22 Nisan 2021 Perşembe
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Kırıkkale'de Çiftçiler Zor Günler Geçiriyor
Kırıkkale'de Çiftçiler Zor Günler Geçiriyor
Soylu ve Eşinden Sessiz Sedasız Kırıkkale Ziyareti
Soylu ve Eşinden Sessiz Sedasız Kırıkkale Ziyareti
Genç Partide Yeni Dönem
Genç Partide Yeni Dönem
Şimşekler Bursa'da Mağlup 1-0
Şimşekler Bursa'da Mağlup 1-0
  YAZARLARIMIZ
Bir Yol Hikâyesi
14 Aralık 2020 Pazartesi Bu yazı 7198 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

1991 yılının Haziran’ında Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümünden mezuniyetimle başlar… Aynı yıl girdiğim Kültür Bakanlığı Kütüphaneler Genel Müdürlüğünün açmış olduğu sınavı kazanmış, Konya Ermenek Kültür Müdürlüğüne tayin olmuştum. Ancak bir gün gecikme ile son bir imza için gittiğim bakanlıktan “Hükûmet düştü, atamalar durdu” cevabını alır almaz dönemin Kültür Bakanı Gökhan Maraş’a ulaşmak için çaba göstermeme rağmen, başarılı olamadım. Bir yıl sonra başvurduğum öğretmenlik başvurusu neticesinde Şanlıurfa’ya depo tayini olarak atandım. Şanlıurfa Milli Eğitim Müdürlüğü ilan panosuna asılan bir liste ve bir Şanlıurfa il haritası vasıtasıyla görev yeri belli olan arkadaşlarımın birer birer müdürlüğün önünden ayrıldığını gördüm. Günün sonunda mesai saatinin bitimine dakikalar kala bir ben kalmıştım müdürlüğün önünde. Bir heyecanla daha sonra Siirt milletvekili olacak olan müdür Öner Ergenç’in kapısını çaldım. İsmimin karşısında Teperek diye bir yer isminin olduğunu lakin Şanlıurfa haritasında böyle bir yerin olmadığını ifade ettiğimde Öner Bey şube müdürlerini çağırdı mini bir toplantıdan sonra burasının Balkatan adlı bir köyün mezrası olduğu için haritada görülmediğini ifade etti. Ancak yeri konusunda ihtilaf çıktı. Çünkü o mezraya uzun müddet öğretmen ataması yapılmadığı için unutulmuştu. Nihayet yeri konusunda bir fikre varıldı. Şube müdürü olan bir arkadaş hocam “Viranşehir dolmuşuna bin Mardin yolunun 20 kilometresinde in” sözü hâlâ kulaklarımda çınlar. 

O dönem terör olaylarının zirveye çıktığı bir dönem olması hasebiyle ki 120 öğretmen arkadaşımızın muhtelif vilayetlerde şehit edildiği haberleri kulaklarımıza geliyordu. Tabii elimde bir valiz ve takım elbise ile ben öğretmenim imajı çiziyordum zaten. Allah’tan şimdi olduğu gibi o dönemde de Şanlıurfa’da terör olayları pek yoktu. Ancak yine de tereddütlü bir şekilde Viranşehir dolmuşuna bindim, dolmuştakilere Teperek mezrasını sordum. Lakin onların da bilmediğini el kol hareketlerinden anladım. Ancak yolculardan biri bir patikayı göstererek inmemi işaret etti. Dolmuştan indim. Tarih 5 Ağustos 1992, ben Ağustos ayında asfaltın kaynadığına orada şahit oldum. Asfalt resmen ayağıma yapışıyordu. Yolcunun işaret ettiği patikaya tırmanmaya başladım. Birinci tepeyi tırmandım. İkinci tepeye çıkarken iki kangal cinsi çoban köpeğinin üzerime geldiğini fark ettim. Bir anda bütün hayatım gözümün önünde geçti. Bu köpeklerin parçalaması ile ölmektense keşke şehit olan arkadaşlarım gibi terör örgütü ile çarpışarak şehit olsaydım, diye düşündüm bir an. Bir ıslık sesi ile irkildim. Tepeden aşağıya doğru sonradan adının Cuma olduğunu öğrendiğim bir çobandı. Onun ıslığı ile köpeklerin önümde durması bir oldu. Koşarak yanıma geldi kılık kıyafetimden anlamış olacak ki ente muallim (sen öğretmensin) dedi ve ikinci tepeyi köpeklerle birlikte tırmanmaya başladık. Tepenin başına geldiğimizde Cuma köyü işaret etti. Lakin bir hayal kırıklığı da orada yaşadım.10 hanelik bir mezra ama ortada hane yoktu. Ancak sonradan anladım ki çok sıcak olduğu için vatandaşımız pratik bir çözüm yolu bulmuş evlerin tabanını derin kazmışlardı. İlk günlerim kendi kendime “Sen Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümünü üçüncü olarak bitirdin. Burada ne işin var demekle geçti”. Ta ki 10 haneden gelen 26 öğrenciyi görene kadar. Uzun süre öğretmen tayin edilmediğinden dolayıTürkçeden  haber 26 vatan evladı için hemen kolları sıvadım. Gecemi gündüzüme kattım, öncelikle elimden geldiği kadar Türkçeyi öğrettim. Çünkü sınıf öğretmeni formasyonum yoktu. Ama tümden gelim ve tüme varım metotlarını deneme yanılma metodu ile birleştirerek günün sonunda Türkçeyi öğrettim. Her on beş günde bir mezraya gezici kütüphanenin gelmesini sağlayarak çocuklardaki okuma sevgisinin artmasını sağladım. O dönemde terör örgütünün bölgede yaydığı Türkiye Cumhuriyeti sizi kısırlaştıracak diyerek çocuk felci aşısını yaptırmayın propagandasına inat  Sağlık İl Müdürlüğü ile yazışmalarım neticesinde bir doktor ve bir hemşire nezaretinde  çocuk felci aşısını mezraya getirerek çocukların anılan hastalıktan ölmemesi için çaba gösterdim. İlk geldiğimde bana ön yargı ile bakan köylünün yıl sonunda tayinimi durdurmak için nasıl çaba harcadıkları hâlâ gözümün önündedir. Kırıkkale’ye tayin olduktan sonra başladığım akademik çalışmalarım oldukça uzun sürdü. 1997’de yüksek lisansla başladığım süreç 27 Kasım 2020 yılı itibarıyla akademik hayatın en üst noktası olan profesörlükle neticelendi. Teperek mezrasında birleştirilmiş sınıfla başlayan ve vatan evlatlarına adanan ömür Allah nasip ederse bundan sonra Bayburt Üniversitesi’nde gençlerle devam edecek. Doğduğum büyüdüğüm Kırıkkale’den ayrılmak elbette zor gelecek ama bazen ayrılıklar daha kuvvetli vuslatları bünyesinde barındırır. Zor anlar yaşadığımız bu günlerdesağlık ve esenlikle, güzel günlere kavuşmak dileğiyle Allaha emanet olunuz… 

 

Not: Rafet Metin Kalehaber gazetesinde zaman zaman yazılar kaleme alacaktır.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
pasha  -  16-12-2020 - 12:23
Sayın hocam , yeni görev yeriniz hayırlı uğurlu olsun. Öğrenciniz olmaktan onur duyuyorum.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Dursun Kuzucu
Erol Serkan Kılıç
Yener Kazan
MESUT ARLIER
Hakan Öztürk
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Nisan 2021 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net