26 Eylül 2020 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Besicilik zor duruma
Besicilik zor duruma
Tekin, Temizlik Aracıyla Cadde Ve Sokakları Temizledi
Tekin, Temizlik Aracıyla Cadde Ve Sokakları Temizledi
Muhasebecilerden Örnek Davranış
Muhasebecilerden Örnek Davranış
Şimşekler Sultanbeyli'ye Bileniyor
Şimşekler Sultanbeyli'ye Bileniyor
  YAZARLARIMIZ
COVİD – 19! (140.)
26 Ağustos 2020 Çarşamba Bu yazı 15143 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Başlangıcından bugüne hastanelerin Covid - 19 servislerinde çalışan sağlık personelleri, salgın sürecinde çalışma koşullarının zorluğundan dolayı, tükenme noktasına geldiklerini belirtiyorlar! Severek ve isteyerek yaptıkları görevlerinden, son aylarda adeta nefret ettiğini söyleyenler de var!

‘’Covid - 19’ a yakalanıp ta 14 gün bari dinlensem!’’ bile diyorlar!!! ...

        Dünyayı saran Koronavirüs salgını, yurdumuzda da görülmeye başlamasının üzerinden altı aydan fazla bir zaman geçmiş oluyor.

        İlk başlangıç zamanlarındaki çeşitli spekülasyonlardan sonra, işin çığırından çıkacağını görünce, birtakım yaptırımların getirildiğini herkes biliyor.

        Hatta bunlar içerisinde esas ilgili bakanının, olmayacak dediği yasağı, hükümetin diğer bakanının gece yarısına iki saat kala, yasağın başlıyacağını ilanı yüzünden yaşanan arbedelerin, bakan istifalarının, geri dönüş beyanatlarının görüntüleri günlerce ekranlardan gitmemişti!

        Öyle veya böyle uzunca bir süreç geçirdik! Bu gidişle daha da ne kadar süreceği meç’ ul bir dönemden geçmekteyiz ne yazık ki!

        Öyle veya böyle diye kestirmeden gidelim derken, ülke gündemine mâl olmuş olan olaylardan da vaz geçemeyeceğimizi belirtmek isterim!    

        Malum salgın yüzünden belirtilen ve ilan edilen tedbirler ortadayken;

a.) Bayram – seyran – seyahat – tatil muhabbetleri, keyfe göre serbest edildi!

b.) Turizm sezonu münasebetiyle milyonlarca insanın yer değiştirmesi serbest edildi!

c.) Spor müsabakalarından tutun, AVM’ ler deki alış – verişlere kadar serbest edildi!

d.) 15 Temmuz için kutlama merasimleri yapıldı!

e.) Siyasi toplantılar, kongreler, toplu açılışlar ve temel atmalar yapılıyor!

 f.) Sayı ve mekân kısıtlaması olmaksızın düğünler yapılıyor!

g.) Ayasofya’ nın açılışına ülkenin dört bir yanından yarım milyona yakın insan taşınıyor!

h.) Okullardaki eğitimle ilgili olarak, yarınlarda neyin ne olacağını bilemediğimiz kararlar oluyor!

        Velhasıl daha bunun gibi onlarca olumsuzlukları uyguluyorsun! Ondan sonra da kalkıyor sağlık personelinin en tabii ve insani ihtiyaçlarını pas geçiyorsun!

        Siz sayın yöneticiler! Ortamın tüm bu olumsuzluklara ulaşması, sizlerin vermiş olduğu kararların sonucudur! Dolayısıyla da vatandaşı suçlamaya hakkınız yoktur!  

        Bakın bu konularla ilgili ulusal medyaya yansımış olan, yurdumuzun her tarafından olumsuz gidişata isyan – itiraz eden sağlıkçıların feryatları yükseliyor! Mutlaka sizlerin de bilgilerindeki bu bazı eksiklik – aksaklık ve feryatlardan bahsetmek istiyorum.

