03 Mart 2021 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Kırıkkale'de deprem bilgilendirme eğitimleri
Kırıkkale'de deprem bilgilendirme eğitimleri
Tandırlıkta Yangın
Tandırlıkta Yangın
Memur-Sen Konfederasyonundan Sezer'e, Çıkarma
Memur-Sen Konfederasyonundan Sezer'e, Çıkarma
Belediye İş yerlerinin Dezenfeksiyonunu Üstlendi
Belediye İş yerlerinin Dezenfeksiyonunu Üstlendi
  YAZARLARIMIZ
YÜREKLER ENGELLİ OLMASIN!!!
03 Aralık 2020 Perşembe Bu yazı 6130 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Şimdiye kadar hep engelli insanların yaşadıkları zorlukları, nelerle, nasıl mücadele ettiklerini, kimi zaman kamuda, kimi zaman bir firmada nasıl 2.sınıf vatandaş muamelelerine maruz kaldıklarını, yeni bir bina, işletme yada otopark yapılırken nasıl gözardı edildiklerini, iş için kapı kapı gezerlerken ne şekilde rencide edildiklerini, sağlık raporlarındaki haksızlıkları kaleme aldık.

   Kimileri vicdanen kulak verdi, hataları, eksiklikleri giderdi, yapılması gerekenleri yaptı...

   Kimileri sırf ceza yemeyelim diye yapmış olmak için usuleten işi kitabına uydurdu...

   Kimileri de "bir de engelliyi mi düşüneyim" tarzında ne hukûki cezayı dikkate aldı, ne de vicdanının sesine kulak verdi.

    Ceza bir kenara vatandaşlık göreviyle, vicdanen, bir gün kendisinin de bir gün engelli olabileceği prensibiyle hareket edip, bu olguyla hayatı kolaylaştırarak yardımcı olan işletme sahibi, idari yönetim, vatandaş, her kim olursa hepsinden Allah razı olsun...

   *  *  *

   Bu sefer ki yazımda da engelli kardeşlerimizin ve kader arkadaşlarımın, yaşadığımız zorlu hayatın manevî boyutuna değinmek istiyorum.

    Hiçbir insan muhakkak ki hayatta bir uzvunu kaybetmek istemez. Hangi insan kollarından, ayaklarından, gözlerindan bir bedel karşılığında vazgeçer. Sadece bir şekilde kişi bunu düşünemez; vatan uğruna cihad ederken...

     Allah'û Teâlâ kendi nûrûndan üfleyerek yarattıkları içerisinde en üstünü olarak insanı dünyaya göndermiş ve kendisine ibadeti şart koşup akıl, fikir, nefis vermiş...

   Elbetteki hepsi birer imtihandan ibaret.

   Kimi insanlar dünyaya yeni gözlerini açtığı günden itibaren bu sınava tabii tutulurken, kimi de sonradan başlarına gelen musibetlerle imtihana tutuluyor.

   İşte bu durumda  Bakara Sûresi'nin 155. ve 156. Ayet-i kerimelerini hatırlıyoruz;

"Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!
  / Bakara-155
   "Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde, "Doğrusu biz Allah’a aidiz ve kuşkusuz O’na döneceğiz" derler.
  / Bakara-156

    Peygamber Efendimiz (sav)'e görme engelli bir kadın gelir. Kendisinin doğduğu günden bu zamana kadar yaşadığı zorlukları anlatır. Etrafı, doğayı, çocuklarını her şeyi görmek istediğini söyleyip, gözlerinin görebilmesi için Efendimiz'den Allah'a dua etmesini ister.

   Peygamber (sav) ise, bu engeline sabır etmesini, isyana düşmediği müddetçe onu ahirette bekleyen müjdeleri, cenneti anlatır. Bu duruma çok sevinen kadın; "ey Allah'ın resûlü, ben şayet 100 sene daha yaşayacaksam bile varsın gözlerim açılmasın. Bana müjdelediğin sonsuz hayatın sevinci yeter" diyerek evine gider.

