01 Haziran 2020 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Hafriyat alanında çıkan yangın söndürüldü
Hafriyat alanında çıkan yangın söndürüldü
Karakeçili'de tır ile otomobil çarpıştı 1 yaralı
Karakeçili'de tır ile otomobil çarpıştı 1 yaralı
Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun
Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun
Kısıtlama Bitti, Trafik Yoğunlaştı
Kısıtlama Bitti, Trafik Yoğunlaştı
  YAZARLARIMIZ
Çocuklara Armağan edilen Egemenlik
23 Nisan 2020 Perşembe Bu yazı 2266 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Mustafa Kemal ve arkadaşları Amasya, Erzurum ve Sivas Kongrelerinden sonra Ankara’ya gelmişti. Bir meclis kurulması gerekiyordu ve Mustafa Kemal bunun Anadolu’da güvenli bir yerde kurulmasını istedi. Ancak İstanbul hükümetinin de etkisiyle Mebusan Meclisi İstanbul’da açıldı. Çok geçmeden Türk ulusunun bağımsızlığını isteyen maddeler içeren Misakı Milli’nin de kabul edilmesiyle Mebusan Meclisi kapatıldı. Artık Mustafa Kemal meclisi Ankara’da toplayabilirdi, bunun için de bütün illere, sancaklara ve kolordu komutanlıklarına bir telgraf çekti. Bu telgrafta 23 Nisan 1336(1920) günü Ankara’da bir meclisin açılacağı ve bunun için seçim yapılması isteniyordu.

 

Milleti Kurtaran Devlet Kuran Meclis

 

Seçimler Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mart 1920 tarihli tamimi ile 66 seçim çevresinde yapıldı. Seçim çevreleri livalardı. Ve coğrafi olarak 9 bölgelerden oluşuyordu. Bu  bölgeler;

I. Orta Kuzey Anadolu, Ankara, Bolu, Çankırı, Çorum, Ertuğrul, Eskişehir, Kütahya, Kırşehir,

Yozgat.

II. Ege bölgesi, Aydın, Biga, Burdur, Denizli, Gelibolu, Isparta, İzmir, Karesi, Menteşe, Saruhan.

III. Marmara Bölgesi, Bursa, Edirne, İstanbul, İzmit

IV: Akdeniz Bölgesi, Adana, Antalya, Cebelibereket, Gaziantep, İçel, Kozan, Mersin, Maraş.

V. Kuzeydoğu Anadolu, Ardahan, Batum, Bayezid, Erzincan, Erzurum, Kars, Oltu.

VI. Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Bitlis, Diyarbakır, Ergani, Genç, Hakkâri, Mardin, Muş, Siirt,Siverek, Urfa,

VII. Karadeniz Bölgesi, Canik, Gümüşhane, Karahisar-ı Şarki, Kastamonu, Lazistan, Sinop,

Trabzon.

VIII. Orta Doğu Anadolu, Amasya, Dersim, Elaziz, Malatya, Sivas, Tokat.

IX. Orta Güney Anadolu, Karahisar-ı Sahip, Kayseri, Konya, Niğde.

 

Büyük Millet Meclisi’nin I. Dönemi boyunca, 349’u yeni seçilen 88’i Osmanlı Meclis-i Mebusan’ından gelen toplam 437 mebus görev yapmıştır. Meclis görev süresini doldurmadan evvel 100 milletvekilinin de görevlerine son verilerek meclisten ayrılmıştır. Bu ayrılanlardan, 14’ü vefat etmiş, 71’i istifa etmiş veya toplantılara katılmadığından dolayı istifa etmiş sayılmıştır. Mebuslukları düşürülenlerin sayısı ise 5’tir.

 

Hacıbayram’da Cuma

 

İşgale uğramamış bütün vilayetlerde hatimler indirildi, Buhari-i Şerifler okundu, dualar edildi. 23 Nisan 1920 Cuma günü Hacıbayram Camii’nde kılınan Cuma Namazının ardından sakal-ı şerif ile sancak-ı şerif çıkartıldı. Tekbirlerle, dualarla eşliğinde ilk meclis binasının önünde kurban kesilerek açılmıştır.