        Hastanelerin Covid - 19 ve yoğun bakım servislerindeki sağlık personelleri, salgınla mücadele de tükenme noktasına gelmiş ve psikolojik olarak ta yıprandıklarını ifade etmektedirler!

        Her gün bir arkadaşlarının testlerinin sonucu pozitif çıkmaktadır! 24 saat kesintisiz, gözünü kırpmadan nöbetler tutuyorlar! Beraber çalıştıkları arkadaşlarının her gün birisinin pozitif çıkan test sonucu ise üzerlerinde büyük bir psikolojik etkisi oluşturuyor!

        Tüm bu olumsuzluklardan yakınan sağlıkçılar, ayrıca günlerinin çok berbat geçtiğini ve kendileriyle ilgili büyük bir belirsizliğin olduğunu söylüyorlar.

        Tek seferde kullanıp atmaları gereken tulumu, defalarca giymek zorunda kaldıklarını ve Covid yoğun bakım servislerinde bir düzen ve koordinasyonun olmadığını belirtiyorlar!         

        Başlarken severek ve adeta can atarak geldikleri görevlerinde tüm bu olumsuzluklardan dolayı adeta hayatlarını tehlikeye atan bir dilekle; ‘’Dayanacak gücüm kalmadı! Bende pozitif olsam da bari hiç değil 14 gün istirahat edip bi dinlensem!’’ diyorlar!!!

        Hastanenin birisinin Covid yoğun bakım ünitesine 20 yatak eklemesi yapılıyor. 24 saat bile geçmeden tamamının dolduğunu ifade eden sağlık emekçisi; “Dayanacak gücüm kalmadı ve istifa edeceğim!’’ diyor!!!   

        Bu şekildeki çalışma şartlarına karşılık, istifayı dahi göze alıp çıkmak isteyenlerin sayısının artışı, her geçen gün gözlerden kaçmazken, Covid’ den görevde şehit olanlar için meslek hastalığı hakkı ve ek fazla mesai verilmeyişi da yine isyan ettiriyor!!!

        Yine bir başka ifade; ‘’Beraber çalıştığımız bir arkadaşın testi pozitif çıktı! Tekrar teste gönderdik. Testi yaptırdı ve tüm semptomları vardı ama test sonucu çıkana kadar çalışmaya devam etmesi için zorladılar!’’ diyor!!!

        Anlatmaya devamla; ‘’Sürekli 24 saat nöbetimiz oluyor. Arkadaşlarımızın testi pozitif çıkıyor. Bu durumda da o arkadaşların nöbetleri diğerlerine dağılıyor. Bu gidişle sanırım yeterli sağlıkçı olmamasından yoğun bakımda yatıp - kalkacak gibiyiz! Yeni arkadaşları Covid yoğun bakım ünitesinde görevlendiriyorlar. Covid servisinde nasıl çalışılacağına dair eğitim verilmediğinden, geliyorlar fakat hastane şifa olmak yerine, salgını yayar bir hale geliyor” diye söylüyor!!!   

        Bir başkası; “Ne kadar titiz davransak da, ne yazık ki virüs bir şekilde bulaşıyor! Durumu ağır bir hastaya ani müdahale gerekebiliyor. Çok donanımlı koruyucu ekipmanlarınız olmadan, yoğun bakıma girip müdahale icap ediyor. Mesleğimden hiç bu kadar nefret etmemiştim. Bizler emeğimizin de karşılığını alamıyoruz! Adeta tükenmişlik sendromu yaşıyoruz. Bende panik ataklar başladı. Boğuluyormuşum gibi hissediyorum. Çok sevdiğim mesleğimden bu dönemde nefret etmeye başladım” diyor!!!

        Bir diğer sağlık emekçisi emektar ise; ’’22 yıldır hemşirelik yaptığını, beş aydır da Covid servisinde çalıştığını, salgının başında bir Covid servisi açıldığını, şimdi servis sayısının üçe yükseldiğini ifade ediyor ve ekliyor. İki tane de sanal servisimiz var. Buraya evde tedavi edilmesi istenen hastalar, sabah - akşam günde iki defa gelerek ilaçlarını alıp gidiyor. Bunların içinde otobüsle gelen insanlar var.” dedi.

