04 Mart 2021 Perşembe
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Kırıkkale'de deprem bilgilendirme eğitimleri
Kırıkkale'de deprem bilgilendirme eğitimleri
Tandırlıkta Yangın
Tandırlıkta Yangın
Memur-Sen Konfederasyonundan Sezer'e, Çıkarma
Memur-Sen Konfederasyonundan Sezer'e, Çıkarma
Belediye İş yerlerinin Dezenfeksiyonunu Üstlendi
Belediye İş yerlerinin Dezenfeksiyonunu Üstlendi
  YAZARLARIMIZ
CİHANI ÂLEME İBRET
28 Aralık 2020 Pazartesi Bu yazı 5253 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

II. Fhilippos Antik Makedon Kral’ı, servetini harcadı, oğlu İskender için.

Mantığın babası Aristo’yu tuttu eğitimine, aklın ve ilmin ışığında yoğurdu,

16 yıl Tıp, ahlak, felsefe, din, mantık, sanat eğitimi aldırarak zekâsını biledi.

Makedonyalı III. Aleksandros, ya da Büyük İskender olarak da bilinirdi.

 ★

Babası ile sırt sırta düşmanla savaştı, onun güvenini kazandı,

Genç yaşta Antik Yunan Makedon kralı oldu, Helen birliğini sağladı,

Girdiği hiçbir savaşta yenilmedi, ülkesini askeri, siyasi, ekonomik anlamda

güçlendirerek 30 yaşında Antik dünyanın en büyük imparatorluğunu kurdu.

 ★

Tarihin en başarılı askeri komutanı, askeri dehası, zekâ abidesinin

vazgeçemediği, beş büyük sevdası vardı Aleksendros’un.

Ana sevgisi, İlim Sevgisi, Atı Plutarkos, Kutsala Saygı ve Dünyanın fethi.

Cihanı fethedeceğim dedi; kimse inanamadı, güldüler,

Ne dediğini bilmiyor, Makedonya nere dünya nere dediler.

“Dünyayı ayağının altına sereceğim anam” diyerek el öptü,

Helallik aldı sevdiği anasından ve düştü sevdasının peşine.

Makedonya’nın genç Kralı, tarihteki en büyük imparator.

Homeros’un İlyada’sını yastığın altında taşıyan, ilim ve felsefe aşığı,

Namı diğer Dünya Fatihi Büyük İskender, ya da Aleksandros.

Yıllarca savaşlar yaptı uzak diyarlarda, zoru-imkânsızı başardı

Ama bilinen dünyanın tamamına yakınını zapt etti tez zamanda.

 ★

Yıl Milattan Önce 332, Mısır seferi, küçük bir balıkçı kenti

Altı yüz bin el yazması kitap, Hendese, Aritmetik, Astronomi,

Dedi; bunlar mucize, adı olsun ilim irfan yuvası İskenderiye.

Haber saldı Yunan Milletine “Ne kadar akıl dane varsa gelsin,

İlmini-irfanını geliştirsin, ücreti benden yaşadığım sürece”

En önde atı üzerinde, geriye dönerek,  parmağıyla gösterdi,

“Ey Ari Yunan ordusu, işte sizin asıl vatanınız!” diyerek Hindistan’ı.

Pers, Mısır, Hint yıllarca savaş, kan, ıstırap, hiç bitmedi acıları.

 ★

İsyan başladı ordusu arasında “Artık savaşmak istemiyoruz

Yıllardır savaşmaktan bıktık-usandık, ailemizi özledik, ülkemize

gitmek istiyoruz. Sen dünyayı zapt ettin de ne oldu. Bir vahşi kız

aldın çocuğun olmadı, senin zürriyetin yok, çocuk kıymeti bilmezsin”

Karardı gözleri. Sustu!, Yutkundu!. İlk defa küçük düştüğünü hissetti!

Hançer gibi saplandı bu söz beynine “Senin zürriyetin yok!”

Sayısız savaşlar yaptı, zaferler kazandı, ülkeler fethetti,

Helen milletinin şanını, şerefini, kültürünü medeniyete dönüştürdü.

Tarihlere adını yazdırdı, ömründe mağlubiyet nedir bilmedi,

Bir söz karşısında yenildi, kapandı çadırına, günlerce çıkmadı.

 ★

“En büyük felaket iyinin kötüye muhtaç olmasıdır,

Eğer, İskender olmasaydım Diyojen olurdum”

Diyordu bir zamanlar, başına geleceği biliyormuşçasına.

Ufak bir çavdar tanesine döndü bedeni, sarardı, soldu,

İnce ve derin hastalığa yakalandı Dünya Fatihi,

Tedavi etti onlarca hekim, tüm çabalar boşuna.

— Çok ağır hastasınız, ölüyorsunuz.!

— Yok mu hiç çaresi?

— Yok, efendim, üzgünüz!

— Beni anama götürün.

— Gidemezsiniz efendim, ağır hastasınız.

— Ne olur anama götürün, ölmeden bir kez göreyim yüzünü.

Topladılar çadırı, otağı, düştü yola ordu. Günler sürdü geri dönüş.

Ve bir ses, durdurun orduyu, kurun otağı, gidemediler daha öteye.

 ★

Yıl MÖ. 323 Babil, Antik Ninova şehri, ömrünün baharında

Otuz üç yaşında bir Dünya Fatihi, vasiyetini yapar:

— Ölünce iki elim tabuttan dışarı sarkık götürün mezara.

— Öyle şey olur mu efendim? Geleneğe, Tanrılara aykırı.

— Sizin komutanınız değil miyim, ne diyorsam onu yapın!

— Peki, nedir bunun anlamı!

— Cihanı Âlem ibret alsın ki Dünya Fatihi ölürken elleri bomboş gitti...!

Destan oldu İskender asırlarca, türkü olup dilden dile söylendi

“Cihâna sığmamışken bir mezâra sığdı İskender.

Varıp baksan o da şimdi yıkık bir gâre dönmüştür.*

  ★

*Araplar peygamber olduğuna, Yunanlılar Tanrılar soyundan geldiğine inanırlar.

*Ağarmış saçların bir dağ başında kare dönmüştür” adlı Şair Eşref’in eseri

Kazancı Bedih tarafından Gazel olarak okunmuştur. (İskender Gazeli olarak ta bilinir)

 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Admin  -  28-12-2020 - 20:16
Senelerdir dağırcığında biriktirdiğiniz bilgi tecrübe ve denemelirini bizlerle paylaşmaya karar vermeniz çok isabetli bir karar olmus Her hafta sabırsızlıkla yazılarınızı bekliyoruz.Yolunuz açık olsun.
Erdal CANBOLAT  -  28-12-2020 - 15:25
Sayın Yener bey; sabırsızlıkla beklediğim gün olan pazartesi günü geldi ve heyecanla sizin yazıyı okumaya başladım, yine bizleri tarihin bir sayfalarında gezintiye çıkardınız. Bilgi dağarcığımıza bilgileri nakşederek bizleri ihya ettiniz, sizleri takip etmeye devam, emeğinize ve yüreğinize sağlık hemşehrim...
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener Kazan
Nesrin Bulat
Bahattin Akyön
Pınar Taşcı YIKILMAZ
İsmail Dursun Kuzucu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  03 Mart 2021 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net