30 Kasım 2020 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kadıoğlu, Deliceli Hemşehrilerini Unutmadı
Kadıoğlu, Deliceli Hemşehrilerini Unutmadı
Koruma Memurları Görevde
Koruma Memurları Görevde
Uzman Diyetisyen Açıldı
Uzman Diyetisyen Açıldı
Şimşekler Adem'le Güldü 2-1
Şimşekler Adem'le Güldü 2-1
  YAZARLARIMIZ
Fatihin Tablosu
28 Haziran 2020 Pazar Bu yazı 8481 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Yedinci Osmanlı padişah olan Fatih Sultan Mehmet okumayı çok severdi. Farsça ve Arapça’ya çevrilmiş olan felsefî eserler okurdu. 1466 yılında Batlamyos Haritası’nı yeniden tercüme ettirip, haritadaki adları Arap harfleriyle yazdırdı. Bilimsel sorunlarda, hangi din ve mezhebe mensup olursa olsun bilginleri korur onlara eserler yazdırırdı. Bilime büyük önem veren Fatih Sultan Mehmed, yabancı ülkelerdeki büyük bilginleri İstanbul’a getirtti. Nitekim astronomi bilgini Ali Kuşçu, kendi döneminde İstanbul’a geldi. Ünlü ressam Bellini’yi de İstanbul’a davet ederek kendi resmini yaptırdı. Saray’da büyük bir kütüphane kurdurmuş pek çok Antik Yunan felsefecilerin eserlerini getirtmiştir. Bunlar arasında en bilinenleri, Aristotales, St Thomas, Aquinas kitapları vardır.

 

Fatih Sultan Mehmed, 1481 yılına kadar hükümdarlık yaptı ve bizzat yirmi beş sefere katıldı. Azim ve irade sahibiydi. Temkinli ve verdiği kararları kesinlikle uygulayan bir kişiliği vardı. Devlet yönetiminde oldukça sertti. Savaşlarda çok cesur olur, bozgunu önlemek için ileri atılarak askerleri savaşa teşvik ederdi.

 

Gerek bilim, gerek askeri, gerekse sanatsal açıdan Osmanlı padişahları açısından en zirvedeki kişi olduğu herkes tarafından kabul görmektedir. O mühendis, asker, siyasetçi, bahçıvan, şair ve iyi bir yönetici idi.

 

Fatih Sultan Mehmet, İtalyan ressam Gentile Bellini'yi 1479 yılında İstanbul'a davet etmiş ve önce saraydaki farklı kişilerin resimlerini yaptırmış. İtalyan ressamın yeteneklerinden emin olduktan sonra da kendi portrelerinin yapılmasına izin vermiş. Bunlardan günümüze ulaşan 3 tablo var. Biri de yeni satın alınan söz konusu tablo.

 

Tablo, İtalyan ressam Bellini tarafında yapılmış. Bellini’nin en önemli resimleri arasında sayılan ve tuval üzerine yağlı boya çalışılmış yapıtın eni 33,4; boyu ise 45,4 santimetre. Tablonun sağ alt köşesinde Latin harfleriyle not düşülen tarih ise 25 Kasım 1480.

 

Fatih Sultan Mehmet’in portresinde yer alan ikinci kişinin kim olduğu ise hala bilinmese de Fatih’in oğulları olan 3 şehzadeden biri olmalı. Muhtemelen de Cem Sultan. Büyük şehzade Mustafa, Bellini geldiğinde hayatını kaybetmişti. Üstelik Cem Sultan’ın Fatih yanında daha itibarlı olduğunu biliyoruz.

 

İşte bu tablo Londra’daki Christie's salonundaki müzayedede satışa çıkarılmış. İBB portreyi satın almış. Fatih Sultan Mehmet Han’ın sağlığında kendi yaptırdığı portresi böylece uzun yıllar sonra yeniden İstanbul'a getirilmiş. Tablonun Bayezıd döneminde mi yoksa İstanbul’un işgali ve Milli Mücadele yıllarında mı? Türkiye'den kaçırılmış olduğu kesin olarak bilinmiyor.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Londra'da müzayede ile satışa sunulan Fatih Sultan Mehmet'in portesini 770 bin sterline, Türk parası ile yaklaşık 6,5 milyon liraya satın almış.

 

Bu gelecek kuşaklara bir armağandır, bir şuur aktarımıdır. Bunun fiyatı olmaz. Bu Türk kültürüne önemli bir hizmettir ve Türk tarihine önemli bir katkıdır. Dünyada iz bırakan birkaç önemli adamdan biri olan Fatih’in gerçek görüntüsüne en yakın ve bizzat kendisi tarafından yaptırılan bir tablodur.

 

Şimdi bazı aklı evveller çıkmışlar “Bu kadar para bir tabloya verilirmiymiş?”gibi ciddiye alınmayacak yorumlar yapmaya başladılar. Bunlar ucuz siyasi yorumlardır. Ağızları açıldığında Osmanlıyım diyen zavallılar Fatih’in orijinal tablosunun Yahudiler tarafından alınmasına göz yumacaklardı. Bu tablo aslında Kültür bakanlığı tarafından alınması gerekirken İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından alınmasına  teşekkür edip, bakanlığın eleştirilmesi gerekirken tam tersini yapıyor zavallılar.

 

Devlette yapılması gereken tasarruf kalemlerini saysak sayfalar doldurur. Liyakatsiz kadroların yaptığı israfı konuşmayacağız.  Hem kültürel, hem tarihi hem de sanatsal değeri olan böyle bir eserin tasarrufu da olmaz.

 

Kim yaparsa yapsın Türk kültürünü, tarihini  seven sözde değil gerçek milli yerli olan Türk -İslam kültürüne hizmet eden İstanbul’a, Fatih’e sahip çıkanları alkışlıyorum.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Pınar Taşçı YIKILMAZ
Özlem Gürer
Kırlangıçoğlu Oktay
Nesrin Bulat
Erol Serkan Kılıç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  29 Kasım 2020 Pazar
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net