04 Ağustos 2020 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Trafik Kazaları 13 Yaralı
Trafik Kazaları 13 Yaralı
Acemi Kasaplar Hastanelik Oldu
Acemi Kasaplar Hastanelik Oldu
Ev Dezenfekte Edildi
Ev Dezenfekte Edildi
Ölüm Genç Yaşta Yakaladı
Ölüm Genç Yaşta Yakaladı
  YAZARLARIMIZ
DOSTLUK ÜZERİNE
07 Temmuz 2020 Salı Bu yazı 3003 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

  Ömer Nasuhi Bilmen’in Büyük İslam İlmihali’ni okurken, şu hadis-i şerifle karşılaştım:
*‘Eski dostluğu devam ettirmek, imandandır.’*
  ‘Dostlukta kıdem esastır’ nasihati gereğince,
hemen üç kadim dostumu aradım ve Peygamber sav Efendimizin bu mübârek sözünü onlarla paylaştım.
  İslam’a göre, dostluk,
bir nasip meselesidir ve insanın dışında gelişir.
Şununla dost olayım deyip olamazsınız.
  Dostluk, yürürken belirginleşen bir şeydir.
‘Katlandığımız değil,
razı olduğumuz insanlar dostlarımızdır.’
  *‘Önce refîk, sonra tarîk’* denilerek, yola çıkacağımız insanları dikkatli ve rikkatli seçmemiz tembihlenir.
    İlk olarak şunu söyleyelim:
*‘İnsanı, yol değil, yol arkadaşları yorar.’*
  Yola çıkacağımız insanları yüzde yüz isabetle seçme şansımız ise maalesef yoktur.
Çünkü bu seçimi veya elemeyi, esas itibariyle yapacak olan bizler değilizdir;
yoldur, yolculuktur. Yanımızdakinin dostumuz olup olmadığı, yolculuk esnasında ortaya çıkar.
  Özellikle siyasette ve ticarette, bu yürüyüşlerin büyük bir kısmı hüsranla sonuçlanır.
  Tanıdığımızı sandığımız insanları tanıyamamış olmanın üzüntüsü ve şaşkınlığı,
bizi, yolculuktan daha fazla yorar.
Tam da burada şunu sormalı:
Kırk yıl birlikte olmuş olsak bile, bir insanı ne kadar tanıyabiliriz?
  Rakamlar maddiyatı,
harfler ise maneviyatı temsil eder.
Dolayısıyla, rakamlar (ve hesaplar)
üzerinden sahici bir dostluk oluşmaz, sadece ortaklık kurulur.
  Taraflar, ancak bir harfin (anlamın) ucundan tutarlarsa,
dost olabilir veya kalabilirler.
Rakam ile harfi toplamaya kalkışırsanız eğer, bu işlem, sizi Nurettin Topçu’nun şu sözüne götürür:
*"Menfaat yaşamak, ahlak ise yaşatmak ister."*
  Kadim bir dostluğun oluşabilmesi için zorluklara,
yokluklara ve imtihanlara ihtiyaç vardır. Bütün bunlardan alnının akıyla çıkan münasebete ise
‘sınanmış dostluk’ diyoruz.
  Şöyle anlatalım:
  Asıl marifet, bahar aylarında veya yaz mevsiminde değil,
kışın açabilmektir.
  Yani iyi gün dostu olmak kolaydır, en mühimi,
kötü gün dostu olabilmektir.
  Toparlayalım, dünyevi şeyler için ‘kırk yıllık dostların’ birbirini yok saydığı günlerden geçiyoruz.
  Hesap yapmaktan iş yapmaya veya dostluk kurmaya vakit bulamayanların sayısı da her geçen gün artıyor.
  Bazı dost bildiklerimiz ise kırıcı, kıyıcı ve ifşa edici.
  Oysa dostluk, açmayı değil,
kapatmayı gerektirir.
    Sözgelimi dostunun sırrını herkesten saklamak, ayıplarını örtmek, sözüne müdahale etmemek, iyiliğini istemek, onun hüznüyle mahzun olmak; bütün bunlar, *‘dostluğun edepleri’* arasındadır.
  Çünkü dostluk ve kardeşlik,
öldükten sonra da devam eden kıymetlerimizden biridir.
*‘Ahiret kardeşliği’* diye boşuna denilmiyor.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Erdal Geyikçi
Başar Özdemir
Ahmet Tarlabölen
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  04 Ağustos 2020 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net