 

Ankara’da açılacak olan bu meclisin ismi de birçok tartışmaya konu olmuştur. Mustafa Kemal Paşa, daha yayınladığı İntihap ile ilgili ilk tebliğde ‘‘Meclis-i Müessisan’’ derken Kazım Karabekir Paşa buna karşı çıkarak bu ismi fazla kışkırtıcı bulmuştur. Hamdullah Suphi Bey ‘‘Kurultay’’ derken, son Osmanlı Mebusan Meclisi Başkanı Celaleddin Arif Bey ‘‘Meclis-i Kebir-i Milli’’ önerilerini getirmiştir.

 

TBMM, 23 Nisan 1920’de en yaşlı üye, Sinop Mebusu Şerif (Akvan) Bey’in başkanlığında ilk toplantısını yapmıştır. Şerif Bey’in açılış konuşmasında Büyük Millet Meclisi tabirini kullanmış, bir çok milletvekili değişik isimler önerseler de Müdafaa-i Hukuk üyeleri ve Mustafa Kemal bu adı benimsemişlerdi.

 

Bir gün sonra Mustafa Kemal meclise bir önerge vermiş, bu önerge ile kuvvetler birliği esası ile yasama ve yürütme yetkisi meclisin elindedir. Meclis başkanı aynı zamanda hükümetinde başkanıdır.

 

İkinci gün yapılan oylamada 120 Milletvekili’nden 110 oyla Mustafa Kemal Paşa  Meclis Başkanı olarak seçilmiştir. Son Osmanlı Mebusan Reisi Erzurum Mebusu Celaleddin Arif Bey’de 109 oy ile  ikinci reistir. Birinci reis vekilliğine Konya Mebusu Abdülhalim Çelebi Efendi, İkinci Reis vekilliğine Kırşehir Mebusu Cemalettin (Çelebioğulları) Efendi getirilir. Vekillerden ilgili Mevlevi, ikinci Bektaşi çelebisidir.

 

Ülkenin geleceğine el koyan Mebusların tahsil durumu şöyledir; 437 üyeden 20’si iptidai, 91’i rüştiye, 38’i idadi, 10’u sultani, 7’si meslek okulu, 30’u Harbiye, 21’i Harp Akademisi, 111’i yüksek okul, 82’si medrese, 32’si hususi eğitimden geçmiş. 64 üyenin tahsil durumu ise bilinmemektedir.

 

Birinci Meclis üyelerinin 104’ü Fransızca, 84’ü Arapça, 59’u Farsça, 21’i İngilizce, 21’ i Almanca, 10’u Rumca, 8’i Rusça, 4’ü İtalyanca, 19’u da diğer yabancı dilleri biliyordu.

 

Mecliste meslek dağılımı ise 295 memur, 60 asker, 38 yüksek memur, 44 mülki yönetici, 2 diplomat, 4 öğretim görevlisi ( Müderris ), 13 öğretmen, 17 hakim-savcı, 27 diğer memur, 29 avukat, 11 gazeteci, 3 bankacı, 16 doktor, 2 mühendis, 42 çiftçi, 36 tüccar, 5 aşiret reisi, 49 din adamının 10’u Mevlevi, Bektaşi, Nakşibendî gibi tarikatlara mensup şeyhlerdi. Bunlar arasında postnişinler, vaizler ve kadılar da vardı. 1 işçi, 7 belediye başkanı şeklindedir.

 

Bu meclisin açılış gayesi Osmanlı ülkesinde yaşanan iktidar boşluğunu hilafet ve saltanat adına doldurmaktır. Bu dönemde milletvekillerinin yemini şöyledir; “Hilafet ve saltanat makamının ve vatan ve milletin kurtarılması ve bağımsızlığından başka bir gaye izlemeyeceğime vallahi….”

 

1920’de Mustafa Kemal Paşa ve etrafındaki genç subaylarla yeni bir kuşak iktidara kavuşuyordu. Bu bir anlamda genç kuşağın ihtilaliydi. Mecliste oldukça genç bir yaş yapısı vardı. Milletvekillerinin %52,8’i kırk yaşından daha gençti. Mustafa Kemal Paşa 39, silah

arkadaşı olan İsmet İnönü ise 36 yaşlarındaydı.

