01 Ekim 2020 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
İNSAN KAYNAĞI YETİŞTİRİYORUZ
İNSAN KAYNAĞI YETİŞTİRİYORUZ
4 Gündür Kayıptı, Kızılırmak'ta Ölü Bulundu
4 Gündür Kayıptı, Kızılırmak'ta Ölü Bulundu
Protokol İmzalandı
Protokol İmzalandı
Kardeşlerimizin Yanındayız
Kardeşlerimizin Yanındayız
  YAZARLARIMIZ
NURİ KİLLİĞİL
16 Eylül 2020 Çarşamba Bu yazı 4893 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

 

Bakü Fatihi ve Türk Savunma Sanayinin kurucusu Nuri Killiğil Paşa, aynı zamanda Enver Paşa’nın da kardeşidir.

 

Aile Mesleği

 

1889 yılında İstanbul’da doğdu. Kuleli Askeri Lisesi’nin bitiren Nuri Bey, Harp Okulu’ndan 1909 yılında mezun olarak Mülazım-ı Sani yani Teğmen olmuştur. Ağabeyi İsmail Enver Paşa bildiğimiz üzere Osmanlı Devleti’nin şimdiki mertebesi ile Genelkurmay Başkanlığı görevini yürütecektir. Aynı şekilde amcaları Halil (Kut) Paşa’da meşhur Kut’ül Amare zaferini kazanan komutanımızdır.

 

Nuri Paşa, kendisi gibi gönüllü subaylar ile beraber İtalya işgalindeki Trablusgarp’ı savunmak için yerli halkı teşkilatlandırmaya teşvik görevinde bulunacaktır. Daha sonra Uşi Antlaşması yapılacak ve gönüllü subaylar Trablusgarp’tan çekilmek zorunda kalacaktır.

 

Birinci Dünya Savaşı’na kadar geçen süre içinde Roma Askeri Ataşeliği, Viyana Askeri Ataşe Muavini görevlerini yapan Nuri Paşa savaşın başlamasıyla İstanbul’a çağrılmıştır.

 

I. Dünya Savaşı

 

Harbiye Nazırı Enver Paşa, kardeşi Nuri Paşa’nın Trablusgarp bölgesini iyi bilmesi ve önceki görevi esnasında yarım kalan teşkilatlandırma görevine devam etmesi sebebiyle Nuri Paşa’yı Trablusgarp’a Fahri Ferik ünvanı ile gönderir. Sebebi ise o bölgede kurulacak olan gönüllü birlikler ile İtalyanlara karşı savaşmaktır. Bu sebeple kendisi Afrika Grupları Komutanlığı’na getirilecektir ve aslında daha da önemli bir görev kendisini beklemektedir. 11 Kasım 1914 tarihinde Padişah 5. Mehmet Reşad, Halife ünvanı ile tüm dünya Müslümanlarını cihada çağırmıştır. İşte bu savaş ilanına daha doğrusu cihad çağrısına ilk iştirak edenler Nuri Paşa’nın emrinde bulunan Trablusgarp Müslümanlarıdır.

 

Azerbaycan Halk Kahramanı: Nuri Paşa

 

Doğu’da düşman işgali başlayınca Nuri Paşa yeni kurulan Kafkasya İslam Ordusu’nun başına getirildi.  Göreve gelen Nuri Paşa sırasıyla Gökçay, Salyan, Aksu, Kürdemir ve Şamahi’yi geri aldı. Bu arada  Padişah 5. Mehmet Reşad vefat etmiş yerine  6. Mehmet Vahdeddin tahta çıkmıştı.

