22 Ekim 2020 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
ŞİDDETİ ENGELLEMEK İSTİYORUZ
ŞİDDETİ ENGELLEMEK İSTİYORUZ
Bülbül'e Haddini Bildirdik
Bülbül'e Haddini Bildirdik
Perşembe Pazarı Açılıyor
Perşembe Pazarı Açılıyor
Eşini Bıçakla Yaralayan Şüpheli Tutuklandı
Eşini Bıçakla Yaralayan Şüpheli Tutuklandı
  YAZARLARIMIZ
ZENGİNLİĞİMİZ
22 Eylül 2020 Salı Bu yazı 20187 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

İnsan yaşam döngüsü içerisinde sürekli bir gelişme gösteriyor.Bu gelişme biyolojik ve fiziksel olmasının beraberinde teknolojik ve dijital boyutta da hızla bir ilerleme gösteriyor. Özellikle   digitalizm çağımızın en büyük gözdesi durumunda. Her gelişme beraberinde sosyal değişimi de yanında getiriyor.

 Dijitalizm ile birlikte felsefeden uzak bir yaşam  ön plana çıkıyor ve  doğduğu ilk andan itibaren dijital  her şeye maruz kalan çocuklarımız adeta “dijital yerliler”gibi büyüyor. Böylece büyük bir kuşak farkıyla bırakın büyükbaba /büyükanneleri , ebeveynleriyle bile iletişim kuramaz hale geliyorlar .Çünkü onlar farklı bir kültürün empozesi altında geçmişten uzak büyüyorlar.

    Oysa bizim  zengin ve çok farklı bir kültür yapımız var. Her bir mahallemizin ayrı tadı ve ayrı zenginlikleri var.Bu zenginliklerimizin içindeki güzellikler bizi biz yapan değerler ile dolu. Bir selamdaki mutluluk, bir merhabada ki gülümseme, hasret kaldığımız bir içten sarılma, bir mutlu güle güle deyiş bizim para ile ölçülmez zenginliklerimiz. Öyle aramaya gerek görmeden sılaya giderken yol üstündeki dostumuza çat kapı uğrayıp bir küçük hediyeyle gönül almalarımız, böylelikle kaynaşan iki ailenin çocukları  ve babamızı kaybetsek bile baba dostlarımız var. Mahalle camilerinde okunan selalardaki kulak kabartmamız, dinledikten sonra “Allah rahmet eylesin” deyişimiz, falanın evinde düğün var “ Allah mesut etsin” temennimiz hep bu zenginliğimizin parçası. Hele kapısını çaldığımız bir evin size iki kaş iki göz arasında bir soğuk su, bir bardak ayranı altına peçete koyarak getirişi, hemen otur şöyle bir çay demleyip deyişi, kırk yıl hatırdan çıkmayan kahve ikramı da bu zenginliğimizin eseri. Hasta olanları ziyaret, askere gidene ve gelene ziyaret, eli boş gidilmeyen misafirlikler, hoşgeldine gelen çocuklara cepleri karıştırarak bir şeyler ikram etme telaşı bizim zenginliğimiz. Hele misafir olduğunuz evin, hep kapısı kilitli, içerisi naftalin kokan mis gibi misafir odasına sizi alması ve türlü ikramlarda bulunurken, evin kızına “sandıktaki misafir fincanıyla getir kızım kahveleri” fısıldayışı da bir zenginliğimizin ürünü.

Kapıda karşılanmak, dış kapıdan uğurlanmak ve bu uğurdaki hikmeti bilmek,hatta kapı önünde bekleyen ayakkabılarınızın esas duruşta hazır halde beklemesi bizim misafire ve insana hürmetimizin zenginliği, içtiğin çayı takip eden, misafir bitirmeden ev sahibinin bitirmediği çay faslı bizim zenginliğimiz. Sofrada ev sahibinin “hadi buyur, niye az yiyorsun, niye kötü yiyorsun “ diye yemeğe teşvik bizim zenginliğimiz. Tatlı sohbetler, güzel ikramlar, “tekrar buyurun “demeler, iftarlar, mangallar, partiler, günler ve geziler bizim zenginliğimiz.

   Biz aslında çok zenginiz. Biz tebessüm eden, gülen, gülmenin sadaka olduğunu bilen gönül zenginiyiz. Bizim zenginliklerimizi gördüğümüz her yerde,  bizi biz yapan değerlere sahip çıkıyoruz aslında. Geleceğimize sahip çıkıyoruz. 

    İşte bu dijital çağla önce filtrelenmiş fotoğraflarla “bizi” kaybettik, şimdi ise dünyayı kavuran bir virüsle maskeli yüzümüzle “mimiklerimizi” kaybettik.Belkide bu  virüsle ne çok zenginliklerimizi unuttuğumuzu da hatırladık .

    Sağlıklı günlere döndüğümüzde şunu unutmamak gerekir ki, zenginliklerini yaşatan ve çevresine yaşatan toplumlar geleceğe umutla bakar. Gözü görür, kulağı işitir, eli ikram eder, yüzü güler, gönlü ile gönül alır, küçüğüne saygı, büyüğüne sevgi, toplumsal ilişkilerde güçlü ve çevre bilincine sahip olur.

    Zenginliklerimizi yaşatalım ki, zenginliğin en güzel kaynaşma olduğunu gelecek nesillere aktaralım.

    Şimdi size dost elinden gül lokumlu bir kahve ikram ediyorum sevgili okurlarım hoş kalın, mutlu kalın.

Selam ve dua ile ....

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Sadettin Şahin
Kırlangıçoğlu Oktay
Bahattin Akyön
Erol Serkan Kılıç
İsmail Dursun Kuzucu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  22 Ekim 2020 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net