23 Eylül 2021 Perşembe
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
HEDEFİMİZE ULAŞALIM
HEDEFİMİZE ULAŞALIM
ABC'de, Hoca Ahmet Yesevi'den Ahi Evran Konferansı
ABC'de, Hoca Ahmet Yesevi'den Ahi Evran Konferansı
26 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi
26 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi
Avrupa Spor Etkinliklerine Görkemli Açılış
Avrupa Spor Etkinliklerine Görkemli Açılış
  YAZARLARIMIZ
ÇEMBER DARALIYOR
17 Ağustos 2020 Pazartesi Bu yazı 8594 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Bu olayların ilk patlak verdiğinde çoğu kimse inanmadı. Üstüne almadı. Dikkate değer bulmadı.

            Bazıları doğal yollarla çıktığını ve yaygınlaştığını söylemiş olsa da benimde içinde bulunduğum bir takım yorumcular bu korona virüsün biyolojik bir silah olduğu konusunda birleşti.

            Kimisi yakın zamanda bu modern tıp bilimi ve ilmi ile bu virüsün aşısının veya ilacının bulunacağını söyledi. Kimi bu konuda rat kavgalarından söz edip, iyice yayılmadan ilacının piyasaya sokulmayacağını anlattı.

            Kimi ülkemiz de geç görülmesiyle bu virüsün çok ülkeye girmeyeceğini ve sınırlı kalacağını iddia etti.

            Kimi dünyada bu kadar insanı etkileyecek, şu kadar insan virüsü kapacak, bu kadar kişi ölecek dediğinde inandırıcı bulmadı.

            Kimi “virüs o kadar küçük bir organizma ki boyutu nanometre ile ölçülüyor. Nanometre metrenin milyarda biri demektir. Korona virüs 120 nanometre çapında bir mikroorganizma. Bu virüslerden 8 bin 333 tanesi yan yana dizilse ancak 1 milimetrelik bir boyuta ulaşıyor.” Dedi ve bu kadar bir organizma koca insana ne yapabilir ki diye dayılandı.

            Kimi bana bir şey olmaz. Acı patlıcanı kırağı çalmaz dedi havalara girdi.

            Kimi biz kelle paça yiyen, kokoreç seven milletiz bize koronası virüsü vız gelir tırıs gider dedi.

            Kimi gençliğine güvendi, kimi kronik bir rahatsızlığının olmamasına dayanarak rest çekti.

            Kimi burnuna indirdiği veya çenesine taktığı maskeyi koruyucu sandı, kimi bunaltıyor diye maskeye hiç itibar etmedi, kimi veririm cezası kaç liraysa yine o sıkıntıya girmem deyip maskeye külleyen karşı çıktı.

            Kimi şunu yaptı kimi bunu yaptı. Kimi dikkate almadı, kimi küçümsedi, kimi boş verdi.

            Ama kazın ayağının öyle olmadığı ve pabucun pahalı olduğu her geçen gün biraz daha ortaya çıkıyor.

            Ufkunun genişliği ve güngörmüşlüğü ile babasını bir kalem geçen dayımoğlu Serkan Çağlar çok güzel özetledi olayı.

            “Çember daralıyor”

            Evet çok güzel yaklaşım.

            İster dikkate almayın ister küçümseyin isterseniz konunun neresinde olursanız olun, hangi açısından bakarsanız bakın evet çember daralıyor.

            Önceleri çok uzaklarda oldu bizim ülkemize gelmez dedik, bize uğramaz dedik. Bir süre geçtikten sonra ülkemize geldiğinde o şehir nere bizim şehrimiz nere dedik. Bize gelene kadar… dedik.

            Sonra bizim semtte yok dedik. Bizim mahallede vaka yok dedik. Akrabalarda çıkmadı dedik. Arkadaşlarda görülmedi dedik.

            Sonra falancanın kardeşinde çıkmış, şunun kızında varmış, bunun oğlu olmuş, teyzenin eşinde, amcanın komşusunda çıkmış demeye başladık.

            Biraz daha geçti ve alt komşu, yan apartman, ağabeyim, eniştem derken çember daraldı.

            Allah korusun en sevdiklerimize yaklaştı. Bizlere yaklaştı.

Bundan kaçmak mümkün iken mümkün olmayan hale getirdik. Bırakın şu düğün yapmayı, bırakın asker uğurlamayı, bırakın sarılarak taziye yapmayı, pazarı çarşıyı biraz sakının dendikçe geldik bir araya.

Sosyal mesafe dedik, fiziksel alan dedik, maskesiz dışarı adım atmayın dedik, hijyen, hijyen, hijyen dedikçe hepimiz sanki aç kalmış gibi marketlere koştuk, AVM koridorlarında fink attık.

Git desen gitmeyecekler, öp desen öpmeyecekler, bir bardak su ver desen nazlanacaklar, bayramda dede ebe sever oldu.

N’oldu şimdi neye benzettik. Buyurun işte başa döndük. Vaka sayısını bin iki yüzlerden aşağı düşüremedik. Ölüm sayıları otuz civarında. Yoğun bakım hastalarının sayısı düşmüyor.

Ez cümle inadına mı yapıyoruz nedir arkadaş. Dünya dikkat edin diyor, devletin tüm organları dikkat edin diyor, çevremiz dikkat edin diyor, bunlardan önemlisi görüyoruz arkadaş görüyoruz bu musibet yaklaştı etrafımızda kol geziyor. Ama inadına dikkat etmiyoruz. Yav Allah aşkına atın ölümü arpadan olsun diyen sarhoşun bir duble daha atmasından ne farkımız kaldı.

Selam ve dua ile…            

            

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kamil Öcal
Hakan Öztürk
Yener Kazan
MESUT ARLIER
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Eylül 2021 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net