 

Değişik çevrelerden, meslek gruplarından gelen ve farklı yaşlarda olan bu milletvekilleri ortak hedeflerinin yanı sıra kendi düşüncelerinin ve ülkeyle ilgili görüşlerinin savunucusu olmuşlardır. Meclis içerisinde Türkçülük ile Osmanlıcılık, Irkçılık ile Ümmetçilik görüşleri çarpışmakta idi. Milletvekillerinin içinde değişik fırka ve cemiyetlere üye olanlar mevcuttu. Mesela, İttihat ve Terakki Fırkası, Hürriyet ve İtilaf Fırkası, Çiftçiler Cemiyeti, Milli Ahrar Ahali İktisat fırkası… gibi. Milletvekillerinin bu değişik gruplara mensup olması ülkeyi kurtarmak için bir araya gelmelerine engel olmamıştır.

 

Meclis’te genellikle İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne mensup kişiler tarafından oluşturulan Tesanüd Grubu, Çoğunluğunu gençlerin ve devrimci askerlerin oluşturduğu grup kendilerini ileri görüşlü, hamleci ve Mustafa Kemal hayranı olarak nitelendiren İstiklal Grubu, Çoğunluğu İttihatçıların üye olduğu sol eğilimli bir grup olan Halk Zümresi, İttihatçılar tarafından oluşturulmuş muhafazakâr eğilimli Islahat Grubu ve İttihatçı Grup olarak çeşitli gruplar bulunmakta idi.

 

Mecliste herhangi bir parti olmadığı için vekil seçiminde de partilerin genel merkezlerinin hazırladığı listelerden ziyade hepsi livasından halkın güvenini kazanmış kişilerden seçilmesi sebebi ile en demokratik meclis olarak bilinir.

 

Okul sıralarında meclis çalışmaları yapılıyor, okul yatakhanelerinde yatılıyor. Can güvenlikleri olmayan mebuslar fedakarlık içinde çalışıyorlardı.

 

1921 Mayıs’ında  Meclis’te Mustafa Kemal Paşa önderliğinde  Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu adıyla bir iktidar grubu kurulur. Karşısında ise muhalif grup olarak bildiğimiz İkinci grup kurulmuş, mecliste bu iki grup arasında siyasi mücadele başlamıştır.

 

Birinci ve İkinci grup İstiklal Harbi sırasında tam anlamıyla birlik beraberlik içerisinde çalışmıştır.

 

İlk mecliste Mebus sayısı hakkında ihtilaflar mevcuttur. Araştırmacıların ortaya koyduğu sayılar birbirini tutmamaktadır. Bunun sebebi ise meclise sonradan katılanların olması, meclise seçilip de gelmeyenler, ihraç edilenler sebebi ile sayıla sık sık değişmiştir.

 

Geleceğimize Hediye

 

23 Nisan, artık her yıl Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanmaktadır.  Çünkü her Milletin geleceği çocuklarıdır ve ilk önce onların parlamenter demokrasinin anlamını kavramaları gerekir.

 

Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nın, uluslararası eğitim, bilim ve kültür konularının çatı organizasyonu olan UNESCO, Türkiye'nin önerisi üzerine, bunu dikkate alarak, her yılın 23 Nisan gününü "Dünya Çocuk Günü" olarak ilan etmiştir.

 

İşte, uluslararası anlam ve önem kazanan bu tarih, 1979'dan beri, Türkiye'de "Uluslararası Çocuk Şenliği" olarak, ülkemizin geleceği olan çocuklarımız tarafından, dünyanın çok sayıda ülkesini temsilen gelen çocuklarla birlikte, coşkuyla kutlanmaktadır.

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış ve Türk Milleti'ne egemenliğin devrediliş tarihi olan 23 NİSAN'ın, tüm dünyada resmen "Dünya Çocuk Günü" olarak ilan edilmesi, dünya tarihinin gösterebilecek emsal bulamadığı bir Türk Devlet Adamının, Mustafa Kemal ATATÜRK'ün, O'nun öncülüğünde gerçekleştirilen Türk Devrimi'nin ve Atatürk İlkelerinin evrenselliğini ortaya koyması bakımından da büyük önem taşır.

 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Başar Özdemir
Şevket ÖZSOY
Bahattin Akyön
Pınar Taşçı YIKILMAZ
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  27 Mayıs 2020 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net