03 Mart 2021 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Kırıkkale'de deprem bilgilendirme eğitimleri
Kırıkkale'de deprem bilgilendirme eğitimleri
Tandırlıkta Yangın
Tandırlıkta Yangın
Memur-Sen Konfederasyonundan Sezer'e, Çıkarma
Memur-Sen Konfederasyonundan Sezer'e, Çıkarma
Belediye İş yerlerinin Dezenfeksiyonunu Üstlendi
Belediye İş yerlerinin Dezenfeksiyonunu Üstlendi
  YAZARLARIMIZ
HÜSEYİN KAHYA ADINDA BİR YİĞİT
18 Eylül 2020 Cuma Bu yazı 7087 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Hüseyin Kahya Hiçyılmaz ismi size tanıdık geliyor mu?
Ya da kimi çağrıştırıyor?

    Muhtemelen Kırıkkale'nin bazı parklarına, mahallelerine verilen isimlerden hatırlamışsınızdır.

     Oysa ki Hüseyin Kahya, sadece Kırıkkale için değil Türkiye için de bir başlangıcın dönüm noktası olmuştur...

     Kurtuluş savaşından yeni çıkmış ve yorgun bir ülke, tekrar ayağa kalkması ve üretim yapmak gerekiyordu.
Fakat bu hiç de kolay değildi...

     Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, savunma sanayiinde de atılım yaparak kendi silâhımızı, kendi mühimmatımızı üretip ve dışarıya bağlı kalmadan yükselmeyi hedefliyordu.

    Fakat bunun için büyük maddiyat, arazi ve destek gerekiyordu...

 Böylesine ehemmiyeti olan bir kurumun bulunacağı konum da stratejik açıdan da çok önemliydi. Fabrikayı kurmak için seçeceği yer hem Anadolu'nun ortasında olmalı hem de başkente yakın olmalıydı.

 Büyük önder hemen yola koyuldu ve Yozgat'a gitti.

Kurtuluş savaşı esnasında Yozgat'ın ünlü sülalesi olan Çapanoğulları ile olan gerginlikten dolayı ret cevabını alınca bir hayli morali bozulur.

    Can sıkıntısıyla Kırıkkale'den geçerken dikkatini çeker ve incelemeye başlar. Burası konumu ve iklim yapısı itibariyle tam istediğine uygundur.

   Paşanın Kırıkkale'ye teşriflerini işiten, o bölgede sözü itibar gören, yörenin  ağası Arslan Pehlivanlı Atatürk'ün huzuruna çıkar gelir.
  
   Arslan Pehlivanlı sofralar kurdurtup, konağında Atatürk'ü en güzel şekilde ağırlayıp, bir gece de misafir ettikten sonra etrafı gezdirdikten sonra söze başlar;

--Paşam, duydum ki devlet-i âliyeye silah ve mühimmat yapımı için kurulacak fabrika arazisine ihtiyaç varmış. Para ds neymiş, devletimiz milletimiz için bu araziler ve bu topraklar feda olsun" der.

   Yaptığı ikramdan kadar muhteşem olan bu konuşması paşanın bozuk olan moralini yerine getirir...

 Atatürk ise;
--Peki siz bu şekilde düşünüyorsunuz ama bu arazinin sahibinin de bir fikrini alsaydık daha uygun olmazmıydı." diye söze devam eder.

Arslan Pehlivanlı bey;

--Paşam, bu arazilerin esas sahibi Hüseyin Kâhya Efendidir. Emin olun ki o da benim bu fikrimden zerre kadar şaşmaz. Aynen bu düşüncede olacağından hiç tereddüt etmeyiniz" Diyerek sözünü tamamlar.


    Bu cevap karşısında çok mutlu olan Atatürk, Arslan Bey’i de yanına alarak hemen Hüseyin Kâhya’nın köyüne (Kırıkköyü'ne) gider. Arslan Bey yanılmamıştır. Hüseyin Kâhya da aynı cevabı verir.

    Kısa bir süre sonra da fabrikaların inşaatı başlar.

    Fabrika yapım esnasında bütçede para iyice azaldığından malzeme alınamayacak kadar zor duruma düşülür. Savaştan yeni çıkmış ve ekonomisi çok zor durumda olan ülke iyiden iyiye dardadır. İşler yarım kalmıştır..
Bunu duyan Hüseyin Kâhya Efendi bir kez daha vatanperverliğini gösterip yardım elini uzatır.
Önce etraftan hatırısayılır esnaftan borç alarak fabrikanın tamamlanması için devlete bağışlar. Sonra da o borçları kapatmak için koyunlarını satar.

    Binbir emek, fedakarlık ve zorluklarla yapımı tamamlanan MKE fabrikaları, 1921’den 1925’e kadar
ilk ürünlerini vermeye başlar…”

 *

 İşte bugün Kırıkkalemizin ve ülkemizin en büyük ve en önemli sanayi kurumlarından olan Makina Kimya ve  Endüstrisi Kurumu'nun temelleri böylesine milliyetçi, vatanperver insanların fedakârlıklarıyla atılmıştır.

HÜSEYİN KÂHYA HİÇYILMAZ'ın yapımında büyük emeği geçen MKE Fabrikaları sayesinde binlerce insan iş, ekmek sahibi olmuş, Kırıkkale'nin il oluşunda aktif rol oynamış ve ülkenin her sıkıştığı noktada can simidi olmuştur.

Bu derece fedakarlık yapmış vatansever bir insanın adını ne yazık ki sadece muhite verilmiş isimden ibaret sanıyoruz.

     Onun bağışladığı alanda yapılan fabrikada binlerce kişi çalışırken onun torunları malesef iş bulamamaktan yakınıyorlar.

    Bu ülke yıllarca vatansever yiğit insanların vatanperverlikleriyle ayakta durdu ve de durmaya devam ediyor. Hüseyin Kahya gibi siyaset üstü değerlere yeteri kadar kıymet verip gerekli değerleri verirsek eğer, bir sonraki nesile örnek olarak süregelecektir.

    Hüseyin Kahya Hiçyılmaz bir marka olmalıdır ve yaptıkları ders kitaplarında çocuklarına okutulmalıdır...

    Vefatının 84. Yıldönümünde şehrimizin, ülkemizin kahramanı HÜSEYİN KÂHYA HİÇYILMAZ'ı  rahmet, saygı ve minnetle yâd ediyorum....
Mekânı cennet olsun...

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener Kazan
Nesrin Bulat
Bahattin Akyön
Pınar Taşcı YIKILMAZ
İsmail Dursun Kuzucu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  03 Mart 2021 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net