01 Haziran 2020 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Hafriyat alanında çıkan yangın söndürüldü
Hafriyat alanında çıkan yangın söndürüldü
Karakeçili'de tır ile otomobil çarpıştı 1 yaralı
Karakeçili'de tır ile otomobil çarpıştı 1 yaralı
Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun
Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun
Kısıtlama Bitti, Trafik Yoğunlaştı
Kısıtlama Bitti, Trafik Yoğunlaştı
  YAZARLARIMIZ
GÖRESİMİZ GELDİ -3
14 Mayıs 2020 Perşembe Bu yazı 3396 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

…Bir önceki yazının devamıdır…

Nerde kaldın bak herkes seni bekliyor hacım diye çıkıştığımız hacımızın “valla kahvaltı güzeldi ağırdan aldım yalan mı söyleyeyim” dediğine hepimizin güldüğünü görmeyi özledim.

            Şu garip ve virüslü günlerden geçtiğimiz günlerde farklı bir özlemimizi yazdığımız yazı serimize bir iki üç derken devam ediyoruz.

            Otelden otobüs ile Uhud dağına vardığımızda o şehit kokusunu duymayanın kalmadığını, kalbi sertleşmeyenlerin gözyaşlarını tutamadığını görmeyi özledim.

            Şimdilerde köşe yazılarının da dâhil olduğu yazdığım yirminci kitabıma doğru yaklaşırken emeğimin sahabe hayatları olduğunu belirtmek isterim. İnşallah tamamlamaya çalıştığımız kitabımızı yazarken de gördüm ki bilen okuyan tanıyan herkesin Allah resulünün(sav) gökteki yıldızlar dediği bir sahabeyi daha çok sevdiğini gördüm. Kimi mücadelesini, kimi itaatini, kimi imanını sevdiğinden, kimi kendine yakın gördüğünden, kimi başkaca nedenlerden çok sever birini. Ben de tüm sahabeyi severim elhamdülillah ama Hz Hamza bende başkadır. İşte o Uhud da Hz Hamza ya sevgimi sunmayı özledim.

            İlk kıblemiz Mescidi Aksa’da "… Seni elbette, hoşlanacağın kıbleye döndüreceğiz. O halde hemen Mescid-i Haram’a (Kâbe’ye) doğru dön. (Ey mü’minler) siz de nerede olursanız olun, (namazda) oraya doğru dönün."(Bakara, 144) emrinin geldiği yeri anlatmayı tanıtmayı özledim.

            Hendek savaşını anlatmayı ayakta kalan dağları ile yedi mescidi anlatıp, Cuma mescidinden Kuba’ya ulaşmayı, orada İslam’ın ilk mescidini, Allah Resullü (sav)’ün bizzat çalıştığı mescitte buzlu hurma ikram etmeyi özledim.

            Akşamında hurma bahçesinde Buhara pilavının içindeki etin deve eti mi olduğunu soran hacı amcanın merakını, çeşit çeşit hurmalardan tatmayı özledim.

            Medine’nin musallası Gamame mescidinin tanıtımını yaparken efendimizin askerlerini nasıl teftiş ettiğini anlatıp, ardından uzun anlatımı Serv dağına bırakarak kısaca İslam’ın ilk halifesi Hz Ebubekir (ra)’in mescidini, ardından Efendimizin amcaoğlu ve damadı alim Hz Ali (ra)mescidini tanıtmayı özledim.

            Mescidi Nebevi den geçerken yeşil kubbenin karşısında “burayı” uzun uzun anlatmayı, Cennet’ül Bakı’ye varıp kuranı kerim okumayı mevtalarla selamlaşmayı ardından anlata analata çevreyi Hz Bilal Habeşi’nin camisine kadar varıp orada konuşmayı özledim.

             Adaleti dünyaya örnek Hz Ömer(ra)’imizi Edep timsali Hz Osman(ra)’ımızı ziyaret edip dönmeyi özledim.

            Ravza’da sıra beklemeyi cennet bahçesinde namaz kılmayı, Umrecilerimizle Medine’de tespih namazı kılmayı, grupla programımızı bitirip, yeşil kubbenin karşısında efendimize selam gönderen eş dost tanıdık herkesin selamını sunarken, daha önceki umrecilerimizi de dualar ile anmayı özledim. Hatta alıp cep telefonunu elimize isim listesini bir bir okuyup o mübarek yelerde tanıdıklarımızı anmayı özledik.

            Birazdan çıkacağımız Medine Mekke hicretinde ihramını ilk defa giyen kardeşlerimizin ihramlarını düzeltmeyi, çamaşırını unutan, takkesini çıkarmak istemeyen, spor ayakkabı ile rahat yürüyeceğini iddia edenleri ikna etmeyi özledim.

            Hz. Peygamber efendimizin hicretten sonra dört defa Medine’den Mekke’ye gitmek üzere yola çıktı ve bu sırada uğradığı Zülhuleyfe mescidinde nazmımızı kılmayı ve umreye niyet etmeyi özledim.

            “Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk, innel hamde ve’n-ni’mete leke ve’l-mülk, lâ şerîke lek.” “Buyur (emret) Allah’ım! Emrine amadeyim buyur! Senin hiçbir ortağın yoktur. Emrine amadeyim buyur! Şüphesiz hamd sana mahsustur. Nimet de mülk de senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur.” Nidaları ile Mekke yolarına düşmeyi özledim.

            Yol boyunca hicreti anlatmayı, ilahiler dinletmeyi, eksik hatimler varsa kuran okuma zamanı ayırmayı, umrecilerimize ikramlarda bulunmayı, ikramda yarışan hicret yolcularını görmeyi özledim.

            Mekke sokaklarına girdiğimizde heyecanın doruğa çıktığını, otele yerleşir yerleşmez herkesin Kâbe’ye ulaşma çabasını görmeyi özledim.

            Yine bize ayrılan yerin bittiğini gördük ve göresimiz gelen konuları yazmaya bir sonraki yazımızda devam edeceğimizi beyan ederek burada kestik.

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Hayati ŞAMAR  -  16-05-2020 - 10:12
Bize Beytullahı bize peygamberimizin evini tanıtan sevdiren hocamıza teşekkür ederiz çünkü onun vazifesini nasıl yaptığını orda görmeniz lazım. Öldürüyor kendini Allah razı olsun.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Başar Özdemir
Şevket ÖZSOY
Bahattin Akyön
Pınar Taşçı YIKILMAZ
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  27 Mayıs 2020 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net