25 Kasım 2020 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Dezenfekte Çalışmaları Aralıksız Devam Ediyor
Dezenfekte Çalışmaları Aralıksız Devam Ediyor
41 Ayrı Suçtan Kaydı Bulunan Zanlı Tutuklandı
41 Ayrı Suçtan Kaydı Bulunan Zanlı Tutuklandı
Varolsun Ülkü Ocakları
Varolsun Ülkü Ocakları
Öktem Virüse Yenildi
Öktem Virüse Yenildi
  YAZARLARIMIZ
ÇOCUĞUM YARAMAZMI HİPERAKTİFMİ ?
25 Ekim 2020 Pazar Bu yazı 3470 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Günümüzde o kadar yaygın hale geldi ki Hiperaktivite kelimesi, çocuk azıcık koşacak olsa, sağda solda zıplayıp enerjisini boşaltacak olsa, anne babalar hemen telaşa kapılıp "Yoksa bizim çocuk hiperaktif olmasın?" diye tedirgin oluyorlar. Oysa hiperaktif oldukları sanılan çocukların birçoğu ADHD değil, sadece yaramazdır.Birçok çocuk, alt alta, üst üste sıkıştırılmış apartman hayatının verdiğibunalım sonucu koltuklar üzerinde koşmakta, yerlerde taklalar atmakta, yemekmasasında bir türlü rahat oturamamaktadır. Bu tür çocuklar, genelde ADHD değil,üzerlerindeki statik enerjiyi toprağa boşaltamayan yaramaz çocuklardır. ZiraADHD'li çocuk, yaramaz çocuk değil, çok tuhaf davranışlı çocuktur. ADHD olan bir çocuk, Otistik,Down Sendromlu bir çocuk gibi -belirtileri aynı olmasa da-psikolojik rahatsızlıktaşır.

 

HİPERAKTİFLİK NEDİR ?

 Dünya üzerindeki birçok çocuğu pençesinde kıvrandıran bu rahatsızlığın Psikolojiliteratüründeki adı, Attention-Deficit and Hyperactivity Disorder'dır (ADHD). Türkçeye ise Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olarak çevrilmiştir. Hollanda'daki ailelerin yüzde 3'ü, Amerika'daki anne babaların yüzde 5'i ve İngiltere'deki velilerin yüzde l'i, çocuklarındaki bu rahatsızlıklarla mücadele etmektedir. Türkiye'de ise bu rakam yüzde 5'tir. ADHD olan bir çocuğun davranışları, "normal" çocuklar gibi olmadığından,  Avrupa'da bu tür çocuklar "özürlü çocuklar" için açılmış okullara yönlendirilmekte, psikolog ve pedagogların yardımı ile eğitim sürecini tamamlamasına gayret sarf edilmektedir.

 ADHD'nin belirgin özellikleri nedir?

 ADHDTi bir çocuğun en belirgin özelliği, kendisini dur-duramayıp düşünmeden "heran" hareket halinde olmasıdır. Çocuk sanki üzerine yüklenmiş olan fazla enerjiden kurtulmak istercesine her an bir şey yapma, birilerine sataşma, ayağakalkma, havaya zıplama veya oturduğu yerde elleriyle, ayaklarıyla hareket etmeihtiyacı içindedir. Çocuk, tıpkı pilli bir oyuncak araba gibi, yere koyduğunuzher an bir tarafa doğru gitmek için çırpınır. Hiperaktiflik diye bahsedilen şey,işte budur. Yoksa çocuğun masum koşuşturmacasına ve annesini yormasınaHiperaktiflik demiyoruz. Bununla birlikte, ADHD olan bir çocukta dikkat dağınıklığı mevcuttur. Örneğin, altı yaşındaki bir çocuk, normal şartlar altında dikkatini dağıtmadan 20 dakika boyunca kendini bir konuya odaklayabildiği halde, ADHD olan bir çocuk bunu başaramaz. Bir konuya odaklanmak istese de her an dikkati dağılır. Ya etraftaki bir şeylere yönelir ya aklına gelen bir şeyi yapmak için o ankiortamdan uzaklaşır ya da konuyla ilgisi olmayan o anda aklındaki bir soruyu sorar.Ancak burada dikkat edilecek bir püf nokta daha vardır ki o da bazı çocuklarınbazı dersleri (konuları) sevmemesi veya öğretmenin (anne babanın), çocuklarınseviyesine inememesi ve bunun neticesi olarak çocuğun kendisini o derse (konuya)verememesi... Bunları, ADHD belirtisi olarak kabul etmiyoruz. Böyle bir durumçocuğun rahatsızlığı değil, eğiticinin yetersizliğidir. ADHDTi bir çocuğun yine en belirgin özelliği hırçınlığıdır. O, her an herkes ile kavga yapma ve sataşma potansiyeline sahiptir. Çevresi ile uyumsuzdur. Çevresindeki çocuklara verdiği zarardan dolayı arkadaş edinmekte zorluk çeker,bu ise ADHD'li çocuğu daha da hırçınlaştırır.

