29 Haziran 2022 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldıracak
Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldıracak
Meslek lisesinde ekmek üretimi başladı
Meslek lisesinde ekmek üretimi başladı
Başkanım Mahallemde, Başkana Soruyorum
Başkanım Mahallemde, Başkana Soruyorum
Türkiye Şampiyonu Sporculardan İl Müdürüne Ziyaret
Türkiye Şampiyonu Sporculardan İl Müdürüne Ziyaret
  YAZARLARIMIZ
Her Şey Aslına Rûcu Eder
04 Kasım 2020 Çarşamba Bu yazı 9281 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Yol kenarındaki çınar ağacının dibinde durdurmuştu atını. Hem biraz dinlenecek hem ikindi namazını kılacaktı. Abdest almaya yeltenince, uzaklardan birisinin yürüyerek geldiğini fark etti. Abdesti bitirince iyice yaklaşmış, uzaktan geldiği belli olmasına rağmen, üzerinde hiçbir emare yoktu. Selamlaştılar, hal hatır ettikten sonra namaz kıldılar. Derviş gibi bir hali vardı gelen yolculunun. Güzel bir sohbet hâsıl oldu. Yolcu müsaade isteyip yola revan olmak istediği zaman İsmail ona “Nereden gelirsin, nereye gidersin bey amca?” diye bir sual yöneltti. O da müeddep bir şekilde “Topraktan geldik, toprağa gideriz.” dedi.

                İşte her şey aslına rücu eder. Nereden gelir, nereye gideceğimiz belli olan bir dünyada yaşıyoruz. Topraktan yaratıldık, sonunda da toprağa gideceğiz. Bedenlerimiz yaratılmadan önce, ilk önce ruhlarımız yaratıldı. Bez-i elest meclisinde, Rabbi’miz “Elestü bi-Rabbiküm” (Ben sizin Rabbi’niz değil miyim?) Yaratılmış ruhlar ise “Kalu bela” (Evet, sen bizim Rabbi’mizsin) dediler. Bedenlerimiz bu dünya malından olduğu için cesetlerimiz burada kalacak, ruhlarımız ait olduğu yere gidecek. Geldiğimizde temiz geldik, dünya kirli olduğu için biraz kirlenmiş olabiliriz. Bizler kirlenmekten değil, temizlenmemekten korkalım. Bedenin temizliğine nasıl önem veriyor isek, ruhun temizliğine de bir o kadar önem vermemiz gerek. Ruhumuza bulaşan kirlerden arınmanın nasıl olduğunu hemen hemen herkes bilir. Bize bahşedilen harikulade vücut ile yapılan günahları sadece iki dudak arasındaki dille, samimi bir kalple edilen bir tövbeyle tertemiz olacağımız aşikâr. 

                Son âna kadar tövbe kapısı açık. Allah-u Teâla biz günahkâr kullarını affetmek için bahane ararken, biz kullar huzura gitmemek için bahanelerle kendimizi avutuyoruz. Hani diyor ya üstat  Necip Fazıl “Kapı kapı, bu yolun son kapısı ölümse! Her kapıda ağlayıp o kapıda gülümse”

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kamil ÖCAL
Yener KAZAN
Sami GÜLER
Şadiye ERYILMAZ
Müfit ASLAN
Ahmet ULUSOY
Dede BULUT
Hidayet DOĞAN
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  28 Haziran 2022 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net