29 Haziran 2022 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldıracak
Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldıracak
Meslek lisesinde ekmek üretimi başladı
Meslek lisesinde ekmek üretimi başladı
Başkanım Mahallemde, Başkana Soruyorum
Başkanım Mahallemde, Başkana Soruyorum
Türkiye Şampiyonu Sporculardan İl Müdürüne Ziyaret
Türkiye Şampiyonu Sporculardan İl Müdürüne Ziyaret
  YAZARLARIMIZ
Sevmek İspat İster
12 Mayıs 2020 Salı Bu yazı 11459 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Eski zamanlarda güzel bir zat-ı muhterimin kölesi varmış. Ama kölesine o kadar çok ikramda bulunurmuş ki diğer köleler kıskanır, haset ederlermiş. Kölesi ise çok muhterem, güzel huylu olmasından dolayı diğer insanlar da gıpta ile bakarlar, kendilerinin de böyle köleleri olması için düşünürlermiş. Sahibi ona devamlı güzel yiyecekler, güzel elbiseler alır memnun etmek için çabalarlarmış. Bir gün başka diyarlardan bir kavun gelmiş. Kölesini çağırmış, ilk ona ikram etmek istemiş, bir dilim kesip verince köle o kadar iştahlı yemiş ki imrenip tekrar bir dilim vermiş, tekrar iştahlı yiyince, kavundan bir dilim kalana kadar hepsini kölesine verip yedirmiş. Kendisi de merak edip son dilimi yemek isteyince, ağzına alır almaz çok acı bir tat olduğunu anlar. Kölesine “ Bu kadar acı olduğunu bilse idim sana vermezdim, amma velâkin sen neden bu kadar acı bir şeyi çok iştahlı yiyorsun?” diye sual yönetince, köle “Efendim siz bana o kadar güzel ikramlarda bulundunuz ki sizden gelen acı bir şeyi veya derdi nasıl olur da geri çevirir, şikâyet ederim, serzenişte bulunurum. Demekten hayâ ettim”.

                Allah-u Teâlâ o kadar büyük nimetler içinde yeryüzüne göndermiş ki bizi, elimizde olanın değerini nedense bilmiyoruz. Verilenlere o kadar nankörce davranıyoruz ki elimizden gittiği zaman pişmanlık yerine isyan ediyoruz. Verileni görmeyip sadece gidene bakmakla mükellef gibiyiz. Hastalık geldiği zaman, sağlıklı günleri düşünüp şükretmek yerine neden bize geldi diye serzenişte bulunuyoruz. Hayat serüveninde inişli çıkışlı günlerimiz elbet olacak. Bu serüvende biz düşen derde sabır, nimete şükür etmek gerek. Unutmayalım ki gelen belalar ve dertler, nimetin ambalajı olduğunun farkına varmamız gerek.

                Hayata objektif baktığımız zaman her bir birey kesinlikle bir imtihandan geçiyor. Kimi ağır oluyor, kimininki ise hafif diğerine göre. Allah kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez. O yükü gerektiği gibi kaldırmak gerek. Unutmayalım ki firavunun ölene kadar başı bile ağrımamış. Şayet seven sevdiğinin sabrını ölçer dert ile. Ondan mülhemdir ki sevmek ispat ister. İnsan çok sevdiğini karşındakine belli etmek için neyi seviyor, neyi sevmiyor diye saatlerce konuşuruz. Sevmeyi yaratanı, senin karşına çıkarını, gözlerle görmeni sağlayanı anlat desek, fazla bir şey söylemeden susar. Biz ölümlüye âşık olmak yerine ölümsüz olanı sevsek sevmemiz de ölümsüz olur.

 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kamil ÖCAL
Yener KAZAN
Sami GÜLER
Şadiye ERYILMAZ
Müfit ASLAN
Ahmet ULUSOY
Dede BULUT
Hidayet DOĞAN
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  28 Haziran 2022 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net