   Yüce dinimiz islamiyet, engelli insanlara öylesine önem vermiştir ki, bu husus için Peygamberimize Allahû Teâlâ tarafından ABESE SÛRESİ ile ikaz dahi gelmiştir...

   Hadise şu şekilde vukuu bulmuştur:

    Peygamber Efendimiz(sav) Mekke'nin önde gelen müşriklerine islâmiyeti anlatıyordu. Üstelik o müşrikler içerisinden en azından birisinin müslüman olmasını çok istiyordu. Tam önemli bir noktaya gelmişlerdi ki, birisi ona ırarla soru soruyor ve sözünü kesiyordu. O kişi, eşi Hz.Hatice'nin dayısının oğlu olan görme engelli Ümmi Mektum'du.

    Peygamber Efendimiz, hayli morali bozulmuş bir şekilde yüzünü ekşiterek diğer tarafa döndü. Ümmü Mektum'a ise cevap vermedi. Fakat Allahû Teâlâ bu durumu hoş görmedi ve hemen o esnada Abese Sûresini indirdi;
"3. (Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak,
4. Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.
5. Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
6. Sen, ona yöneliyorsun.
7. (İstemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!
8,9,10. Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
11. Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.
12. Dileyen ondan öğüt alır.
13,14,15,16. O, şerefli ve sâdık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir."

Burada şu ayrıntıyı belirtmek gerekir. Peygamber Efendimiz Ümmü Mektum'dan engelli olduğu için yüz çevirmemiştir. Sadece sohbeti mühim bir noktadayken kesildiği için durumu hoş görmemiştir.

  Bu ayeti kerimeden sonra Peygamber Efendimiz Ümmü Mektum'un gönlünü almış ve onu kendisi olmadığı zamanlarda vekil tayin etmiştir. Ayrıca kendisinin yanında Bilâl-i Habeşi ile birlikte müezzinliğini yapmıştır. Hatta Kadisiye Savaşı'na katılıp sancağı bir an olsun bırakmamış, aldığı yaralar neticesinde de  Medine'de vefat ettiği rivayetler arasında geçmektedir.

             *  *  *  *

    Yani hayat sabırla şükür arasında kaza ve kadere imân ölçüsünde geçmektedir. Yaşadığımız hayat elbet zorlukları barındırıyor. Lâkin zorluk derecesi ne kadar yüksek olursa, başarısı da daha değerli, mükafatı da daha yüce olacaktır...

   Şunu iyi bilmek gerekir ki;
"YÜCE ALLAH(cc), SONSUZ MERHAMET VE ADALET SAHİBİDİR"...

   Tüm engelli kader arkadaşlarımıza 3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ vesilesiyle zorlu yaşam süreçlerinde kolaylıklar diliyorum...

"MÜHİM OLAN, YÜREKLER ENGELLİ OLMASIN!"...

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Hakan ÖZTÜRK   -  07-12-2020 - 12:52
Çok teşekkür ediyorum Nusret hocam. Engeller sevgiyle, empatiyle kalkar elbet. Mevlâ bedensel bu rahatsızlığı kimine sabır için imtihan olarak nasip eylemiş, kimine de iyilikle sevaba nail olması için belkide müjdeler gizlemiş. NE MUTLU YÜREĞİNDE SEVGİ BARINDIRIP ENGELLERİ KALDIRANLARA...
Nusret KILIÇ  -  05-12-2020 - 12:36
Hakan, güzel bir yazı olmuş, teşekkür ederim. Yüreğine sağlık. Son cümlene yürekten katılıyorum: \"Yeter ki yürekler engelli olmasın.\"
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener Kazan
Nesrin Bulat
Bahattin Akyön
Pınar Taşcı YIKILMAZ
İsmail Dursun Kuzucu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  03 Mart 2021 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net