02 Haziran 2020 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
KAVGADA 2 POLİS YARALANDI
KAVGADA 2 POLİS YARALANDI
Esnafa MHP'den Katkı
Esnafa MHP'den Katkı
Saygılı Açılışı Yapılan Esnafları  Ziyaret Etti
Saygılı Açılışı Yapılan Esnafları Ziyaret Etti
Kısıtlama Bitti, Trafik Yoğunlaştı
Kısıtlama Bitti, Trafik Yoğunlaştı
  YAZARLARIMIZ
ÂŞIK MAHSUNİ ŞERİF
18 Mayıs 2020 Pazartesi Bu yazı 4187 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

1970’li Yıllar tüm Türkiye’de olduğu gibi Hasanoğlan İlk Öğretmen Okulundada sağ ve sol, itişme ve çatışmalarının sıkça olduğu yıllardı. Sağcıların söylediği her doğru solculara yanlış gelirken, solcuların her doğrularıda sağcılara yanlış geliyordu.

Toplulukları harekete geçirmek ufacık bir kıvılcıma bakıyordu. Aynı duygular öğrenciler arasında dahada yoğun yaşanıyor, büyük olayların yaşanmasına an mesafesi kalıyordu.

İşte böyle duyguların yaşandığı bir zamanda okulumuzda Türk Halk Müziği yarışması düzenlenmişti. Öyle zannediyorum ki bu yarışmayı düzenleyen okul idaresi ve öğretmenlerimiz öğrencilerin kaynaşması için iyi bir sosyaletkinlik olarak düşünmüşlerdi.

Öğrenciler ve bazı öğretmenler belkide çok iyi niyetle hazırlanan bu etkinliği her gurup kendi siyasi amaçları için bir gösteri yerine dönüştürme için yoğun çaba harcıyordu.

Kendi siyasi görüşümün olduğu öğrenci arkadaşlarımla yarışmaya katılan arkadaşlarımızı desteklemek için gurup olarak hareket ediyorduk. Kahramanlık türküleri söyleyen arkadaşlarımızı çılgınca alkışlarken hak,adalet ve bölüşmeyle ilgili türkülere de büyük tepki veriyorduk. ‘’KomünistlerMoskova’ya’’ diye bağırırken, karşı guruptan da‘’faşistler’’ diye sesler geliyordu.

Yarışma karşı öğrenci guruplarının tezahüratlarıyla çok heyecanlı geçiyordu. Özellikle idare tarafından sık sık öğrenci guruplarına uyarıcıanonslaryapılıyordu.

Yarışma bitmiş, artık sonuçların açıklanması bekleniyordu. Sağ ve sol guruplar kendi fikirlerini okşayacak bir türkü ve seslendirenin birinci olmasını heyecanla bekliyorlardı.

Hüsnü D… öğretmenimiz mikrofonu eline alıp sonuçları alçılayacağını söylediğinde koca salonda çıt çıkmıyordu:

‘’Sayın komisyon, sevgili öğrenciler üçüncüden başlayarak sonucu açıklayacağım. 3….,ve  2….şunlar, şunlar olmuştur.

Sıra geldi yarışmanın birincisine.

Bunuhep beraber alkışlayalım.

Bu bir Anadolu insanı sanatçımızın eseridir…

Birinci Âşık Mahsuni Şerif’in ‘’İnce İnce Bir Kar Yağar Fakirlerin Üstüne’’ eserini seslendiren Hüseyin öğrencimizdir’’ dedi.

Sol guruptaki arkadaşlarımız çılgınca alkışlarken sağ görüşü temsil eden arkadaşlarımızdan ‘’yuh’’sesleri geliyor, ‘’KomünistlerMoskova’ya’’ diye bağırıyorlardı. Özellikle yarışma komisyonuna büyük tepki gösteriyorlardı.

Öğrenciler gurup psikolojisi ile hareket ettiklerinden, bireysel olarak mantıklı düşünmeleri mümkün değildi.

Aradan uzun yıllar geçti. O gün öğrenci olup bu türküye karşı gelip, tepki gösterenler ayını türküyü daha sonraları hep söylemeye başladılar. Bu türkünün, busanatçının fakir Anadolu köylüsü ve insanı için söylendiğinin farkına vardıklarında çok uzun yıllar geçmişti. 

Benimde o yılların verdiği öğrenci akımı içinde Asık Mahsuni Şerif’i bugünkü gibi anlamadığım olmuştur.  O günün şartları içinde kişileri hep başkalarının istem ve görüşleri doğrultusunda değerlendirdiğimi anladığımda tavşan çoktan yamaca geçmişti.

Uzun yıllar çalıştık emekli olduk, yolun sonuna geldik.O gün söyleyip ağzımıza almak istemediğimiz Mahsuni Şerif’in o türküsünü dilimizden düşürmemeye başladık.

‘’İnce İnce Bir Kar Yağar Fakirlerin Üstüne’’

Uzun yıllar hep düşünüyorum bu sözlerde bizim için çoğunluğu fakir fukara köylü çocuğu olan arkadaşlarımız için ne kötülük vardı?

Şurası kesin olarak anlaşıldı ki içerde ve dışarda köylünün, fakirin, fukaranın uyanmasını istemeyen, eşit ve adaletli bölüşmeden rahatsız olan, bu ortamlardan nemalanan birilerinin olduğudur.

Fakire, fukaraya, kavruk Anadolu insanına bu türküleri söyletmeyenler, gariban insanların sırtından yokluk nedir bilmeden çok mutlu yaşamışlar.

Bunun için Hacı Bektaş’ta bulunan Âşık Mahsuni Şerif’in kabrini özellikle her Hacı Bektaş şenliklerinde ziyaret etmeye çalışırım.

Allah rahmet eylesin. Mekânını cennet olsun. ‘’Ben hep sazımı çaldım, kul hakkı çalmadım’’bir başka deyişinde‘’Amerika Katil’’ diyen merhum Âşık Mahsuni Şerifsazıyla, sözüyle gönülden gelen nameleriyle, elinden geldiği kadar Anadolu insanını aydınlatmaya çalışmıştır.

Keşke, ozanlarımızı sağda ve solda siyasi bir yerlere koymadan, ülkemizin değerleri olarak anlayabilseydik.

Keşke, onların söylediklerini ve düşüncelerini toplum olarak hep beraber kavrayabilseydik.

Keşke, tüm ozanlarımızı çalıp söyledikleri, düşünceleri için ön yargılı olmadan değerlendirebilseydik.

İnanıyorum ki ülkemizin bugünkü demokrasi ve hoşgörü anlayışı çok farklı olacaktı.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Nesrin Bulat
Adil YILDIRIM
Erol Serkan Kılıç
Başar Özdemir
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  02 Haziran 2020 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net