19 Eylül 2018 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Aşağı Mahmutlar BEREKETlendi
Aşağı Mahmutlar BEREKETlendi
Kırıkkale Benim Evim
Kırıkkale Benim Evim
Özel Gazi'nin  Cambrıdge Başarısı
Özel Gazi'nin Cambrıdge Başarısı
112’yi Gereksiz Arama, Hayat Karartma
112’yi Gereksiz Arama, Hayat Karartma
  YAZARLARIMIZ
KAMUSAL ALANIN MUTSUZ KADINLARI
02 Kasım 2010 Salı Bu yazı 10915 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Dünya da basit bir meseleyi alıp kocaman bir sorun yumağı haline getirmekte üzerimize başka bir millet daha yoktur sanırım. Varsa bir sorunu çözmenin birinci aşaması sorunun varlığını kabul etmektir. Ondan sonra doğru tahlil ve teşhis edilip çözüme giden yolda adım atılır. Tabii çözüm bulmak isteniyorsa. Yıllardır bu ülkenin gündeminden düşmeyen başörtüsü sorunu içinde söylediklerim geçerlidir. Bir kesim böyle bir sorunun varlığını bile kabul etmezken, bazıları da ayrıntılara takılıp fazla yakından baktıkları için olacak bütünü görememekte. Bir başörtülü olarak şöyle ifade edeyim. Sorun, bu ülkenin kadınlarının rüştünü ispat ederek artık giyim kuşamda dâhil her konuda kendi özgür iradesiyle karar verebileceğini kabul edip etmeme sorunudur. Bir taraf tamam artık bırakalım yakalarını derken diğer taraf bırakmayalım da azıcık gevşetelim gibi bir tavır sergilemekte. Kendilerince de haklı bazı gerekçeleri var.

Birincisi başörtüsü, türban siyasal bir simge haline geldi.

Yıllardır üzerinde en çok konuşulan giysidir sanırım. Ben, hangi siyasi kampa dâhil olduğunu bilmeden başını örten bir vatandaşım. Etrafımda değişik siyasi görüşlere mensup ama başlarını aynı şekilde örten bir sürü insan var. Bazılarının hayatlarının merkezine koydukları siyasi hırsları umurlarında bile değil. Kendilerine nasıl yakıştığını düşünüyorlarsa öyle örtünüyorlar. Bağlama şeklini belirlemede nereye gittikleri, evden nasıl çıktıkları, üzerlerine giydikleri kıyafetle uyumu gibi pek çok etken var. Ama siyasi mesaj verme düşüncesi yok. Ortaçağ şövalyeleri gibi yakalarına bez bağlayarak siyasi görüşlerini ifşa etmiyorlar. Niye öyle bir ihtiyaç hissetsinler ki! Yıl 2010 Türk kadınına hem de henüz öyle bir talepte bulunmak akıllarında bile yokken, seçme ve seçilme hakkı verileli yıllar oldu. Büyük Atatürk ün önderliğinde açık, kapalı, yarı açık ayrımı yapılmaksızın, dağdaki çobanın oyuyla, çıtır manken kızların oyları bir mi tutulacak diye endişeye kapılmadan.İnsanlar artık siyasi tercihlerini zamanı geldiğinde seçim sandığına gidip oylarını kullanarak belli ediyor. Sorun da belli bir siyasi kesimin değil milletin sorunu yani.

Peki, bu yasak kalkarsa bu defa başı açıklara uygulanacak bir baskı söz konusu olabilir mi. Bu konuda da müsterih olun. Çoğunluğun birilerine zorla başını örttürmek gibi bir niyeti de herkes başını örtmeli gibi bir düşüncesi de yok. Herkesin derdi kendi başı. Zaten kendine yapılmasını istemediği şeyi, başkasına yapan bizden değildir diyen bir peygamberin ümmeti başka nasıl davranabilir ki. Elbette olmamalı. Bu konuda yanlış anlaşılabilecek türden gelişmelere izin vermemeli, muhtemel provokasyonlara karşı da uyanık olmalı. Bir kere insanların bu tip olaylara bakış açısı değişiyor. İnsanlarımız artık demokratik hakları ve sorumlulukları konusunda daha bilinçli. Artık kabul etmelisiniz ki bizler Müslümanlar olarak çoğunluğumuz Türk filmlerindeki gerici yobaz şablonuna uymuyoruz. Sorun bizden değil, sizin bize bakış açınızdan kaynaklanıyor. Bakınız şu görüntüden bizde en az sizin kadar rahatsızız. Çevrenizde babası abisi ya da eşi tarafından örtünmeye zorlanmış, ancak daha onlar köşeyi döner dönmez istediği şekilde giyinen insanlar mutlaka vardır. Her iki tarafında küçük düşürüldüğü, her iki sininde istediğini elde ettiğini düşünerek kendisini kandırdığı bir rezalet. Çünkü bu iş zorla olmuyor. Bu şekilde olmasa bile insanlar bir şekilde isyan ediyor baskıyı kabullenmiyor, hatta baskı arttıkça tepkide artıyor. Zaman zaman karşınıza çıkan ‘Ya sen örtünmesen.’ ,‘Senin gibi insanlar bize zarar veriyor.’,’ İnsanların Müslümanlar hakkında yanlış kanaatlere varmasına yol açıyorsun.’ dediğiniz insanlarda, bu zihniyetin yan ürünü. Ve hiç kimsenin İslamiyet i böyle bir din olarak lanse etmeye de hakkı yok.

Artık ülkemizde böyle bir sorun olduğunu kabullenmeyen, çözüm bulmak istemeyen bir kesim kalmadı. Ama nasıl çözeceklerini bilmiyorlar. Aslında kamusal alandakiler, başlarını kaldırıp şöyle bir millete baksalar sorunu, kendilerinin Arap saçına çevirdiğini fark edecekler. Bu millet öyle badireler atlatmış, öyle çetrefilli işlerin içinden çıkmış ki bunu da kolaylıkla halledecek. Zaten milletin alanında, açıklarla kapalılar yan yana aynı evde yaşıyor. Aynı sokağı paylaşıyor. Yeter ki siyasiler gölge etmesinler. İlle de bir şey yapacaklarsa gidelim sandığa bir referandumla belirleyelim rotamızı. Bu tartışmalardan gına gelmiş vatandaş da bir oh çeksin, nefes alsın. Yeter artık canım…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
İsmail Dursun Kuzucu
Hakan Öztürk
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  19 Eylül 2018 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net