salonlarında korumaktansa okul sıralarında kazanmak daha önemli elbette fakat diğer kültürleri çeteleşmeye ve radikalleşmeye götüren sistemin ayrımcı ve ırkçı yapısını değiştirmek için yola koyulmak adalet, özgürlük ve güveni tesis etme noktasında çok daha önemli bir adım olacaktır.

          Söz dinlemeyen,otoriteye baş kaldıran,yapacağı işlerde hep çalıştığı yöneticileri bay pas yapıp daha üst yöneticilerden işini halleden bir öğretmenle yönetici olarak çalışmak istermiydiniz ?

    

                                                                              Şuayip BÜTÜN

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şuayip Bütün
Pınar Taşçı YIKILMAZ
Başar Özdemir
Nusret Kılıç
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  01 Temmuz 2020 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net