23 Eylül 2021 Perşembe
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
HEDEFİMİZE ULAŞALIM
HEDEFİMİZE ULAŞALIM
ABC'de, Hoca Ahmet Yesevi'den Ahi Evran Konferansı
ABC'de, Hoca Ahmet Yesevi'den Ahi Evran Konferansı
26 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi
26 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi
Avrupa Spor Etkinliklerine Görkemli Açılış
Avrupa Spor Etkinliklerine Görkemli Açılış
  YAZARLARIMIZ
POLİS VE KADIN
23 Ağustos 2020 Pazar Bu yazı 9548 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Kimse kendini kandırmasın başta ben olmak üzere popülist paylaşımlar yapıp, toplumun genelinin hoşuna gidecek kelime ve sözleri rahat söyler ama gerçekler acı olunca yutkunup kalırız.

            Bu yazıyı yazdığım esnada ekranda Allah Resulü Peygamberimiz Hz. Muhammed(sav)’ın kadın haklarına verdiği önemi ve kadınların nasıl Müslümanların tamamlayıcısı, yardımcısı, pek çok konuda asıl unsuru ve toplumun dizaynı için öncelikli olduğunu anlatıyor.

            Yüce dinimizin kadına verdiği öneme bir ayet bir hadis ile değinecek olursak: Nisa Suresi, 1. ayet: “Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yayan Rabbinizden korkup-sakının. Ve (yine) kendisiyle, birbirinizle dilekleştiğiniz Allah'tan ve akrabalık (bağlarını koparmak)tan sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözeticidir”

Ve Efendimiz “Müminlerin iman bakımından en olgunu ve en hayırlısı, hanımına karşı en hayırlı olanıdır.” buyurmuştur.

            Hepimiz kayıtsız şartsız kadına verilen değeri biliriz. Annemizdir, bacımızdır, eşimizdir der dururuz. Elbette bu kadar önemi bilmekle birlikte onlara türlü cefaları normal görürüz. Daha küçücükken bile erkek çocuk oturur kızlar çay servisi yapar, kızlar evi süpürür, kızlar annelerine yardım eder veya etmesi için zorlanır. Erkek çocuklar bırakın annesine yardım etmeye zorlamayı babalarına bile yardıma zorlanmazlar.

            Büyüdüklerinde de durum değişmez. Elbette erkeğe verilen görevlerde az değil ama kadına biçilen değer çok farklıdır.

             Her ne kadar günümüzde maalesef kadın her alanda çalışır olsa da durum böyledir. Kadının görevi evine ekmek getirmek değildir. Kadının görevi evin elektrik, su, doğalgaz parasını ödemek değildir. Kirayı düşünmek, bankalara kredi ile borçlanmak ve akşama kadar türlü işlerde çalışıp, akşam gelip, yemek çamaşır ütü çocuk derken didinip o krediyi ödeme derdine düşmek değildir.

            Neyse burada İslam’da kadının görevlerine girmeyim. Konu uzun ben asıl konuma dönmek isterim.

            Aslında bu İstanbul sözleşmesi denen ucubeye de bir gün değinmek lazım. İlla bir sözleşme yapacaksak bizim şanlı geçmişimiz ve yüce dinimizde ki kadına verilen değeri sözleşme yapsınlar.

            İki kadın konusu haberlere yansıdı. Birincisi yol ve kimlik kontrolü yapan polislerin yanına gelen bir adam eşinin arabada doğum yaptığını söyleyerek yardım ister. Ambulans talep edilir ama ambulans gelene kadar kontrol görevi yapan kadın polis yardım eder ve doğum gerçekleşir. Bebeğe bu polisin adı verilir. Bu haber çok gündem olmadan geçti gitti.

            İkinci kadın haberi. İstanbul’da sokakta yürüyen yirmi yaşlarında iki kadını polis durudur ve maske takmalarını ister. Kadınlar polise diklenir, direnir. Polis ceza yazacağını söyleyince “herkes böyle, herkeste yok, yazamasın vs “ kelimelerle mukavemet gösteriler. Polis karakoluna götüreceğiz diyince iyice çılgına dönüp bağırmaya başlarlar ve polis gözaltına almak ister. Biri olayı kameraya çekerken diğeri polise direnmeye tekmelemeye başlar ve poliste zor kullanmak zorunda kalır.

            Kadınlar karakola götürülür. Eğer sosyal medyaya yansıyanlar doğruysa kadınların karakolda kaldıkları süre içerisinde polislere nasıl hakaret ettikleri ve sosyal medyada nasıl hakaret mesajları attıklarını görmek lazım.

            Bu bir asayiş olayıdır.

            Asıl sıkıntı ondan sonra.

            Bir takım medya ki bunların başında ana muhalefet görevini ondan çok yapma derdinde olup, her sabah haberlere kim daha çok hükümete çakarsa onu çıkarmak için yırtınan televizyon kanalı ve onun haberlerde kendi söyleyemediğini referans gösterip haberleştiren gazete var.

            Aman Allah’ım. Polis şiddet uygulamış, dağıtmış, kızın kolunu kıvırmış, yerlere çalmış, neler neler.  Sanırsınız ki suçsuz günahsız bir kadına bunların reva görülmesi Amerikan polislerinde bile yokmuş. Kadınlara ekranlarını ardına kadar açtılar. Elbette kendi tercileri ama boyunlarında haç, vücutlarının her yeri dövmeli olduğu için şiddetin izi pek görülmüyor ama polisi suçlarken fütur tanımıyorlar. 

            Hadi onlar genç, hadi onlar taraf, hadi onlar olayın duygusallığını yaşıyor. Peki ya basına, o söz ettiğim basına ne oluyor arkadaş. Nasıl bir devlet kini, nasıl bir polis kini, Nasıl bir otorite düşmanlığıdır bu?

            Polisler açıkta. Açığa alındı.

            Hani şu mahalle kavgasında hasımların elindeki bıçağı alırken bıçaklanan, çocuklarımızı zehirleyenlerin elindeki eroini yakalarken düşman kazanan, trafiği düzenlerken kamyon altonda kalan, beresini takıp dağlarda şehit olan, bir fazla bilgi almak, bir kelime fazla öğrenip devlete yardımcı olmak için gözünü bilgisayardan ayırmadığından gözleri bozulan, gece çocuğu yatınca ancak evine varıp, sabah erkenden göreve giden çocuklarının büyüdüğünü emekli olunca anlayan polisler var ya? Hah onlar açığa alındı.

            Kim için biliyor musunuz? Maskenizi düzgün takında kimsenin size sizinde kimseye zararınız dokunmasın dedikleri kişiler yüzünden.

            İslam’da kadının yeri baş tacıdır. Örfümüz adetimizde de öyledir. Ama kendini dünyanın ekseni sanan, toplumun düzenini bozma derdinde olanlar değil.

Popülist paylaşımlar ile değil, gerçekçi ve askere polise destek paylaşımları Gündemi belirleyelim mi?

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Adil hakarar  -  26-08-2020 - 08:29
Toplum içine girmemesi gereken maskesiz orman ayıları olmasaydı ülkemizde covid-19\'un kökü kazınmıştı.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kamil Öcal
Hakan Öztürk
Yener Kazan
MESUT ARLIER
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Eylül 2021 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net