 

Almanlar, ordunun Bakü’ye girmemesini, Bakü’nün Alman subaylara bırakılmasını istiyordu Çünkü Almanların asıl amacı ise Bakü petrolleriydi. Ancak Enver Paşa, Bakü’nün bırakılmasını istemiyordu. 15 Eylül 1918 tarihinde şerefli ordumuz Bakü’ye girmiş ve halkın sevinci ile karşılaşmıştı. Bölge Ermeni çetecilerden temizlenmiş, halk huzura kavuşmuş, dükkânlar açılmış ve sokaklar dolu bir şekilde halk Nuri Paşa’yı bekliyordu ve kendisine şu güzel marşı yazdılar;

 

Nuri Paşa at belinde Türkiye’den, Kars’tan gelir.

Azerbaycan diye diye yenilmeyen arslan gelir.

Dalgalanan Türk Bayrağı İstiklal’dan haber verir.

Türk’ün şanlı tarihine zaman er oğlu er verir.

 

 Türk’ün dövüş bayrağında doğan aya, hilale bak.

Bu yürüyüşe bu zafere, bu şanlıca celale bak.

Dalgalanan Türk Bayrağı İstiklal’dan haber verir.

Türk’ün şanlı tarihine zaman er oğlu er verir.

 

İstiklal Harbinde

 

Birinci Dünya Savaşı bitmiş, ordular terhis edilmişti. Nuri Paşa ise Karabağ’a geçmişti. Ülkemiz üzerinde yeni bir kıvılcımlanma olmuş, Milli Mücadele başlamıştı. Yeni oluşum Kafkasya bölgesindeki hareketlenmelere müdahale edemiyordu. Bunu fırsat bilen Bolşevik Ruslar yani Kızıl Ordu, Azerbaycan üzerine yürüdü ve bölgeyi ele geçirdi. Nuri Paşa, bölge halkını teşkilatlandırarak birden fazla isyan hareketine öncülük etmiştir. Ruslar isyanları bastırınca Nuri Paşa Erzurum’a geldi ve Erzurum – Kars bölgesindeki fabrikaların başına geçerek, ele geçirilen silahların tamiratıyla ilgilendi. Böylelikle Doğu Cephesi’nin mühimmat eksikliğini tamamlaması bakımında İstiklal Harbi’mizin değerli bir komutanı durumuna gelmiştir. Kısa bir süre Almanya’da ailesi ile birlikte yaşayan Nuri Paşa, yeni hükümetin kurulması sebebiyle ülkeye döner ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından Yarbay rütbesi ile emekli edilir. 1929’da devlet tarafından İstiklal Madalyası’na layık görüldü.

 

Fabrikatör Nuri Killigil

 

1933’te Zeytinburnu’nda döküm, seramik, soba yapmak üzere bir tesis kurdu. Resmi olarak bu tip madeni eşyalar üretiliyor olarak görünse de asıl üretimi, Millî Savunma Bakanlığı’nın verdiği izinle yapılan tabanca, tüfek, gaz maskesi ve hatta havan topu mermisi gibi askeri malzemeler üzerine idi. İlk büyük işi; Atatürk’ün kararnamesiyle 1934’te, Yavuz Gemisi topları için gerekli olan kanat emniyetli tapaların üretimi oldu. Daha sonra dağ topları için 24 bin tapa ve Heinkel uçaklarının bomba yapımı gibi işleri de almıştı.

 

Daha sonra fabrikasını iyice genişletti ve Sütlüce’de ikinci fabrikasını açtı. Türkiye’nin ilk özel savunma sanayi şirketi olan bu fabrika, ülkenin silah endüstrisindeki mihenk taşı oldu. 400 tezgah ve 500 işçi çalışıyor, tamamen yerli silah ve mühimmatlar üretiliyor, bu mühimmatlar da Türkiye Cumhuriyeti’nin yanı sıra birçok devlete satılıyordu

 

Sütlüce’deki bu silah ve mühimmat fabrikasında, çizimini bizzat kendi yaptığı, kendi adını verdiği ve patenti kendisine ait olan Nuri Killigil Tabancası’nı üretti. Yarı otomatik ve 9 milimetre çapındaki bu ilk yerli ve milli tabancamız o yıllarda dünyanın en iyi silahları arasında gösteriliyordu.

