26 Ekim 2020 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
En Güzel Köy Benim Köyüm
En Güzel Köy Benim Köyüm
Kırıkkale  Makûs Talihini Yenecek
Kırıkkale Makûs Talihini Yenecek
Tezgahta Bayılan Pazarcı Öldü
Tezgahta Bayılan Pazarcı Öldü
Teknik Ekip Belli Oldu
Teknik Ekip Belli Oldu
  YAZARLARIMIZ
SAPKINLIK
29 Eylül 2020 Salı Bu yazı 9719 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Bir tarikat şeyhinin on iki yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunarak gündeme gelmesi, son günlerin en üzücü olaylarından birisidir. Özellikle bu kişinin devlet protokolünde ön sıralarda yer verilip ağırlanması ise daha da üzücü bir durumdur. Tüm bu şeyh ve tarikatların son zamanlarda kontrolsüz ve fütursuzca hareket ederek şımarmaları dikkatlerden kaçmamaktadır. 

Bu olayı duyunca bir kez daha aklıma yatılı öğretmen okulları geldi.

O gün bu okulları yapanlara, köy çocuklarını okutarak Anadolu’nun aydınlanmasına salanlara, bir kez daha hayran oldum.

        Bir kez daha o okulları yapanlara, yaşatanlara ne kadar çok teşekkür etsek az diye düşündüm.

        Bir kez daha Cumhuriyeti getiren, kadına hak veren, onu medeni ülkeler içinde öne çıkaran, Atatürk’ümüze hayranlık duydum.

Aslında tüm Anadolu kadını eğer bugün eşi ile eşitlik ilkesi içinde ülkemiz yönetiminin her safhasında varım diyorsa bunu Atatürk’e borçlu olduğunu unutmamalıdır.

Ne yazık ki bugün birçok kadınımız erkek egemen olduğu bir durumdan kurtulup kendi haklarını tam olarak anlayamadılar. Hala hoca nikâhıyla bilmem kimin kaçıncı karısı olarak yaşamakta, hala haklarının ne olduğunu bilmeden yaşayan birçok kadınımız bulunmaktadır. Maalesef uygulanan eğitim sistemiyle, çokça İmam Hatip açtık diye övünerek, Cumhuriyetin getirdiği hak ve özgürlükleri küçük düşürmeye çalışmaktadırlar.

Eğer öğretmen okullarını kurup köy çocuklarının geleceğini aydınlatanlar olmasaydı, belki bizlerde köylerde duvar diplerinde açmadan solan bir gül gibi solacaktık. Belki de geleceğimizi o gün bitirecek, karartacaklardı.

Aslında köy çocuklarını öğretmen okullarında veya Köy Enstitülerinde okutanlar kalkınanında köyden başlamasına önem verenlerdi. Köylünün bu milletin efendisi olduğunu kanıtlandığı, bunun için geliştirildiği bir eğitim sistemiydi.

Ülkemizde birçok Köy Enstitüsü veya öğretmen okulu yıllarca köy çocukların okutmuşlardır. Buralarda böyle bir sapkınlık ne olmuş, nede duyulmuştur. Burada okuyan köy çocukları on bir on iki yaşında bu okullardan anne ve baba hatta aile şefkati içinde aydın birer birey olarak mezun olup, hem fakir ailelerinin hem de ülkemizin makûs talihini yenmek için ülkemizin her tarafında eğitim meşalesini yakmışlardır. Bu sayede nüfusunun yüzde altısı okuryazar iken, kısa zamanda okuryazar oranı çok yukarlara çıkmıştır.

Bunun için Türk düşmanları, yobazlar, gericiler bu okullardan çok korkmuşlardır. Bu okulların kapanması için büyük çaba sarf ederek bunda başarılıda olmuşlardır.

Son günlerde yaşlı sapkın bir cemaat liderinin, o iki yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel istismarı ile acaba bizi yönetenlerin artık uyanarak cemaatlerin kontrolsüz varlıklarını sürdürmelerine dur diyecekler mi?

Artık bunlarda çok oluyor diyecekler mi?

Oy uğruna, koltukta oturmak uğruna, tüm bunların yaptıkları sapkınlıkları görmezlikten gelecekler mi?

Aslında bunların hiç birinin diğerinden farkının olmadığını inanın bizi yönetenler ve siyasilerin birçoğu biliyorlar. Fakat seçimlerde belki değirmenlerine su taşıyacağı umuduyla tüm bunların yaptıklarını görmezlikten geliyorlar.  

Bu görmezlikten gelmeler ilerde devletimizi ve milletimizi Allah korusun altından kalamayacağı bir aczin içine düşürebilir.  

Tüm bu cemaatler birleşerek devlete ve millete düşman olan bir kişiyi iktidara getirebilirler.

Ne yazsak, ne söyle sekte iradesini Şıhlara ve tarikatlara teslim edenlerin uyanması zor görünüyor.

Burada sapkın şeyhin tuzaklarını ifşa eden babayı kutlamak gerekir. Tüm yapılan maddi ve manevi rüşveti iterek kamuoyuna açıklayan bu babada, koca bir yürek varmış. O babaya sahip olup, tüm korkutma ve yıldırmalara boyun eğmemesini sağlamalıyız. Bu baba başkalarına örnek olarak gösterip cemaat ve tarikatlardaki başka sapkınlıkların da ortaya çıkmasını sağlamalıyız.

Besle kargayı oysun gözünü hesabı bir gün gelecek en büyük kötülüğü onları besleyenlerin çekeceği unutulmamalıdır. İşte bunu on beş temmuzda gördük. Cemaatle hükümetin iktidarı paylaşma savaşlarından bu milletin çekmediği kalmadı. Devletimiz ve demokrasimizin geleceği direkten döndü.

Devleti yönetenler kendi koltukları ve siyesi gelecekleri uğruna bunlara göz yumarsa, kontrolsüz çalışma ortamları yaratılırsa, torunlarınızın bunlarla daha zor şartlarda mücadele etmelerine neden olacaktır. 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Meliha Kartal
Nesrin Bulat
Ahmet Kankal
Ahmet Tarlabölen
Sadettin Şahin
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2020 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net