01 Haziran 2020 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Hafriyat alanında çıkan yangın söndürüldü
Hafriyat alanında çıkan yangın söndürüldü
Karakeçili'de tır ile otomobil çarpıştı 1 yaralı
Karakeçili'de tır ile otomobil çarpıştı 1 yaralı
Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun
Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun
Kısıtlama Bitti, Trafik Yoğunlaştı
Kısıtlama Bitti, Trafik Yoğunlaştı
  YAZARLARIMIZ
KALİTELİ ÖMÜR
19 Nisan 2020 Pazar Bu yazı 3659 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Elbette uzunca bir süredir yazdığımız yazılarda ne siyaset konusu var ne kendimizi geliştirdiğimiz başka bir konu. Varsa yoksa doğal olarak dünyayı sarsan korona virüsü.

            Yine öyle olacak ve korona konusunu temel nokta alarak düşüncelerimizi paylaşacağız.

            Evet, dünyada ki bu virüsten etkiyenlerin yani bu hastalığı almış olanların sayısı 2 milyon üç yüz bini geçti. Ölümlerin sayısı iki yüz bine yaklaştı. İyileşenlerin sayısı ise 560 bin kişiyi aştı.

            Ülkemizde ise bu salgından virüsü kapanların sayısı seksen bin ve maalesef vefat edenlerin sayısı bugün itibariyle bin sekiz yüz kişiyi geçti. Elbette yüzümüzü güldüren iyileşenlerin sayısı 9 bin kişiyi aştı.

            Bu corona, korona,covit19 adı ile anılan salgın hastalığı bizlerden çok şey aldı ama gitmedi ve almaya devam ediyor. İnsanların birbiri ile yakınlaşması, tokalaşıp sarılması, karşılıklı oturup bir bardak çay içmesi, oğulları ile sarılması, kızları ile hasret gidermesi, torunları ile güreş tutması, sokaklarda özgürce gezmesi, seyahatten yeme içmeye tüm sosyal faaliyetlerimizi aldı almaya devam ediyor.

            Tabi ki bize kattığı şeylerde oldu.

            Kitap okumayı, evde vakit geçirmeyi, aile olgusunu, sevmeyi, özlemeyi, samimiyetin ne denli güzel bir olgu olduğunu öretti.

            Bize öğrettiği güzelliklerden biri de birlik ve beraberlik ruhudur.

            Her şeyden önce devletin düzenlemiş olduğu biz bize yeteriz kampanyasına katılımın nedenli çok olduğunu takip ediyoruz. Harika bir katılım ile gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşma derdinde olanların ellerinde erzak, aş olan, tenceresinde yemek olan kişilerin sayısı bizleri gururlandırdı.

            Belediyeler de kampanya yaptı. Kanunen yasak olduğu için tek elden yapılması için durduruldu ama farklı başlıklar altında yine kişilere ulaşılıyor. Bazıları çekip sosyal medyada bazı belediyelerin sadece kendilerine oy verenlere yardım yaptığını belgeleri ile ortaya koyuyor ama olsun nihayetinde bir insanımızın evine erzak giriyor. Doğrusu bu mu? Elbette hayır ama ne yapacaksın maalesef her alanda olduğu gibi erzak ve aş ve iş işinde de politik davranan çıkıyor.

            Bazı şirketler maske, koruyucu elbise, dezenfektan malzemeleri üretmeye ve devletin emrine vermeye başladı. Bazı oteller mekânlarını evlerine gidemeyen sağlık personeline tahsis ettiler. Bazı lokantalar hastanelere tüm imkânlarını zorlayarak dönemin kahramanlarına yemek ikramı yarışına girdiler.

            Şehirlerin değerleri olan iş adamlarından memleketlerine destekler geldi. Ata yurtlarındaki fakir fukaraya yardım kolileri gönderen bizim şehrimizin de bu yardımlardan nasibini aldığı kişilerin olması da bizleri sevindirdi.

            Bazıları hiç kendini göstermeden veresiye defterleri yırttırdı.

            Devletin başta Makine kimya olmak üzere, aselsan gibi pek çok kuruluşları sağlık makineleri üretme yarışına girdiler. Bugün haftalık beş yüz adet solunum cihazı üretmeye başlamış olması müthiş haber olarak kafamıza yazıldı.

            Bugünkü ekranlarda hafta sonu sokağa çıkma yasağı nedeniyle sağlık çalışanlarına verilen bir desteği daha gördük. Havayolları şirketlerinden, oto kiralama şirketlerine, büyük fabrikalardan, bazı holdinglere kadar pek çok kesimin binek otomobilden minibüs, otobüslere kadar araçlarını sağlık çalışanlarının rahat gidip gelmesi için tahsis etiğini gördük.

            Tüm bu kaybettiklerimiz ve kazandıklarımız ile yaşarken birde muhasebe yaptık. Ne kadar yaşadığımız değil nasıl yaşadığımızın önemli olması gerektiğinin muhasebesini yaptık.

            Allah sağlıklı uzun ömür versin elbette ama bu ömür hayırlı olsun. Sağlık olmayınca, mutluluk olmayınca, sevgi olmayınca, iman, inanç, itikat olmayınca bin yıl yaşasan ne olur?

            Allah’ın verdiği ömür ne kadar kısa olursa olsun, ebedi âleme hazırlık yapmışsan, sevdiklerinle kaliteli vakit geçirdinse, geride bir eser bırakmışsan, hoş bir sedan kalmışsa bu âlemde yeter bence.

            Efendim kısa ömür uzun ömür ne kadar derseniz. Herkese göre değişir. Ölçü yıllar değil kaliteli yaşamdır.

Elbette Rabbim belirler ömrü. Ne bir salise kısalır ne uzar. Buna imanımızı tartışmayız tartıştırmayız bile. Bizim değimiz ömrünüzün nihayet zamanı gelmiş gibi ebedi âleme hazırlık yapıp, bu dünyada da kaldığımız her anı kaliteli yaşamak gerektiğidir.

            Sağlıklı ve kaliteli ömrünüz olsun.

            Selam ve dua ile… 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Sevim YURTSEV  -  21-04-2020 - 08:42
Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur.
Kerime KAYA  -  20-04-2020 - 15:41
Sızlanarak mezarlığa gider, dönerken de dünyaya dalarız. Hatırımızda ne ölüm kalır, ne de ölüm meleği. Tıpkı bir sürüye hücum eden kurttan, sürünün ürkmesi gibi. O bir koyun alıp gitti mi, diğerleri yine yayılmalarına devam ederler.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Başar Özdemir
Şevket ÖZSOY
Bahattin Akyön
Pınar Taşçı YIKILMAZ
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  27 Mayıs 2020 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net