07 Ağustos 2020 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Sizlerin Hakları Yenmez Yedirilmez
Sizlerin Hakları Yenmez Yedirilmez
MHP'de  Kongre Zamanı
MHP'de Kongre Zamanı
Ataseven'den Yerinde İnceleme
Ataseven'den Yerinde İnceleme
Trafoda Çıkan Yangın Söndürüldü
Trafoda Çıkan Yangın Söndürüldü
  YAZARLARIMIZ
Nasip
14 Temmuz 2020 Salı Bu yazı 2073 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Osmanlı imparatorluğu zamanın da İstanbul da yaşayan Arakiyeci İbrahim ağa, çok gariban bir insandı. Arakiyeci o zaman da şapka örenlere verilen isimdi. Çocukları olmuyordu bir sebepten dolayı. Peygamber efendimizin hadisine nail olabilmek için kendi cabaları ile cami yaptırmak istemiş. ‘’İnsan ölünce, şu üç amel dışında bütün amellerinin sevabı kesilir. Sadaka-i cariye, kendisinden istifade edilen ilim, hayırlı evlat.’’ Kendisi okuma yazma bilmediğinden, çocukları olmadığından dolayı, en yakını paraları olsa bir ilim merkezi medrese cami için kalbinden geçerdi. Hanımına da bu meyanda söylemlerde bulunur. Hanımı ise kendilerinin zar zor geçindiklerini dile getirdiği için sürekli namazlarında böyle dua ederdi. 

Rüyasında Şam bölgesinde, etrafı üzüm bağları ile kaplı bir bahçe. Bahçenin içine girip etraftaki üzüm salkımlarını bırakıp üst tarafta bulunan salkımda üç adet kalmış üzümleri almaya çalışır. Uyanınca anlam veremez. Ertesi gün aynı rüyayı görür. Tekrar aynı rüya görünce hanımı ile paylaşır. Hanımı ‘’ bey İstanbul nere, Şam nere. Deve ile bir buçuk aylık  mesafe zaten karnımızı zor doyuruyoruz’’ diye serzenişte bulunur. Sürekli aynı rüyayı görünce kafaya koyar gitmeyi. Hazırlığını yapar, hanımına birkaç dirhem bırakır yola koyulur. Aradan uzun mesafe geçtikten sonra rüyasını gördüğü bahçeye varır. Tam da o üç adet kalmış üzümü görür vardır bunda bir hikmet diye başlar zıplamaya. Oradan geçen birisi etrafta o kadar üzüm salkımı var iken neden üç adet üzümü almaya çalıştığını sorar. Yanına oturur ‘’uzak yerden geldiğin belli, neden bu kadar üzüm varken, bu üç adet üzümü almaya çalışıyorsun’’ diye sorunca; rüyasını anlattır. Adam kahkahayı patlatır ve derki ‘’sen çıldırmış olmalısın, ben de rüyamda İstanbul da Arakiyeci İbrahim ağa diye birisinin bahçesinde bir küp altın var, ben ona gitmedim de, sen buralara kadar geldi isen kesin aklın ile sorun vardır. İbrahim ağa ‘’eyvallah ben alacağımı aldım’’ der. Tekrar evine gelip bahçesini kazdığı zaman bir küp altın çıkar ve evinin bulunduğu yere ‘’ Arakiyeci İbrahim Ağa Cami’’ olarak günümüze kadar gelir.

İşte nasip böyledir. Rabbim ne istersen iste verir. Ama istemeyi bilmek gerek. İsterken samimiyetle dürüstçe. Yeter ki riya karışmasın duaya. Nasibinde var ise o sana elbet gelir. İstemeyi murad etmeseydi, istenilse de vermezdi. Vermeyi murad ettiği için duaya icabet edin diyor Rabbim. Güzel bir söz var ‘’Nasibüke yusibüke velev künte fi tahte’l cebel/ Dağın altında da olsan da, senin nasibin sana isabet eder.’’

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
Halil Eşmebaşı
Erdal Geyikçi
Başar Özdemir
Ahmet Tarlabölen
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  06 Ağustos 2020 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net