26 Eylül 2020 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Besicilik zor duruma
Besicilik zor duruma
Tekin, Temizlik Aracıyla Cadde Ve Sokakları Temizledi
Tekin, Temizlik Aracıyla Cadde Ve Sokakları Temizledi
Muhasebecilerden Örnek Davranış
Muhasebecilerden Örnek Davranış
Şimşekler Sultanbeyli'ye Bileniyor
Şimşekler Sultanbeyli'ye Bileniyor
  YAZARLARIMIZ
YERLİ MALI HER TÜRK ONU KULLANMALI! (142.)
09 Eylül 2020 Çarşamba Bu yazı 5711 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

        Geçtiğimiz Pazar günü bizim KIŞYADER (Kırıkkale Şair ve Yazarlar Derneği) nin sitesinde paylaşılan bir yazı okumuştum. Gönderen de çok kıymetli hemşerimiz ve aynı zamanda üyemiz, değerli Prof. Sayın Ahmet KANKAL Bey Hocamız.

        Yazı başlangıcı bir kaynaktan ‘’ALINTI’’ olarak geçip, devamında sayın hocamız kendi görüş ve değerlendirmeleriyle ana yazıyı zenginleştirmiş.

        Okurken de bir taraftan kendi çocukluk yıllarımda, ilkokul talebesi olduğum dönemlerin, adeta şenliğe dönüşen o ‘’YERLİ MALI HAFTASI KUTLAMASI’’ gözlerimin önünden adeta bir film şeridi gibi gelip geçti!

        O yılların Türkiye’ sinde günlerce öncesinden hazırlıklar başlardı. Her sınıfın öğretmeni sınıfındaki öğrencilerden, bizzat kendilerinin üretimi olan ürün sahibi çocukları tespit ederdi.

        Tespit edilen bu öğrenciler, kendi ürettikleri ürünlerinden belli miktarda bir tertip hazırlayıp, tespit edilen o gün sınıfa getirirdi.

        Hava iyi olursa Okulun bahçesinde değilse koridoruna sınıflardan sıralar çıkarılarak, her sınıf için hem bir nevi teşhir ve hem de masa şekli teşkil edilirdi.

        Okul Müdürü önce günün manâ ve önemini anlatan güzel bir konuşma yapardı. Bu konuşmasının öğrenciler üzerinde bırakacağı izleri anlatmam mümkün değildi. İşte tıpkı Alman Profesörün kızının davranışlarının temelini teşkil ederdi!

        Sonra her sınıfın öğretmenleri önce kendi sınıflarındaki ürünleri öğrencilerine tanıtır ve o ürünü yetiştiren öğrenciyi (yâni ailesini) onore ederdi.

        Daha sonra bu seremoni diğer sınıflar arası şekilde gelişirdi. Bu arada da öğrenciler birbirlerinin ürünlerinden alıp yerler ve bir nevi teste tabi tutarlardı.

        Bölgenin üretimine yönelik getirilen ürünlerin (Elma, armut, ayva, üzüm, nar, iğde, kavurga, pestil, VS.) adeta bir tercih yarışına girer ve kimin hangi ürünü daha önce biter ise, o en çok beğenilen olurdu.

        İşte bugün tüm bunlar mevcut nesil tarafından unutulmuş, daha doğrusu bu ülkenin genç geleceklerine unutturulmuş olan, bizim öz ve gerçek değerlerimizdir!

        Yarım asır önceleri bizzat yaşamış olduğum bu gerçekleri bugün torunlarıma adeta bir hikâye anlatır gibi aktardığımda, o yavrucakların gözlerimin içine adeta aval aval bakışları benim içimi burkuyor!      

         Haa, bunu derken günümüz piyasasında özenle yerli malı almaya gayret ederek, aldığımız her ne olursa olsun, hemen büyük çoğunlukla kazıklanmış olmakta bu arada zorumuza gidiyor!

        Şimdi de Ahmet KANKAL Hocamın alıntı olarak paylaştığı yazı. Devamına da kendi eklemiş olduğu görüşlerini, kısaltarak sunuyorum:                 

*

Bir Alman Ekonomi profesörünün kızı, bebek arabası alacak. Almanya' da 700 Euro, internette ÇİN malı muadili 250 Euro.

