08 Ağustos 2022 Pazartesi
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Roket-San ve Jandarma’nın Dev Yatırımları Yükseliyor
Roket-San ve Jandarma’nın Dev Yatırımları Yükseliyor
Giyilmeyen Kıyafetler Çöpe Değil Kumbaraya
Giyilmeyen Kıyafetler Çöpe Değil Kumbaraya
MobiHealth Uygulaması Hayata Geçiyor
MobiHealth Uygulaması Hayata Geçiyor
Hayvanlarınızı ucuza satmayın!
Hayvanlarınızı ucuza satmayın!
  YAZARLARIMIZ
Görünmeyen Üniversite
06 Mayıs 2020 Çarşamba Bu yazı 16404 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Ülkelerin uluslararası bilimsel ve akademik açısından gelişmişlik seviyesi üniversitelerin yaptığı bilimsel çalışmalarla ölçülebilir. Yapılan bilimsel çalışmalar, bilim uzmanları tarafından kabul görüyorsa o anlamda başarılı sayılabilirsiniz. Muhakkak bunun ölçülebilir birtakım kıstasları vardır. Bu görünen üniversitelerin özellikleridir. Bir de görünmeyen üniversiteler vardır ki bunların yeryüzü coğrafyasındaki derecesi maddi olarak pek ölçülemez.

Ersin Nazif Gürdoğan, böyle bir “Görünmeyen Üniversite”yi ele alıyor, 1960-80 arası yıllara damgasını vuran bir tasavvuf büyüğü Mehmet Zahit Kotku’dan bahsediyor. Eser, İz Yayıncılık tarafından çıkarılmış, 2011’de yedinci baskısını yapmış hacimli bir kitap.

Görünmeyen dünyanın zenginliklerini görünen dünyaya taşıyan büyük gönül ustaları olmadan, hayatın yaşanır kılınmasının oldukça zor olduğunu belirten Gürdoğan, zengin tasavvuf kültürünün İstanbul’da 1960’lı yıllarda Fatih’te ve Erenköy’de iki koldan ortaya çıktığını, ortaya çıkan bu oluşumların, insanın tüketim yönünü törpülediğini, “veren el” olmanın önemi üzerinde durduklarını ifade eder. Tüketim toplumunda insanın harcadıkça, tükettikçe sözde mutlu olduğunu; görünmeyen üniversitelerin merkezindeki insanlarda ise insanların verdikçe, tasadduk etikçe mutlu olduğunu vurgular.

İnsanın bir tüketim malzemesi olarak görüldüğü dünyamızda, insanın bu maddi ihtiyaçlarının tamamını karşılamasının mümkün olamayacağının, bu tüketim toplumunun ve doymak bilmeyen insanın ancak tasavvufun iç dinamikleriyle, yani “görünmeyen üniversiteler” ile doyuma ulaşılabileceğinin altını çizer. Ersin Gürdoğan işte burada, bu insan gerçeğinin iç dinamiğinin doyum noktasında görünmeyen üniversitelerin ortaya çıktığını belirtir.

Peygamber mirasçısı olan ilim ve tasavvuf büyüklerinin görünmeyen üniversiteler olduğunu; bu üniversitelerin, diğer üniversiteler gibi, atölye, derslik laboratuvara sahip olmadığını; onların öğretim malzemesinin insanlar ve insanların gönülleri olduğunu ifade eder.

Kitapta tüketim ve üretim arasında sıkışmış insanın yalnızlığını ve çaresizliğini ele alan Gürdoğan, insanın “bağlanma” ile bu cendereden kurtulabileceğinin altını çizer. Kendisinin de bu bağlamda Anakara’da, o yıllarda Müsteşar Turgut Özal’ın da aralarında bulunduğu üst düzey yöneticilerin katıldığı Mehmet Zahit Kotku’nun bir sohbeti sonrasında ders halkasına katıldığını belirtir.

