25 Kasım 2020 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Dezenfekte Çalışmaları Aralıksız Devam Ediyor
Dezenfekte Çalışmaları Aralıksız Devam Ediyor
41 Ayrı Suçtan Kaydı Bulunan Zanlı Tutuklandı
41 Ayrı Suçtan Kaydı Bulunan Zanlı Tutuklandı
Varolsun Ülkü Ocakları
Varolsun Ülkü Ocakları
Öktem Virüse Yenildi
Öktem Virüse Yenildi
  YAZARLARIMIZ
CAN AZERBAYCAN
02 Ekim 2020 Cuma Bu yazı 4310 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

28 Mayıs 1918'de Azerbaycan'ın bağımsızlığını ilan ederek, Azerbaycan Millî Şurası başkanı Mehmet Emin Resulzade’yi rahmetle anıyorum.

 

Sovyetlerin dağılması ile 29 Ağustos 1991 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti bağımsızlığını yeniden ilan etmiştir.

 

Halk Cephesi lideri ve Büyük Türk Milliyetçisi Cumhurbaşkanı Ebülfez Elçibey rahmetle anıyorum.

 

30 yıldır işgal altında olan topraklarını kurtarmak için cephede mücadele eden Azerbaycan Türk’ü kardeşlerimiz için dua ediyor başarılar diliyorum.

 

Tarihi

 

Azerbaycan kelimesi, Gaugamela yenilgisinden (m.ö. 331) sonra Büyük İskender'in hizmetine giren İranlı satrap Atropates'in adından gelmektedir.

 

Azerbaycan Hz. Ömer zamanında Müslümanlar tarafından fethedildi (22/642). Abbâsî Devleti'nin zayıflaması sonucu Azerbaycan'da sırayla Şirvanşahlar (799-1656), Sâcoğulları (879-930), Revvâdîler (X. yüzyılın başları-1071), Sellârîler (916-1090), Şeddâdîler (951-1075) ve Ahmedîlîler (1108-1227) gibi mahallî hânedanlar kuruldu.

 

Azerbaycan her ne kadar Hunlar, Göktürkler ve Hazarlar zamanında Türkler'in kontrolünde kalmış ise de Müslüman Oğuzlar (Türkmenler) bölgeye Selçuklu Devleti'nin kuruluşundan önce 420'den (1029) itibaren gelmeye başlamışlardır. Alparslan hemen hemen bütün Azerbaycan'ı Selçuklu İmparatorluğu'na kattı. Melikşah ise 468'de (1075-76) Emîr Savtegin'i Azerbaycan valisi tayin etti. Büyük Selçuklular'dan sonra Azerbaycan Irak Selçukluları'nın (1118-1194) ve İldenizliler hânedanının (1137-1225) idaresine girdi.

 

Azerbaycan XII-XIV. yüzyıllar arasında sırasıyla Moğollar, Hârizmşahlar ve Timurlular'ın hâkimiyetine girdi. 1222 ve 1231 yıllarında Azerbaycan'a iki sefer düzenleyen Moğollar bölgeyi tamamen yağma ve tahrip ettiler. Celâleddin Hârizmşah 1225'te Tebriz'i ele geçirdi. Hülâgû Han'ın kurmuş olduğu İlhanlılar Devleti'nin sınırları 1231'de Güney ve Kuzey Azerbaycan'ın topraklarını da içine alacak kadar genişledi Özellikle Gāzân Han zamanında (1295-1304) Tebriz dünyanın en gözde ilim, sanat ve ticaret merkezi haline geldi.

 

Timur'un ölümü üzerine Azerbaycan Moğol istilâsından kurtulduktan sonra sırasıyla Karakoyunlular (1380-1468) ve Akkoyunlular'ın (1340-1514) idaresi altına girdi. XVI. yüzyılın başlarında Akkoyunlu Devleti'nin yıkılmasıyla bu defa Azerbaycan tamamıyla Safevîler'in eline geçti. Şah İsmâil (1501-1524) Tebriz'i başşehir yaparak bölgede hâkimiyet sağladı.

 

Osmanlı İdaresi

 

Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran Zaferi (1514) ile Tebriz ve Güney Azerbaycan Osmanlı hâkimiyetine girdi. XVIII. yüzyılın sonlarına doğru Osmanlı Devleti'nin bölgedeki güç ve nüfuzunun gittikçe zayıflamaya başlaması sebebiyle Rus kuvvetleri Azerbaycan'da sık sık görülmeye başladı.

