24 Eylül 2020 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Uzelli'den Tablet Bağışı
Uzelli'den Tablet Bağışı
Son Kurban
Son Kurban
Biz Konuşmuyoruz Çalışıyoruz
Biz Konuşmuyoruz Çalışıyoruz
Kırıkkale'nin Âşığı Şiirlerini Öksüz Bıraktı
Kırıkkale'nin Âşığı Şiirlerini Öksüz Bıraktı
  YAZARLARIMIZ
YARDIMLAŞMA
12 Mayıs 2020 Salı Bu yazı 7399 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Yahşihan’da İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak çalıştığım yıllardı. İlçemize bağlı Irmak Beldesi’ndeki İlkokulu ziyaret ederek öğretmenlerle toplantı yapmış, ilçemizin ve Irmak İlkokulumuzun eğitimde daha iyi yerlere gelmesi için karşılıklı konuşmalar yapmıştık.

Toplantı bitmiş, artık okuldan ayrılıyordum. Okul Müdürü ve bazı öğretmenler uğurlamak için yanıma gelmişlerdi. Tam arabaya binecekken, bayan bir öğretmenimiz yanıma yaklaşarak,benimle konuşmak istediğini söyledi.

‘’Müdürüm size bir ailenin dramını, yokluk içinde nasıl çırpındığını anlatmak istiyorum. Bu aile o kadar yokluk, o kadar aczi içindeki anlatamam.

Öğrencilerimiz ….., …. Ve … lar her gün önümüze çıkarak bizlerden yiyecek bir şeyler istiyorlar. Bizde her defasında arkadaşlarımızla bir şeyler veriyorduk. Baktık bunların ne üstlerinde, ne başlarında bir şeyler yok.

Bu çocukları ve aileyi evlerinde görelim dedik.

Birkaç öğretmen arkadaşlarımızla evlerine gittiğimizde aman Allah’ım, hayretler içinde kaldık. Bir kadın, birçok çocuk, öyle yokluk çekiyorlar, öyle çaresizler ki anlatamam. Görünüşe bakılırsa her şeye ihtiyaçları var.

Birde siz görseniz?

Babaları davar. Fakat babada evi terk etmiş ve alkolik olduğu için o kendi derdine düşmüş.Babanın sorumsuzluğu yüzünden bu kadın ve çocuklar acılarıyla, yokluklarıyla çaresiz bir şekilde yaşamlarını sürdürmektedirler.   

Müdürüm, bu ailenin ve annelerinin yokluk içinde çaresizliklerini görünce bu durumu size anlatmayı uygun gördük.

Müdürüm, ilgili yerlere durumu bildirir, canı gönülden ilgilenir diye düşünmüştük’’dedi.

Hemen okul Müdürü ve bir kısım öğretmenleri yanıma alarak bahsedilen eve gittim.

Eve vardığımızda, ev demeye bin şahit lazımdı. Bir iki minder, birkaç kap ve birde küçük tüp ten başka hiçbir şey gözükmüyordu. Evin perdeleri yok, yerler kupkuru, süpürülmüş, tertemiz fakat eşya, giyecek ve yiyecek namına bir şey görünmüyordu.

Bir anne, on altı yaşlarında genç bir kız, yaklaşık sekiz, on, on iki, on üç yaşlarında erkek çocuklar hepsi bu evde ikamet ediyorlardı.

Görüntüye yürekler dayanır gibi değildi.

Evin reisi Elmadağ’ında bir benzinlikte kalıyor, günün büyük bir kısmını alkolik olduğu için işyerinde uyuyarak geçirdiğini söylüyorlardı.

Burada gerekli notlar aldıktan sonra kendi daireme uğramadan direkt Kaymakam Bey’in makamına çıktım. Olanları tek tek Kaymakam Bey’e anlattım.

Kaymakam Bey:

-          Müdür Bey bizim o aileyi yeniden değerlendirmemize gerek yok, sizin değerlendirmeniz bizim için yeter, dedikten sonra İlçemiz Mal Müdürü bayan arkadaşı çağırarak:

‘’Müdüre hanım Milli Eğitim Müdürümüz Dursun Bey’le gidip Milli Eğitim Müdürümüzün dedikleri her şeyi beraber alıp,ihtiyacı olan aileye götüreceksiniz’’diye ikimize birden, emir vermişti.

Oradan ayrılarak Mal müdiremizle beraber Kırıkkale’de o gün akşama kadar tespit ettiğimiz her şeyi aldık.

Bir eve lazım olacak her türlü araç, gereç, çocukların tamamına her türlü giyecek, çeşitli yiyecekler aldıktan sonra bir kamyonete yükleyip ihtiyacı olan eve geldik.

Alınan ev eşyaları eve taşınırken, çocuklara da aldığımız giyecekler bayan öğretmenler tarafından giydiriliyordu.

Genç kıza öğretmenlerimiz giyecekleri giydirirkenki mutluluğu yıllar geçmesine rağmen gözümün önünden gitmiyordu.

Ev gerçekten sıcak bir yuvaya dönüşmüştü.

Bu yardıma vesile olan öğretmenlere teşekkür ettim.

Daha sonra ilçe kaymakamımızda aynı yere gelerek ‘’Milli Eğitim Müdürümüz Dursun Bey’e ve öğretmenlerimize bu aileyi görüp ihtiyaçlarını gidermemize yardımcı oldukları için teşekkür ederim’’ dedi.

Aslında burada yardımın anında ve çabuk olmasında en büyük katkı ilçemiz Kaymakamı Hakkı Loğoğlu’na aitti.

Herkes oradan biraz mutlu, biraz buruk ayrılmıştı.

Daha sonra bu aileye İlçemiz Sosyal Yardımlaşma Fonu tarafından mutat yardımlar yapılmıştı.

Bu yardımların devamlılığı konusunda herkes hemfikirdi.

Şimdi Ramazan ayandayız. Korana salgını yüzünden insanların büyük bir kısmı içerde, birçoğu işini gücünü kaybetmiş, çok zor durumda olan insanlarımız var. İş bulma kurumu ve Sosyal Dayanışma kurumlarının önlerinin tıklım tıklım dolu olduğunu görüyoruz.

En zor olanı ise bugüne kadar kimseden bir şey istememiş kişilerin yokluk içine düşüp çaresiz kalmalarıdır.

Allah’ım kimseleri çaresiz durumlara düşürmesin. Dünyadaki savaşları, doğal felaketleri, salgın hastalıkları, akıldan yoksun devlet yöneticilerini görünce, kimin başına ne zaman, hangi felaketlerin geleceği belli olmamaktadır.

Özellikle ihtiyacı olanlara sadece bir elden değil, çevreyi çok iyi tanıyan belediyelerimiz ve muhtarlarımız tarafından da ulaşılmalıdır. Durum siyasete alet edilip kimselerin eli ayağı bağlanmamalıdır.

Hepimiz çevremizdeki komşuların durumlarını gözden geçirip kimin ihtiyacı olduğunu iyi düşünmeliyiz. Karınca kararınca çevremizdeki ihtiyacı olanlara bu mübarek ayın bereketiyle yardımcı olmalıyız.

Bu davranışların hem dinimizin, hem de insan olmamızın bir gereği olduğunu unutmamalıyız

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Başar Özdemir
Kırlangıçoğlu Oktay
Bekir Eroğlu
Şevket ÖZSOY
Pınar Taşçı YIKILMAZ
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Eylül 2020 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net