29 Haziran 2022 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldıracak
Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldıracak
Meslek lisesinde ekmek üretimi başladı
Meslek lisesinde ekmek üretimi başladı
Başkanım Mahallemde, Başkana Soruyorum
Başkanım Mahallemde, Başkana Soruyorum
Türkiye Şampiyonu Sporculardan İl Müdürüne Ziyaret
Türkiye Şampiyonu Sporculardan İl Müdürüne Ziyaret
  YAZARLARIMIZ
İşin Ehli
23 Haziran 2020 Salı Bu yazı 10246 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Yavuz Sultan Selim bir gün nasıl oldu ise şair Vehbi’ye kızmış, onu yanından uzlaştırmış. Tabiî şairler biraz duygusal insanlar olduğu için Vehbi de küsüp uzaklaşmış yanından. Van müftüsünün yanına gidip kendisinin sarayda şairlik yaptığını, yazıdan anladığını, burada kalmak istediğini söylemiş. Müftü ise padişaha nazaran yanında başlatır. Aradan zaman geçtikten sonra Yavuz’un aklına düşer, “Çağırın Vehbi’yi!” deyince ne kadar arasalar da onu bulamazlar. “Bulamadık” deyince bulmaları için emir verir. Yavuz bunun burası, emir verirse yapılacak. Devlet ciddiyeti böyle olur. Tabiî vezirlerden birisi krizi çözmek için sultana bir teklifte bulunur: “Sultanım siz bir şiir yazsanız, altını boş bıraksanız, şiiri tamamlayana belirli bir ödül versek. Biz Vehbi’yi biliriz dayanamaz, saklandığı yerden şiiri tamamlar.” deyince Yavuz şiiri yazar “Bütün dünya benim olsa gamım gitmez nedendir bu?” diye. Her tarafa tellallar yollanır. Yarışmaya Van müftüsü de katılır, şiiri tamamlar. Kâğıda geçmesi için Vehbi’yi çağırır. Vehbi, şiirin pek uymadığını görünce, müftüye de diyemiyor şöyle yazsak daha hoş olur diye. Vehbi yine de kendince şiiri tamamlar. Ortalama iki yüz şiirden oluşan yarışma biter. Tek kişilik jüri padişahtır. Şiir gelir, “Ezelden gam türabıyla yoğurulmuş bir bedendir bu” Bu şiiri kim yazmıştır diye sual edince Van müftüsü diye cevap alır. Yazın fermanımdır Van müftüsüne; şiiriniz kazandı, biz hediyenizi yola çıkarttık, siz de yanınızdakini yola çıkarın.

İşte böyle olması gerekmiyor mu her iş? Yapan imzasını atmasa bile o işin ondan olduğunu bilmek. Mükemmeliyetini ortaya koyması, kaliteli işin ortaya çıkması. Osmanlı’dan kalan mimari eserlere baktığımızda onların bu zaman kadar gelmesinin sırrı severek yapılması, işin ehline verilmesi. Bir hadiste“İşi ehlinize veriniz” diye geçer. Günümüz teknolojisinde mimari eserlerimiz daha güzel olması gerekirken maalesef kadim mimari eserlerimiz daha gözde durumdalar.

Yapılan en alt işten en üst seviyeye kadar severek yapmak, liyakata önem vermek toplumumuza, devletimize bir nebze faydalı olabilmek için çabalamak vazifemiz olmalıdır. Yapılan her ne olursa olsun saygı duymak gerekir. Sürekli Avrupa insanlarını örnek gösteriyoruz. Oradaki insanların gözleri 4 değil, ayakları 3 değil, onların 2 tane beyni yok. Dünyadaki insanların hepsi aynı ama düşünceleri, yaşamsal faaliyetleri, toplumsal değerleri farklı. Bize bir görev verildiğinde yapılması gerekeni en iyi şekilde yapıp onun hakkını vermemiz gerekir. Eğer biz o görevi layıkı ile yapmaz isek yapamıyorum demek erdemliliktir. Bu çatı bizim, hepimiz bu çatı altında yaşıyoruz. Şayet bu çatı düşerse altında kalan yine bizler oluruz. Çok dikkatli olmamız ve yapılan işi gereği gibi yapmamız temennisiyle…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kamil ÖCAL
Yener KAZAN
Sami GÜLER
Şadiye ERYILMAZ
Müfit ASLAN
Ahmet ULUSOY
Dede BULUT
Hidayet DOĞAN
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  28 Haziran 2022 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net