30 Haziran 2022 Perşembe
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Kırıkkale'den Beklentimiz Yüksek
Kırıkkale'den Beklentimiz Yüksek
Duman ve Çelik, İYİ Parti'de
Duman ve Çelik, İYİ Parti'de
ECTASY Uyuşturucu Hap Ele Geçirildi
ECTASY Uyuşturucu Hap Ele Geçirildi
Yaz Spor Okulları Açıldı
Yaz Spor Okulları Açıldı
  YAZARLARIMIZ
Kıyıya Vuranlar
22 Nisan 2020 Çarşamba Bu yazı 15719 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Ramazan Dikmen’in uzun yıllar okunmayı bekleyen öykü kitabını nihayet okuma fırsatı buldum. İz Yayıncılık arasından çıkan kitapta toplam on öykü var. Pek çok edebi dergide öyküleri yayımlanan Dikmen, aynı zaman da edebi bir dergi olan “Kayıtlar”ın kurucuları arasında yer alır. Dikmen, 1997 yılında, kırk bir yaşında vefat eder.

İlk kitabı Kıyıya Vuranlar (İz Yayıncılık) ölümünden yaklaşık 1 yıl önce yayımlanır. (1996). İkinci öykü kitabı Afife Ablanın İncileri (Hece Yayınları) ise öldüğü yılda, fakat ölümünden sonra yayımlanır. Daha sonra bu iki kitaptaki öyküleri Muhayyer adıyla tek bir kitapta toplanır. Dikmen’in bir de, John Kennet Galbraith’den İktidarın Anatomisi (Hece Yayınları, 2004) adıyla Türkçeye kazandırdığı çevirisi var.

Ramazan Dikmen’in hemen hemen bütün öykülerinde geleneksel din anlayışına ince bir gönderme vardır. Bunu yanı sıra öykülerde insanların ruhsal tasvirleri yapılmış, iç konuşmalara ve duygusal gelgitlere bol miktarda yer verilmiştir. Bazı öykülerin giriş kısmı, sanki öykünün sonu gibidir. Öyküyü sonuca bağlamınız için, öykünün bitiminde tekrar başlangıç kısımlarını gözden geçirmeniz gerekebiliyor. Bu da yazara ait bir yöntem ve üslup olsa gerek… Şimdi kısa kısa, kitaptaki öykülere bir göz atalım.

Muhayyer’de; arkadaşı Turan’dan ayrıldıktan sonra hiç evlenmemiş, adeta dünyaya küsmüş bir kızın içinde bulunduğu psikolojik durum ele alınmaktadır. Müftü olan ve askeri darbeden sonra sakallarını kesmek, fötr şapka giymek zorunda kalan babası ve içinde bulundukları toplumsal çevre, bir müzik parçası gibi bu kızın hayallerinde yaşamaktadır.

Sen Değil Ayak Seslerin isimli öyküde; bir büroda muhasebe işleriyle uğraşan birinin hayal mi gerçek mi olduğunu tam ayırt edemediği koridordaki ayak sesleri ve bu ayak sesleri üzerine kurduğu hülyalar anlatılmaktadır.

Geriye Kalan öyküsünde; küçük bir sahil kasabasında geçici görevde bulunan bir memurun, buraya tayini çıkmış bir başka memurla karşılaşması ve yaşadığı iç çalkantıları ele alınmaktadır.

Susan Adam’ın öyküsünde; arkadaşı İhsan’la, çocukluk ve gençlik yıllarında şen şakrak bir hayat yaşayan Ramiz’in üniversiteden sonraki hayatındaki değişmeler ve içine kapanmaları işlenmiştir.

Sonrası adlı öyküde; bir apartmanda kiracı olarak oturan bir gencin, komşularının kızına karşı içinde beslediği duyguları ve bununla beraber kültür erozyonuna uğramış bir toplum ele alınmıştır.

Kitaba da adını veren Kıyıya Vuranlar’da; evlenme hazırlıklarında olan belli bir yaşa sahip beyefendinin kendisi gibi çalışan aynı olgunlukta, çalışan bir memur ile izdivaç öncesi aralarında yaşananlar ele alınmaktadır. Erkek biraz dindar; kadın ise erkeği elde etmek için ailesinin yüzeysel dini inançlarını öne çıkartan birisidir. Erkeğin bu atmosfer içerisindeki gelgitleri ve ruh dünyası, öykünün konusunu oluşturmaktadır.

Çarpık kentleşmenin ele alındığı Geçende öyküsünde; üniversite yıllarında tanıştığı kız arkadaşı ile yaşadığı uzun, karmaşık bir ilişki ve sonunda kızın bir başka birisiyle evlenmesi anlatılır.

Babasının gazete bayisinde çalışan ve lise sonda beklemeli kız öğrencinin, üniversite talebesi bir gence beslediği duyguların anlatıldığı bir öyküdür, Eski Çamlar… Bayiden her gün gazete alan ve bayideki kitaplara göz gezdiren üniversite talebesinin burada çalışan kıza karşı duyguları, geleneksel din anlayışı ve bir sabah kızın babasının kör bir kuruşuna kurban gitmesiyle nihayete eren bir öykü.

Sır’da; sınavların bitmesine bir hafta kala evlenecek arkadaşı Cevdet’in düğününe trenle giden Behiç’in trende tanıştığı ilkokul öğretmeni ile diyalogları ve gencin, sonradan, yaşadıklarını tahlil edişi; Behiç’in yollamış olduğu mektuplara kızın, uzunca iki mektup yollayışı ve mektuplarda başından geçen olayları anlatışı dramatik bir şekilde ele alınır.

Bir Akşam İçin Ön Çalışma öyküsünde; yazar farklı bir teknik kullanmış. Kahramanın yaşadıkları ya da anlatmak istedikler, bir öykü kurgulaması içerisinde on bölüme ayrılarak verilmiş. Ülke için sözleri olan insanların bir araya gelişleri ve tartıştıkları konular, bu kurgu içerisinde öyküdeki yerini almış.

Kıyıya Vuranlar, yalın bir Türkçe ile yazılmış, edebi zevk alarak okuyabileceğiniz türden bir öykü demeti…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kamil ÖCAL
Yener KAZAN
Şadiye ERYILMAZ
Müfit ASLAN
Ahmet ULUSOY
Dede BULUT
Hidayet DOĞAN
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  29 Haziran 2022 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net