28 Mayıs 2020 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Hafriyat alanında çıkan yangın söndürüldü
Hafriyat alanında çıkan yangın söndürüldü
Karakeçili'de tır ile otomobil çarpıştı 1 yaralı
Karakeçili'de tır ile otomobil çarpıştı 1 yaralı
Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun
Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun
Kısıtlama Bitti, Trafik Yoğunlaştı
Kısıtlama Bitti, Trafik Yoğunlaştı
  YAZARLARIMIZ
KARAKTER MESELESİ
06 Nisan 2020 Pazartesi Bu yazı 5514 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Gündemimiz doğal olarak sadece ülkemizi değil dünyanın her köşesini yangın yerine çeviren virüs hadisesi olmaya devam ediyor. Galiba bu gidişle yaşar görürsek uzun müddette öyle olacak.

            Yarardan Rabbim bir dert verirken mutlaka dermanını da veriyor. İnsanoğlu, doğduğu günden öldüğü güne kadar maddî mânevi çeşitli hastalık ve musibetlerle karşı karşıya kalır.

            Allah'a olan imanımızın bir gereği olarak başımıza gelen her türlü derdin ve belanın Ondan geldiğini biliriz. Her şeyin Onun takdir ve dilemesi ile başımıza geldiğinin şuuru içinde oluruz. Her an, çeşitli vesilelerle imtihana tâbi olduğumuzun idraki içinde bulunuruz. Fakat bir an önce de ondan kurtulmak, eski dinç halimize ve sağlığımıza kavuşmak için çeşitli çarelere başvururuz.

Bu çare arayışımız kendi sağlığımız için önemli olduğu gibi, aynı zamanda Allah'a olan tevekkülümüzün de bir icabıdır.  Peygamber Efendimiz (sav): ”Ey Allah'ın kulları, Tedavi olun. Cenabı Hak her dertle birlikte şifasını da yaratmıştır. Yalnız bir derdin devası yoktur; o da ihtiyarlıktır.” Yine başka bir hadiste bu deva arayışını değişik bir ifade ile şöyle bildirilir: “Cenabı Hak verdiği her hastalık için bir de ilâç yaratmıştır.” Buyurmuştur.

O halde verilen bu virüs belasına da çare aramak imanımızın bir gereğidir. İnşallah tez zamanda da bunu çaresi bulunacaktır.

Şimdilik bu çaresizlik içinde insanların konumu, mevkii, ve statüsü ne olursa olsun ne karakterde olduğu çıkıyor ortaya.

Gerek sosyal medyadan ve gerekse etrafımızda ki insanlardan çok farklı yaklaşımlar geliyor.

Pek çok kişinin kendisine güvenip, karşısında dizini kırıp sohbet dinlediği bir hoca tutup, İslami kişilerden birinin bu virüs olayını önceden bilemediği ve bu olayı Bill Gates adlı bilgisayar mucidinin önceden söylediği için ona övgüler yağdırdı.

Evliya hükmündeki zatları küçümseyen bu kişi, onların hiç birisinin Koronavirüsü önceden haber vermediğini bunun haberini Bill Gates'in 5 sene önce vererek gerçek evliyalık gösterdiğini iddia etti.

Gaybın sadece Allaha Teâlâ’nın bildiğinden bile habersiz olan bu kişi, evliyaları ne sanıyor olmalı ki onların önceden haberler vermedikleri için kötülüyor. Bununla da yetinmeyerek apaçık bir Kafir olan Bill Gates'e, "Hazret-i Bill Gates Rahmetullahi aleyh, kuddise sirruh (HAŞA) diyerek onu yüceltiyor.

Efendim kinaye yapıyor olabilirmiş. Olamaz efendim olamaz. Evliya ile âlim ile bu kadar dalga geçilmez. Bir önceki yazımda İmamlara yapılan haksızlıklara zaten her gün yenisi ekleniyor. Maaş bile verilmesin önerisi ortaya atılıyor. Kocaman hoca unvanı taşıyan kişiler İslam ve onların âlimleri ile böyle dalga geçerse, kendini klavye silahşoru görenler neler demez ki.

Neyse bunu böylece bırakıp geçelim.

Lütfen şu karantina işini ciddiye alalım. Kimse hapis olmayı istemez. Ama karantina bir hapis değil bir zorunluluktur. Sosyal medyada güzel bir söz vardı. “Evde tv izlemek yoğun bakımda tavanı izlemekten iyidir” diye.

Lütfen dikkat edelim. İçlerinde benimde evladım var. Hem oğlum hem kızım görevlerinin başında.  Bebeği daha küçücük olmasına rağmen izin olmadan görev yapıyor. Onların bu fedakârlığına sokakta fink atarak ihanet etmek neyin nesidir.

Bana bir şey olmaz anlayışı en az yukarıdaki kadar çarpık bir zihniyettir. Sana bir şey olmayabilir. Ama sen farkında değilsindir belki taşıyıcısın ve bir başkasına bulaştırdın. O zaman bunun ebedi âlemde hesabını nasıl vereceksin. Sen sağlıklı olabilirsin bilmeden atlatıyor olabilirsin. Ya senin temas etiğin kişinin bağışıklılığı zayıfsa ve ona bir şey olursa.

Hamamı kahvehane yapıp okey oynatacak veya oynayacak kadar devletin aldığı yasak kararlarına desise bulanlar var. Ey cahiller kendinizi uyanık sanıyorsunuz ama aldığınız bir virüsü akşam annene, eşine, çocuğuna aktarırsan orada geçirdiğin bir saatlik zevkin karşılığı onların ölümü olursa vicdanının kızgın yağında her gün kavrulmayacak mısın?

            Arkadaş karantinaya uyan korkak değildir. Asıl onlar yüce insanlardır. Uymayanlar cesur kişi değil en basit tabirle vurdumduymaz ve bencil kişilerdir.

            Kendini düşünmeyebilirsin ama evladı düşün, torununu düşün, anneni düşün, sokaktan geldiğinde ev halkı ile temas ediyorsun onların sağlığını düşün. Bunun cesaret nesrinde bu olsa olsa etrafındaki insanlara ihanettir.

            Dedim ya bu günlerde karakterler ortaya çıkıyor. Benciller, vurdumduymazlar, puslu havayı sevenler, devlete millete hakaret için fırsat kollayanlar, İslam düşmanları, cesur olduğunu sanan en yakınının canını önemsemeyen korkalar, devletin tedbirlerine hile bulanlar. Hepsi çıkıyor ortaya.

            Eline koca bir koli bandı alıp, bu tiplerin dilini, elini, ayağını bantlayıp iki hafta gözleri ile dünyayı seyrettireceksin.

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
Nusret Kılıç
Erol Serkan Kılıç
Sevda Vapur
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  27 Mayıs 2020 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net