        Yine bir sağlık emekçisi de; “Fiziksel ihtiyaçlarını karşılayacak durumları olmayan Covid hastaları için refakatçi alınıyor. Çalıştığım serviste sadece iki hemşire ile bir hasta bakıcısı ve bir de temizlik görevlisi var. Hastalar bazen aynı anda zillere basıp yardım istiyor ama biz yetişemiyoruz. Çaresizlikten sanki iki ateşin ortasına atıldığımızı zannediyoruz” diyor!!!

        Bir başka hemşire sözlerini şöyle tamamladı; “Beraber çalıştığım arkadaşların üçte biri Covid’ e yakalandı. Hatta sekreterler ve laboratuvarda çalışan bir arkadaşımız bile yakalandı. Bana altı ayda sadece bir defa test yaptılar ve ısrarlarımıza rağmen test yapmıyorlar. Tabandaki problemler çözülmüyor, yöneticiler tarafından hasıraltı edilip üst birimlere iletilmiyor. Dolayısıyla oradaki sağlık çalışanları fiili ve manevi yük altında eziliyor’’ diye sözlerini tamamladı!!!

        Kayseri SES (Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası) nın açıklamasında;

‘’Filyasyon ekibindeki arkadaşlarımız, sabah 9’ dan gece 12 - 1’ e kadar çalışıyor. Ekip sabah yola çıktığında sistemde 5 - 6 hasta, oluyor akşama kadar 30 -35 kişiye gidilmiş oluyor. Yeterli olmayan personel ekibi günlük ortalama 100 kilometre yol yapıyor. Yemek molası verecek zamanları dahi olmuyor Filyasyon ekibi bir günde 12 ile 15 saat arasında çalışmak zorunda kalıyor” diye açıklama yapıyor!!!

        Velhasıl sağlıkçılara bir dokun bin ah işit demişler! Naçizane bendeniz de bir sağlıkçı evlâdı olarak, içimizi acıtan bu olumsuzluklara bir parmak basalım istedim.

        Bir sağlıkçı çocuğuyum derken, rahmetli babam Türkiye’ nin okullu ve diplomalı ilk Sağlık Memuru idi. 1950’ de göreve başlayıp, toplamda devletimize 41 yıl hizmet vermiş ve bizleri yetiştirmiş bir kişidir. Ben daha okula bile gitmezken, o yılların Türkiye’ sinde, elinde ilaç çantasıyla, yayan ve dağ – bayır köylere aşı yapmaya yâda hasta için kilometrelerce yerlere, kar – kış, yağmur – çamur demeden gittiğini hatırladığımda, gözlerimin dolmasına mani olamıyorum!

        Onun için canlarını bizlerin canları uğruna fedadan çekinmeyen, fedakâr – cefakâr – çilekeş sağlıkçı ordumuza ALLAH kolaylık – sabır ve metanet versin diyor, tüm halkımıza da Korona’ sız günler diliyorum.

        N O T (1.): 24 Ağustos 2015’ te bu sütunlarda siz değerli okuyucularımızın huzuruna geldim. Beş sene zarfında haftalık 80 Trafik Sayfası hazırlayıp sundum. 140 da Köşe Yazısı takdim ettim. Çok şükür ki bir tek tekzip almadım! Sizlerin teveccühüyle ve bugünlere gelmiş olmanın gururuyla, tüm okuyucularıma sağlıklı, mutlu ve huzurlu nice okumalar dilerim. Saygılarımla,

        NOT (2.): Kutlaması yasaklanmış olan ‘’30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI’’ mızın, halkımıza ve YÜCE TÜRK MİLLETİ ne hayırlı ve uğurlu olmasını diler, bizlere bu günleri bahşedenlerin aziz hatıraları önünde tazimle eğilirim efendim!!!  

