08 Ağustos 2020 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Matematik Bölümü Dünya’da İlk 500’de
Matematik Bölümü Dünya’da İlk 500’de
En Başarılı Ülke Türkiye
En Başarılı Ülke Türkiye
Başaran'da Tercih Dönemi
Başaran'da Tercih Dönemi
Bilinçli Tercihin Püf Noktaları
Bilinçli Tercihin Püf Noktaları
  YAZARLARIMIZ
SANKİ…
28 Nisan 2020 Salı Bu yazı 7403 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Eveeeetttt; bugün yine elbette gündenim ana maddesi yine değişmedi ve yine coronavirüs veya diğer adıyla covid19 konusunu yazacağız.

            Yazacağız çünkü hem dünyayı ve hem de ülkemizi etkisi altına alan bu virüs maalesef geldi gitmek bilmiyor. Ne zaman ülkemizi ve dünyamızı terk edeceğini de kimseler bilmiyor. Zaten onunda kısa vadede bizleri terk etmek gibi en azından kısa vadede terk etmek gibi bir niyeti de görünmüyor.

            Bu virüsün tıbbi olarak bizlere nasıl zararları olduğunu söylemeye gerek yok. Yakaladı mı önce karantina, ardından hasta odası, Allah korusun ardından yoğun bakıma atıyor ve eğer biraz dayanıksızsa direk ebedi âleme göçme nedeni olarak yazdırıyor kendisini ölüm raporlarına.

            Ve birde sosyal alandaki etkileri var.

            Dışarı çıkamamaktan, sokak kısıtlamalarından, sosyal mesafeler, sarılamamak, kol kola girememek gibi o kadar çok alanda bizleri etkiledi.

            Hah bu tespitlerden sonra gelelim bugünkü konumuza.

            Sanki…

            Her şeyden şikâyet ediyoruz da sanki korona virüs olmasaydı bazı şeyleri hep yapıyormuşuz gibi konuşuyoruz.

            Sokak röportajı yapıyor muhabir ve soruyor “mezarlık ziyaretleri maskesiz olamayacakmış ve ateşimiz ölçülerek mezarlık ziyaretleri yapılacakmış” diye. Adam öyle üzülmüş ki “bizi maf etti bu virüs, hükümette zaten böyle önlemlerle sıktı bizleri iyice” diyor. Aynı adama soracaksın mezarlık ziyaretini en son ne zaman yaptın, ne zaman babanın mezarının başında dua ettin, annenle mezarında en son ne zaman dertleştin biye. Sanki her gün mezara gidermiş gibi eleştiriyor. 

            Kabe kapalı, Ravza kapalı, Camiler kapalı diye ağlayanların haddi hesabı yok. Şimdi adama sorarlar. İmkânın varken Yunan adalarına tatile gittin, Antalya, Bodrum, Kuşadası dolandın durdun. Yaşın ilerleyince şifa bulacağım diye kaplıca devre mülkünden iki hatta üç tane aldın. Olmadı günübirlik içmeceler ile desteklediniz turunuzu. Ama Kâbe’ye gitmeyi, Beytullah’ta tavafı, sayı, ziyareti, yerinde kelebek olmayı hiç düşünmediniz. Resulullah’ın dizinin dibine sokulup memleketten haberler verip gönderilen selamları iletmeyi düşünmediniz. Sahabelerin gözü ile Nur’a, Arafat’a, Sevr’e, Nur’a bakmayı hiç düşünmediniz.

            Şimdi iğneyi batırdım size ve kendime çuvaldızı batırma zamanı. Başta ben kendimi eleştiriyorum. Sizlerden de alan alsın.

            Sanki bundan önce iyiydik de virüs gelince birden kötü olduk.

            Yav şimdi n’oldu da birden Kâbe aşığı, Ravza aşığı olduk. Allah için kaç kere Camiye gidip vakit namazlarını camide kılmak için koşturduk.

            Hadi kapatalım gözlerimizi ve kaç defa sabah namazını camide cemaatle kıldık düşünelim. Ne hiç mi?

Sanki cuma namazına bile mümkün olduğunca en son gidip, farzdan sonra kaçan biz değiliz.

Sanki büroda sohbet ederken ezan okununca camiye koşmak yerine “burada kılıveririz adam” diyen biz değiliz.

Sanki altı ayda bir zar zor mezarlığa gidip beş dakika sonra kaçan biz değiliz.

Sanki Kâbe’ye gidip en güzel video çekme derdinde olan biz değiliz.  Kâbe manzaralı fotoğraf peşinde koşan biz değiliz sanki.

Sanki Ramazan boyunca birkaç defa bile zor gittiğimiz teravih namazını en hızlı kıldıran imam arayan biz değiliz.

Dışarı çıkmadığı için dilenciye para veremiyorum diyen hacı emmi Allah aşkına lokantada yemek yerken hangi ihtiyaç sahibi masamıza oturtup bir buçuk İskender söyledik.

Büyükleri ziyaret edemiyoruz diyen bizler; Lütfen objektif cevap verelim camide musalla taşında yatanlardan söz etmiyorum. En son dayı hala amca teyzemizi sağlığında ne zaman ziyaret ettik. 

Allah aşkına virüs gelmeden önce biz neydik ki şimdi bu korona geldi her şey değişti diyoruz. Hangi güzel hasletimiz kötüye döndü.

Peki, düşündük ve çok hatalar yaptığımızı ve değerlendirdik. Muhasebemiz hatalarla doldu ve pişman olduk değil mi?

Hadi bir dakika daha düşününün tamam son bir dakika daha düşünün.

Yarın her şey normale dönse “ Bu hatalardan hangisine devam etmeyiz!” 

Anlamadım neee “ her şey aynı mı olurrrrr”

Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Ahmet Kankal
Bekir Eroğlu
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
Halil Eşmebaşı
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  07 Ağustos 2020 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net