Babasına soruyor ne yapıyım diye. Babası hiç bir şey söylemiyor. Kız gidiyor 700 Euro’ ya Alman malı arabayı alıyor. Babası soruyor neden pahalı Alman ürününü seçtin diye. Kızı, ben ÇİN malını alsaydım;

- O para DIŞARI gidecekti,

- Alman ürünü satılmayınca, fabrikalar İŞÇİ çıkaracaktı,

- İşsiz insanlar HARCAMA YAPAMAYACAKLARI için devletin geliri düşecekti,

- Devletin geliri düştüğü için benim çocuğuma iyi bir EĞİTİM veremeyecekti,

- GÜVENLİĞİNİ iyi sağlayamayacaktı,

- Yeterli SAĞLIK hizmeti veremeyecekti.

Ben Alman malı almakla "Çocuğumun GELECEĞİNİ GARANTİ ALTINA aldım" demiş! Baba da gururlanarak içinden, ben görevimi iyi yapmışım demiş. İşte, onun için Almanya' nın yıllık 225 Milyar dolar dış ticaret FAZLASI var!!!…

* *

Biz de Milliyetçiliği sadece PKK KARŞITLIĞI gördüğümüz için 460 Milyar dolar BORCUMUZLA;

‘'Ödeme gücümüz var ki veriyorlar" diye GURUR duyarak gezen insanların ülkesiyiz!

Demek ki eskiden kutlanan YERLİ MALI Haftasını boşuna kaldırtmamışlar adamlar

Alman ve İngiliz milliyetçiliğini biliyorum. Aynen öyle yapacaklarına da inanıyorum.

Biz üretici olarak en ucuzu ve kalitesizini üretir, allar pullar ithal olanı ile eşdeğer paraya satarız! Bozulduğunda bin dereden su getirir, alıcıyı canından bezdiririz. Sonra da milleti yerli malı kullanmamakla, devleti tedbir almamakla suçlarız.

Avrupa, Amerika, Japonya ve Güney Kore mallarıyla rekabet edecek kalitede olmadığı için, yerli malı kullanmaz, ithal mala meylederiz. Fabrikalarımız Ar - Ge yapmadıkları için kapanır.

Ya da öldüm fiyatına yabancı şirketlere satılırlar.

Son günlerde şirketlerimiz yabancıların eline geçiyor. Ekonomik durumun iyi olmaması, iyi yönetilmemesi veya daha fazla kâr eden alanlara yönelinmesi sebebiyle el değiştiriyorlar. Petrol ve ilaç sektörü neredeyse tamamen yabancıların elinde. Otomotiv yerli görünümünde yabancı. Giderek gıda, tohum, gübre, ulaşım, iletişim, giyim, kişisel bakım ürünleri, temizlik malzemeleri ve beslenme sektörü gibi alanlarda yabancı şirketlerin olacak. Tekel oluşturup piyasayı manipüle edebilir, fiyatları istedikleri gibi belirleyebilirler.

Yerli malı kullanmaya gayret edelim ve yerli malı üretenleri kaliteli üretim yapmaya zorlayalım. Bana ne demeyelim. Çünkü bu stratejik bir konu olup kişisel değil umumi.

Vatan toprağının elden gitmesi illa toprağın satılması anlamına gelmez. Şirketlerin yabancılar eline geçmesi de vatanın elden gitmesi anlamına gelir. Sonuçta kendi vatanımızda köle haline gelebiliriz. Allah sonumuzu hayreylesin inşallah.

* * *

        N O T (1.): Koronavirüs (COVİD – 19) salgınıyla ilgili yurt genelindeki gidişatın her geçen gün artmasından dolayı ve bağlantılı devamında (DOKTORUN FERYADI) yazım (26. 08. 2020) ve (02. 09. 2020) de yayımlanınca, bu yazım iki hafta rötarlı olarak bugün yayıma girmiş bulunuyor!

        NOT (2.): Bugün (09 EYLÜL)! Bugün emperyalizmin uşaklarının, bu ülkenin kahraman evlatları tarafından İZMİR’ de denize döküldüğü gündür!

        O günlerden bu günleri ve bu toprakları bizlere bırakmak uğruna canlarını feda eden yiğit vatan evlatlarını rahmet ve minnetle anıyor, ruhları şâdolsun diyorum!

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Nursan Gül Annaç
Nesrin Bulat
Başar Özdemir
Kırlangıçoğlu Oktay
Bekir Eroğlu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  25 Eylül 2020 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net