 

Rusya'nın Azerbaycan üzerindeki emelleri oldukça eskidir. Azerbaycan'ın Türkiye ile İran arasında transit ticaret merkezi oluşu ve bölgenin ziraî ve ham madde kaynakları bakımından zenginliği Rusya'nın bölgeyle ilgilenmesine sebep teşkil etti. Azerbaycan'a ilk Rus akını Nâdir Şah zamanında oldu (1735). II. Katerina döneminde (1768-1796) Ruslar'ın güneye doğru ilerlemesi devam etti.

 

Rusya ile İran (Kaçar Hanedanlığı)  arasında imzalanan Türkmençay Antlaşması (1828) ve Osmanlı-Rus savaşlarının sonucunda imzalanan Edirne Antlaşması (1829) ile Azerbaycan'ın milletlerarası statüsü tesbit edildi. Buna göre Aras nehri ile Taliş dağları sınır olmak üzere Azerbaycan ikiye ayrıldı. Revan ve Nahcıvan hanlıkları Rusya'ya bırakıldı, Hazar denizi de Rus egemenliğine geçti. Böylece Güney Azerbaycan'da İran hâkimiyeti başladı.

 

Azerbaycan ikiye bölündükten sonra Kuzey Azerbaycan devamlı şekilde yerli halkın Ruslar'la mücadelesine sahne oldu. 1830, 1840 ve 1850'li yıllarda Çarlık Rusyası Azerbaycan'da sömürgecilik amacı taşıyan sosyal ve kültürel müdahalelerde bulundu. 1917 Rus İhtilâli'ne kadar süren dönemde sosyal hayat devamlı buhranlar içinde kaldı. İhtilâlin getirmiş olduğu olumsuz politik hava, Azerbaycan ve Kafkasya'da Sovyet aleyhtarı bir hareketin doğmasına sebep oldu. Mehmed Emin Resulzâde başkanlığında Azerbaycan Millî Şûrâsı kuruldu.

 

Kafkas İslam Ordusu

 

28 Mayıs 1918'de Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti ilân edildi. Böylece tarihte ilk defa Azerbaycan adıyla bir Türk devleti kurulmuş oldu. Feth Ali Han başkanlığında kurulan ilk hükümet Osmanlı Devleti ile Batum'da bir antlaşma yaptı (4 Haziran 1918). Bu antlaşmanın 4. maddesi gereği, Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti'nin iç ve dış asayiş ve emniyetini düzenlemek ve korumak amacıyla Osmanlı kuvvetleri bölgeye geldi. Nûri Paşa kumandasındaki Kafkasya İslâm Ordusu Ruslar'ın elindeki Bakü'yü ele geçirdi (15 Eylül 1918). Ancak Mondros Mütarekesi'nden sonra (Ekim 1918) Osmanlı kuvvetlerinin Bakü'den çekilmesi üzerine şehri İngiliz kuvvetleri işgal etti (Kasım 1919). 27 Nisan 1920'de Azerbaycan'ı işgal eden Kızıl Ordu parlamento ve hükümeti feshederek Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti'ne son verdi ve 28 Nisan'da Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kuruldu. İki yıl sonra (12 Mart 1922) Transkafkasya Sovyet Federal Sosyalist Cumhuriyeti'nin bir üyesi olan Azerbaycan, daha sonra Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ni oluşturan on beş cumhuriyetten biri haline geldi (5 Aralık 1936).

 

Mihail Gorbaçov tarafından uygulamaya konulan glasnost politikasının ardından, iç huzursuzluk ve etnik çatışmalar Azerbaycan SSCB'nin sınırları içinde kalan Dağlık Karabağ da dahil olmak üzere Sovyetler Birliği'nin çeşitli bölgelerinde büyüdü. Azerbaycan'da rahatsızlıklar, Moskova'nın ilgisizliğine cevap olarak zaten sıcak çatışmalara dönüşmüştü ve bu çatışmalar bağımsızlık ve ayrılık çağrısına yol açtı; olaylar Bakü'de yaşanan Kara Ocak'ta doruğa çıktı. 1990 yılından sonra, Azerbaycan SSC Yüksek Konseyi, başlıktaki "Sovyet Sosyalist" kelimesini kaldırdı, Azerbaycan Cumhuriyeti Bağımsızlık Bildirisi'ni kabul etti ve devlet bayrağı olarak Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti'nin bayrağını kullanmaya başladı. 18 Ekim 1991'de Azerbaycan Yüksek Konseyi, ülkede yapılan referandum yoluyla Bağımsızlık Bildirisi'ni doğrulattı ve bağımsız oldu; Aralık 1991'de Sovyetler Birliği resmen dağıldı.