 

  ADHD nasıl oluşur?

 Bir çocukta ADHD oluşmasının dört temel sebebi vardır. Bunlardan biri, anneninhamileliği sırasında yaşadığı olaylardır. Doğumda çocuğun 2,500 gramdan daha az kilo ile doğmuş olması, annenin hamilelik sürecinin 32 haftadan daha az olması,annenin hamilelik sırasında sigara ve alkol kullanması, ana rahminin fonksiyonlarını tam yerine getirememesi, doğacak çocuğun ADHD'li olarak doğmasına neden olduğu bilinmektedir. Annenin hamileliği sırasında yaşadığı bu negatif tecrübelerin yanı sıra, bir de çocuğun doğduktan sonra kuralları olmayan, düzensiz bir ailede yetişiyor olmasıADHD riskini artırır. Çocuğun aile hayatının kaos içinde olması, aile içindekendini değersiz hissetmesi ve statüsünü bulamaması gibi durumların, ADHDdavranış sapmasına neden olduğu bilinmektedir. Tüm bunlara ek olarak çocuğunerken yaşlardatelevizyon ve bilgisayar (türevi) ile tanışmış olması ADHD riskini artıranetmenlerdir.  ADHD'nin sebeplerinden üçüncüsü ise çocukların tükettikleri gıdalarla ilgilidir. Özellikle kimyasal katkı ile tatlandırılmış, cips, çikolata ve dondurulmuş gıdalar ile içerisine kimyasal boya katılmış meyve suları çocukların bu   rahatsızlığa yakalanmasına neden olduğu görüşü üzerinde durulmaktadır. Bununlabirlikte, çocuğun yediği yiyeceklerde hormon bulunuyor olması da ADHD'yitetiklemektedir. Ayrıca ADHD'li çocuklar üzerinde yapılan araştırmalar gösteriyor ki bu rahatsızlığın bir kısmı da genler vasıtası ile anne babadan geçmektedir. ADHD olan bir anne baba büyük ihtimalle çocuğuna da bu rahatsızlığı aktarmaktadır.

ADHD'nin tedavisi var mıdır?

ADHD'nin tedavisi vardır; ancak burada dikkat edilecek bir husus, anne babanınADHD olan çocukların tedavisi için tercih edeceği yöntemdir. Zira birçok veli,ilaçla tedaviyi tercih ediyor hem kolay olduğu için hem de bazı doktorlarınyanlış yönlendirmesiyle bu yola başvuruyorlar. Hâlbuki şu an, Dikkat Eksikliğive Hiperaktivite Bozukluğu teşhisiyle ilköğretim çağındaki on binlerce çocukgereksiz yere uyarıcı ve antidepresan ilaçlar kullanmaktadır. "Gereksiz yerekullanmaktadır" diyoruz; çünkü ADHD'nin tam bir teşhisi yoktur. Psikolojininbugün ulaştığı nokta itibari ile hiçbir çocuğa "kesinlikle sen ADHD'sin" diyeteşhis konulamamaktadır. Konulan teşhisler daha çok ihtimal hesaplarıüzerinedir. Bu rahatsızlığın birinci boyutunun böyle olduğunu düşünürsek belkide gereksiz yere çocuklara bu türden ilaçlar vermenin ne kadar da vahim bir hataolduğu, gözler önüne serilebilir Tüm bu faktörler göz önüne alındığında, kesin teşhisi bile henüz olmayan bu rahatsızlık için çocuğa erken yaşta uyuşturucu özelliği taşıyan ağır ilaçların verilmesini doğru bulmadığımızı belirtmeliyiz. Avrupa'da, ilaçlı tedavi yöntemi tavsiye edilmeyen ADHD için ilaçsız psikoterapi yöntemleri kullanılmaktadır.

 

Son bir tavsiye

Çocuklarında hiperaktiflik özellikleri gören/tahmin eden anne babaların sofralarına koydukları gıdalara göz atmalarını tavsiye ediyoruz. "Teknoloji" gıdası olarak adlandırdığımız suni gıdalar, kimyasal yöntemlerle dondurulmuş veya konserve ürünler, çeşitli kimyasal katkı maddeler (E ürünleri), suni olarak tat ve koku verilmiş cips, şekerleme vb. gibi yiyecekler, kimyasal boyalarla renklendirilmiş ve sıkıştırılmış gaz ilave edilmiş içecekler... Bu tarzgıdaların çocuklarda bu ve benzeri rahatsızlıkları tetiklediği hatırdançıkarılmamalıdır.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
Nesrin Bulat
Erol Serkan Kılıç
İsmail Dursun Kuzucu
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  25 Kasım 2020 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net