Kotku’nun Ankara’ya geldikçe damadı Esad Coşan’ın evinde kaldığını, her akşam değişik bir evde sohbet yaptığını belirtir. Bu sohbetlere üniversite, iş ve politika çevrelerinden çok sayıda aydının büyük ilgiyle devam ettiğini söyler. Amerika’ya yerleşmiş İngiliz asıllı Hamid Algar’ı bu sohbetlerden birinde tanıdığını, Algar’ın zamanla hiç bozulmadan saflığını koruyan Nakşîliğin tarihi üzerine bir araştırma yaptığını anlatır.

Tasavvufun ritüelleri üzerinde duran Gürdoğan, “veren el” olmanın yanı sıra, kalbin arıtılması ve ruhun zenginleştirilmesi için ölümün hiçbir zaman akıldan çıkartılmamasını, “ölmeden önce ölmek” prensibine bağlı kalınmasını tembih eder.

Mehmet Zahit Kotku’nun metodunun Hz. Peygamberin yolu olan “sohbet” esasına dayalı olduğunu belirten Gürdoğan, İstanbul İskenderpaşa’da yapılan sohbetlerle bu geleneğin 1980 yılına kadar sürdürüldüğünü söyler. 1980 Şubat’ında Kotku’nun ahirete irtihali ile bu geleneğin Prof.Dr. Mahmud Esad Coşan’la devam ettiğini belirtir.

Mehmet Zahid Kotku’nun sıradan bir hoca olmadığının altını çizen Gürdoğan; Kotku’nun, tüketim ekonomisinin ancak yerli üretim ile alt edilebileceğini, kendi kültürümüze sahip olmak ve Batının pazarı olmaktan kurtulmak için temel ihtiyaçlarımızı karşılayacak bir sanayileşmenin ekonomik ve siyasi bağımsızlığımıza katkı sağlayacağını bildiği için Necmettin Erbakan’ın da içinde bulunduğu yerli sermaye olan “Gümüş Motor”un kurulmasına öncülük ettiğini söyler. Bununla beraber vakıf ruhunun da yaşatılması için kendisinin de katkıda bulunduğu vakıfların kurulmasını sağladığını belirtir.

Bütün bunlar gösteriyor ki insanın, tüketim ekonomisinin çarkları içerisinde ezilmeden, tasavvufun ulvi ve insan onurunu koruyan potası içerisinde eriyerek gerçek benliğini ve iç huzurunu bulabileceğini Gürdoğan, kitabın bütün sayfalarında ince ince işleyerek ele almış.

Ersin Gürdoğan, bizim Kırıkkale Üniversitesi’nde öğrenci olduğumuz yıllarda misafir öğretim üyesi olarak haftanın belli günlerinde derse giriyordu. Çarşı merkezinde bulunan Kırıkkale Üniversitesinin de misafirhanesinde kalıyordu. Gürdoğan’la, o yıllarda yaptığım bir söyleşi 15 Ekim1996 tarihinde, ulusal bir dergi olan Kadın ve Aile Dergisi’nde, “Sevgiyle Silahlanmak Zorundayız” başlığı ile yayımlanmıştı.

Tüketim çılgınlığının sınır tanımayan bir şekilde yaşandığı günümüz dünyasında, bencilleşen insanın kendisinden başkasını düşünmediği, yaşam tarzının dışında başka bir merkez olduğunu dikkate almadığı, iç dünyayı zenginleştirmeden dış dünyanın güzelleştirilemeyeceğini unuttuğu bir dünyada; bütün bunları hatırlatacak “Görünmeyen Üniversite”lere ne kadar ihtiyacımız olduğu inkar edilemez bir gerçektir.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener KAZAN
Hüseyin GÜNEY
Ahmet ULUSOY
Sadettin KARALÖK
Rabia Saylam TAŞDEMİR
Dede BULUT
Başar ÖZDEMİR
ÜLKÜ'CE
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  07 Ağustos 2022 Pazar
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net