 

Sovyetlerin dağılması ile 29 Ağustos 1991 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti bağımsızlığını ilan etmiştir.

 

7 Haziran 1992’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri ilk defa Kominist Parti lideri değil, Halk Cephesi lideri Ebülfez Elçibey Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

 

Ancak Karabağ’da Rus ve Ermeni saldırıları  sonucu işgalin genişlemesi ile ülkede gerginlik artmıştır. Elçibey, Gence’de 4 Haziran 1993 tarihinde çıkan isyan ve devamında beklenen olayların Azerbaycan’da bir iç savaşa yol açmasını önlemek için Bakü’den ayrılarak Nahcıvan’a gitmiş, devleti buradan yönetmeye çalışmıştır.

 

Meclis kararıyla yetkileri elinden alındıktan sonra 3 Ekim 1993 tarihinde H. Aliyev Cumhurbaşkanlığına getirilmiştir. 2003 seçimlerinde de bilindiği gibi oğlu İlham Aliyev Cumhurbaşkanı olmuştur.

 

Bağımsızlığın ilk yılları, Ermenistan ile yapılan Dağlık Karabağ Savaşı'nın gölgesinde kaldı. 1994 yılında çatışmaların sonunda Ermeniler, Dağlık Karabağ da dahil olmak üzere Azerbaycan'ın yüzde 20 kadarını kontrolü altına aldı. Yaklaşık 30.000 kişi yaşamını kaybetti ve bir milyon kişi bulunduğu yerden ayrılmak zorunda kaldı. Dört Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı (822, 853, 874 ve 884), "Ermeni güçlerinin Azerbaycan'ın işgal altındaki tüm topraklarından çekilmesini istedi". 25-26 Şubat 1992'de Ermenistan'a bağlı kuvvetlerin Azeri sivilleri topluca katlettiği Hocalı Katliamı, İnsan Hakları İzleme Örgütü de dahil olmak üzere birçok uluslararası örgüt tarafından soykırım olarak kabul edilmektedir.

 

Coğrafya ve Nüfus

 

Azerbaycan'ın yüzölçümü 192.752 km2 olup Türkmençay (1828) ve Edirne (1829) antlaşmaları sonucunda ikiye ayrılmış, Aras nehrinin çizdiği sınırın kuzeyindeki parçası (86.800 km2) Rusya'ya, güneyinde kalan kısmı ise (105.952 km2) İran'a bırakılmıştır. Sovyet Azerbaycanı kuzeyde Dağıstan Özerk Cumhuriyeti, batıda Gürcistan ve Ermenistan cumhuriyetleri, güneyde İran ve Türkiye, doğuda Hazar deniziyle çevrilidir. İran Azerbaycanı ise kuzeyde Sovyetler Birliği, batıda Türkiye ve Irak, doğuda Sovyetler Birliği ve İran'ın Gîlân idarî bölgesi, güneyde ise Zencan ve Kürdistan idarî bölgeleriyle sınırlıdır.

 

Ocak 2019 itibarıyla Azerbaycan'ın toplam 9.981.457 kişi olup nüfusun %91 Azerbaycan Türk’üdür.

 

Azerbaycan'ın ekonomisi tarıma, hayvancılığa ve petrole dayanır. Tarım Urmiye gölü çevresindeki topraklarla Kür ve Aras havzalarında yapılır; pamuk, tahıl, çeşitli meyveler, tütün ve şeker pancarı başlıca ürünleridir. 1989 yılı petrol üretimi 13.200.000 ton olan Sovyet Azerbaycanı'nda Bakü (Apşeron) yarımadası petrol sahası, sadece Rusya'nın değil dünyanın en eski ve en zengin petrol alanlarından biridir. Bakü çevresindeki petrol kuyularından büyük bir kısmı Apşeron yarımadasında toplanmıştır. Elde edilen petrol tasfiye edilmek için borularla Bakü'ye sevkedilir. Bakü'de daha doğrusu eski Bakü'nün yanında kurulmuş olan Çernagorod'da çok sayıda petrol rafinerisi vardır. Bakü ayrıca 890 kilometrelik bir boru hattı ile Batum'a bağlanır.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Nesrin Bulat
Erol Serkan Kılıç
İsmail Dursun Kuzucu
Şevket ÖZSOY
Hakan Öztürk
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Kasım 2020 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net