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Oktay KIRLANGIÇ  -  29-08-2020 - 14:37
Çok Kıymetli Sayın Hemşehrim Ahmet KANKAL Bey: Oldukça uzunca olan (COVİD-19) yazıma iki bölüm halindeki değerli katkılarınızdan dolayı müteşekkirim. Görüşlerinizin tamamına gönülden katılıyor ve tasdik ediyorum. Pandeminin bugün ulaştığı noktanın birinci sorumlusu, sorumluluğunun bilincinden yoksun yetkililer olduğu görüşündeyim! İkinci sorumlularının da ne yazık ki, bu kritik durumu yeterince kavrama bilinç ve ferasetinden yoksun toplumumuzun fertleri yâni bizler olduğunu düşünüyorum! Sonuç itibariyle de uyulması gereken uygulamalara, gereken hassasiyeti göstermemek suretiyle, hem kendisine, hem çevresine ve hemde bu konuda canı pahasına, bizlerin sağlığı uğrunda mücadele eden sağlık çalışanlarına bulaşmasına sebep olanları, ALLAH\' a havale ediyor ve saygılar sunuyorum.
Ahmet Kankal  -  27-08-2020 - 15:48
Anadolu\'nun vatan olmasını sağlayan Malazgirt Zaferi de, Anadolu\'nun Türk yurdu olarak kalmasını temin eden 30 Ağustos Zafer Bayramı da kutlu olsun. Allah Teâlâ, devletimizi de milletimizi de, ordumuzu da yurdumuzu da korusun inşallah. Şehitlerimizin ve gazilerimizin ruhları şad, mekânları Cennet olsun. Bin yıldır buradayız, daha nice bin yıllar burada ocağı tüten, bayrağı dalgalanan, ezanları susmayan, kardeşliğin neşvünema bulduğu, başı sıkışanların sığındığı, bereketli ve Cennet vatanda Türk Milleti olarak asimile olmadan, bağımsız ve güçlü bir şekilde yaşamamız dileklerimle...
Ahmet Kankal  -  27-08-2020 - 15:34
Kıymetli hemşerim, çok teşekkür ediyorum. Evet, içinde bulunduğumuz gerek fiziki gerekse psikolojik şartlar hiç de olumlu değil. Buna karşın Allah\'ın yardımıyla yine de korunuyoruz. Fakat Allah\'ın sabrını da zorlamamalı, verilen aklı iyi kullanmalıyız. Sağlık çalışanlarının Allah yardımcıları olsun, onlara müteşekkiriz, iyi ki varlar. Deneye yanıla öğreniyoruz görüntüsü var biraz. Her birimiz hadiseye kendi açımızdan bakıyor, karşı tarafın doğrularını hesaba katmakta zorlanıyoruz maalesef. Bizler birkaç dakikalık veya saatlik maskeye tahammül edemezken sağlık çalışanlarının saatlerce uzay elbiseleri içinde kalmalarını düşünmüyoruz. Sanki onlar hastalanmaz, yorulmaz, üzülmez, yemez-içmez gibi bir duyguyla hareket ediyoruz. Empati dedikleri ve kendimizi başkasının yerine koyma alışkanlığını behemahal kazanmalı ve göstermeliyiz. Babanıza ve bugüne kadar vefat eden sağlık çalışanlarımıza Allah rahmet eylesin, mekânları Cennet ruhları şad olsun. Halihazırda görevi başında, nöbette, çalışan sağlıkçılarımıza da Allah yardım etsin ve onları korusun inşallah. Bizlere de aklımızı başımıza devşirmeyi, kullanmayı nasip etsin. Duyarlılığınız için teşekkür ediyorum size. Selametle kalın inşallah
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Nursan Gül Annaç
Nesrin Bulat
Başar Özdemir
Kırlangıçoğlu Oktay
Bekir Eroğlu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  25 Eylül 2020 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net