 

1949 yılına gelindiğinde… O günlerde yeni kurulmuş olan İsrail’le savaş halindeki Mısır’dan beş bin tabanca, Suriye’den de iki bin havan topu siparişi geldi. Siparişleri yetiştirmek için fabrikada gece gündüz çalışılıyordu. Bu sırada BM Güvenlik Konseyi, Suriye ve Mısır’a silah ambargosu koydu. Fakat, Paşa bu karara rağmen ambargoyu delerek sevkiyata devam etti. Bu sevkiyat İsrail’in ve İsrail ile iyi ilişkiler kurmaya çalışan hükümetin, o dönemki menfaatlerine hiç uygun değildi.

 

Kara Gün

 

2 Mart 1949 tarihinde Nuri Killigil Paşa’nın Sütlüce’deki Silah Fabrikası’nda yangın çıkmıştı. Tesadüfe bakın ki bu yangın Suriye’ye teslim edilecek 2000 adet havan topunun istif edildiği deponun içinde çıkmıştı. Halıcıoğlu İtfaiyesi yangına müdahale etmeye çalışıyordu ki bir büyük patlama ile civar sallandı. Ardından bir büyük patlama daha gerçekleşti. Civar evlerin camları bu büyük patlama neticesinde kırılmış ve 3 gün 3 gece sürecek yangın da başlamıştı. Haliç boyunca kara dumanlar İstanbul üstünü kaplıyordu.

 

Fabrikada 9 memur, 7 usta, 6 müstahdem, 105 işçi ve Nuri Killigil Paşa bulunuyordu. Nuri Paşa ile beraber 15 kişinin bedenine hala ulaşılamamıştı. O kara günde Nuri Paşa’nın kolunun yarısı ve ayağının bir parçası bulunabilmişti. Edirnekapı’da Nuri Killigil Fabrikası Şehitliği yapıldı ve bu büyük insanların parçaları cenaze namazı ardından buraya defnedildi.

 

Elim faciadan 16 gün sonra Azerbaycan Halk Kahramanı, Bakü Fatihi Nuri Paşa’nın sadece gövdesi bulundu. Dönemin İstanbul Müftülüğü sadece gövde için cenaze namazı kılınamayacağını bildirdi. Müftülük bu olayın üzerine imam göndermeme kararı aldı. İmamsız cenazede işçilerden biri Kur’an okudu ve gövde de şehitliğe defnedildi.

 

Mal Varlığı

 

 Ardından mal varlığı incelenen Nuri Paşa, bize şunları gösterdi; Sadece 3 adet takım elbisesi var olduğu ve işçilerin maaşını ödeyebilmek için kredi çektiği de görüldü. İşçileri ile yapılan görüşmelerden sonra işçilerin maaşların hiç aksamadığı, maaşların ödenebilmesi için kredi çekildiği ve çalışan işçilerin de Paşa’nın eski askerlerinden olduğu öğrenildi.

 

Örtbas Mı Var?

 

Patlama hadisesi 23 Mart tarihinde Meclis’te kapalı celsede ele alınıyor. Bazı mebusların ise “Örtbas etmeye çalışmayın” diye bağırdıkları işitiliyor. “Örtbas etmeye çalışılanın ne olduğu” maalesef hiçbir zaman bilinemeyecek. Nuri Paşa’nın o dönemde kurulan İsrail Devleti’nin tanınmasına karşı çıkması, Suriye ve Mısır’a silah satması bazı şüpheleri akla getirdiyse de hiçbir sonuca ulaşılamadı.

 

Ömrünü vatanı için harcayan Osmanlı’nın son dönem paşaları, Cumhuriyetin kadrosu kahramanlarımızı saygı ve rahmetle anıyorum.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Öztürk
Halil Eşmebaşı
Kırlangıçoğlu Oktay
Alkın Erkek
İsmail Dursun Kuzucu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  01 Ekim 2020 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net