04 Temmuz 2020 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Şehit Aileleri ve Gaziler Abone Açım Ücreti Alınmayacak
Şehit Aileleri ve Gaziler Abone Açım Ücreti Alınmayacak
Sistemler Değerlendirildi
Sistemler Değerlendirildi
Saran'ın Gönlü Zengin
Saran'ın Gönlü Zengin
3 Temmuz Şehitleri Unutulmadı
3 Temmuz Şehitleri Unutulmadı
  YAZARLARIMIZ
TEN RENGİ SUÇ MUDUR?
03 Haziran 2020 Çarşamba Bu yazı 3900 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Hz.Bilâl yani Bilâl-i Habeşî veya Bilal bin Rebah...
İslam'ın ilk müezzini. Peygamberimize ilk inanan 7. Kişi... Habeşistan'lı köle bir ailenin çocuğu olarak Mekke'de dünyaya geldi.

    Annesi ve babası siyahiydi ve köleydi. O da büyüdüğünde çaresiz köle olacaktı. Çünkü cahiliye devrinde kurallar böyle işliyordu.

    Evet öyle de olmuştu. Bilâl-i Habeşi, Mekke'nin hemde en acımasız, en zalimlerinden birisi olan Ümeyye b. Halef'in kölesiydi artık.

    Gayet sıcak kanlı, sevecen ve çok mert bir kişiliğe sahip olan Bilal, bu durumu kabullenemiyordu.

    Sonra islamiyetin yayılmaya başladığı sırada, bir gün gece yarısı Hz.Ebubekir, Bilal'e Hz.Peygamberi ve islamiyeti anlatıp davet etmişti...
--Allah'ın nazarında insanlar eşittir...
--Zenci olmak suç değildir.
--Zenci veya beyaz doğmak, kimsenin tercihinde de değildir..


    Bu Bilal'in çok hoşuna gitmiş ve mantıklı gelmişti. "Öyle ya" dedi, kendi kendine. Zenci bir aileden doğmak benim tercihim değil. Bu kabahat de olmamalı zaten. Köle olmam için bana hiç sorulmadı bile.

    Bunları duyana kadar zencilerin köle olmasını kanun, kural zannediyordu Bilal.

    İnsanlar arasındaki eşitliği, söyleyenin bir paygember olduğunu ve islâmiyet isminde bir dinin hoşgörü ve eşitliği emrettiğini duyunca, Bilâl-i Habeşi, Peygamber Efendimiz(sav)'e ilk inananların arasına girip, islamiyeti seçmişti. Ve Müslüman oldu.

    Bunu duyan Ümeyye b. Halef, Hz.Bilâl'e daha çok eziyet ve işkence yapmaya başladı. Öğle vakitlerinde onu kızgın güneş altında sırt üstü yatırır, büyük bir kaya parçasını göğsü üzerine koydurur, sonra da İslâmiyet’ten vazgeçerek Lât ve Uzzâ’ya tapmaya zorlardı. Fakat o her defasında, “Rabbim Allah’tır; O birdir” diyerek bu dayanılmaz işkenceye imanıyla göğüs gererdi. Hz. Peygamber onun bu şekilde işkence görmesine son derecede üzülürdü.

    Hz.Ebubekir onu bu durumdan kurtarmak için efendisi Ümeyye b. Halef'e yüklü miktarda altın vermişti. Bu durum karşısında Ümeyye b. Halef ve onun zihniyetindeki burjuva sınıfının söyledikleri, taa bugünlere kadar uzanan sınıfçılığın, siyahi-beyaz, efendi-köle ayrımcılığının nedenini açıklıyordu adeta...
"ZENCİ KÖLELER BU KADAR PARA ETMEMELİ. EFENDİLERİYLE AYNI HAKLARA SAHİP OLMAMALI. AKSİ TAKDİRDE ÇALIŞTIRACAK KİMSEYİ BULAMAYACAĞIZ. KENDİ İŞİMİZİ KENDİMİZ YAPMAK ZORUNDA KALACAĞIZ" demişlerdi...

    Peygamber Efendimiz Hz.Bilâl'e Mekke'nin fethinden sonra ilk ezan okuma şerefini vermişti. Buna benzer yetkiler ve yakın tavrıyla, Allah katında herkesin eşit olduğunu, kimsenin bir diğerine üstün olmayıp köleliğin men edildiğini göstermişti Hz.Peygamber. 

    Yani zengin olan burjuva sınıfı, kibirinden taviz vermeyerek, işlerini yaptırtmak için, sırf ten rengi siyah diye zenci insanları köle olarak seçmişlerdi. 

    Cahiliye dönemindeki bu sistem, ayrımcılık fitilini ateşlemişti...
Aradan 1500 yıl geçti. Dört halife döneminden sonra cehalet tekrar yavaş yavaş dirildi. Yüzyıllar boyu medeni geçinen Avrupa burjuva sınıfı, sömürgesine aldığı Afrika ülkelerini fakirliğe düşürüp köleliğe mahkum etti. Siyahi insanlarda ten renklerinden dolayı köle imajı oluşturuldu.

    Yıllarca televizyon dizilerinde siyahi insanların nasıl fakirleştirilip, köleliğe mahkum edildiklerini büyük bir üzüntüyle izledik.

    Amerika'da patlak veren, George Floyd isimli, siyahi bir ABD vatandaşının, polisin dizinin altında "nefes alamıyorum lütfen" diye yalvararak hayatını kaybetmesi, esasında bardağı taşıran son bir damla olmuştur...
Her ne kadar bu sınıfçılık kanunen yasaklanmış gibi görünse de, zaman zaman bu ayrımcılık ciddi şekilde hissedilebiliyordu. 
Hatta ABD'de başlayan bu yangın, Avrupa'ya sıçrayarak alevlerinin kolay kolay dindirilemeyeceğinin de sinyallerini veriyor.

    Yani zengin olan burjuva sınıfı, kibirinden taviz vermeyerek, işlerini yaptırtmak için, insanlara köle muamelesi yaptılar ve de yapmaya devam ediyorlar. Bunun içinde menfaatlerine uyan her durumu mübah olarak görüyorlar...

    Aradan 15 asır geçse de, Ebu Cehil öldü deseler de, cehalet kıtalar dolaşmaya devam ediyor.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Pınar Taşçı YIKILMAZ
Başar Özdemir
Nusret Kılıç
Kırlangıçoğlu Oktay
Bekir Eroğlu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  01 Temmuz 2020 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net