12 Nisan 2021 Pazartesi
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Komiser yardımcısı milli güreşçi, iş stresini minderde atıyor
Komiser yardımcısı milli güreşçi, iş stresini minderde atıyor
Gaz sızıntısından kaynaklı patlamada bir kişi yaralandı
Gaz sızıntısından kaynaklı patlamada bir kişi yaralandı
Okey ve İskambil Oynayan 17 Kişiye 106 Bin 250 Lira Ceza
Okey ve İskambil Oynayan 17 Kişiye 106 Bin 250 Lira Ceza
CHP'den 5 İlçeye Atama
CHP'den 5 İlçeye Atama
  YAZARLARIMIZ
EĞİTİMDEKİ TARİHİ UYARILAR VE YANLIŞLIKLARIMIZ
08 Mart 2021 Pazartesi Bu yazı 7209 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Neydi eğitimle ilgili tarihi uyarılar ve yanlışlıklarımız? İşte dinin, dinsizin, komünistin, aydının görüşleri. Tekâsür suresi “çoklukla övünmeyi” yasaklayıp, Sebe/35. ayeti “çoklukla övüneni müşrik saymakta, Zümer/9. ayeti: “Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?” diye uyarıyordu. İlkel toplumlarının özelliği olan nüfusla övünme düşüncesiyle kontrolsüz, plansız, niteliksiz, vasıfsız artan ülkelerin kargaşa ve kaostan kurtulamadığı ve bu kaotik durumun sadece yönetenlerin işine yaradığı bilimsel olarak tespit edilmiştir.  

Fransa eski Başbakanı, yazar Michel Rocard: “Yarının dünyasında toplumlar daha az tüccar, daha az rekabetçi ve daha az paragöz olacaklar. Hayat, serbest zaman ekseninde düzenlenecek. Küresel üretim sürecinde insan faktörüne artık pek ihtiyaç duyulmayacak olması aslında bugünkü eğitim sistemlerine göre kazanılacak diplomaların işe yaramaması sonucunu doğuracak. Bu tehlike tüm gelişmiş ülkelerde kendini hissettirmeye başladı. Cebi birbirinden saygın-ünlü, prestijli üniversitelerden alınmış diplomalarla dolu yığınla genç işsiz dolaşıyor. Ve bu trend hızlanarak sürecek. Toplumlarımızın yarınlarını hayatlarını iş aramakla tüketmiş bir kuşağa devredeceğiz. Çözüm? Eğitim sistemini yeniden düzenlemek değil yeniden düşünmek, yeniden tasarlamak. Gençleri bir işyerinde çalışmasını sağlayacak bilgilerle donatıp yıldızlı diplomalar vermek yerine kendiişlerini kurmalarını sağlayacak bir eğitimden geçirmek. Sadece kendilerinin çalışacakları işyerleri açabilmelerine, bunun için bir işlerinin olmasına imkân verecek bir eğitim sistemi oluşturmak. Bu kısacası becerilerin değerlendirilmesini bileyi taşıyla keskinleştirilmesini sağlayacak bir eğitim anlamına geliyor. Böyle bir reformu değil devrimi ilk gerçekleştiren toplumlar ve ülkeler, yarınlara birkaç adım önde girecekler.” diye 1978’de 42 yıl önce insanlığı bu tarihi söylemiyle uyarıyordu.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül:  “Gelişmenin, kalkınmanın, daha ileriye gitmenin esas lokomotifi insan gücüdür. İnsan gücü sadece nüfusun büyüklüğüyle ifade edilmez. Nüfus, nitelikliyse çok büyük güçtür. Nitelikli değilse vasıfsızsa o zaman da ülkeye yüktür.” Komünist Mao’da: “Pratik Teoriden üstündür, bir ülkede sık sık dinden ve tanrıdan bahsediliyorsa ya malınıza ya da canınıza kasıt vardır” sözüyle  eğitimin dinle sınırlandırılmamasını, Diktatör Hitler “Deveyi iğne deliğinden geçirebilirsiniz de siyaset yoluyla asla bir dâhiyi ortaya çıkartamazsınız” diyordu. Yüce dinimizin 1. Emri ikra/oku, 2. emri nûn/kalem, 10/100. ayeti ise “aklını kullanmayanlara pislik yağdırırım, üzerlerinden belayı eksik etmem” diyordu.

Bu uyarıların çoğunu duymadık, ders almadık. Bazısına Komünist, Faşist dedik ama sözleri doğruydu. Son 83 yılda eğitimde, ekonomide, teknolojide, bilimde yolumuza ışık tutup kitleleri peşinden sürükleyen, toplumun refahını artıran siyasi dâhi çıkaramadık. Geçmişte iş âlemi, kültür, eğitim, akademik, hukuk vb. bilgi birikimi, deneyimi, tecrübesi olan çağdaş kurum ve kuruluşlarla değil de cemaatler, tarikatlarla işbirliği yapıldı, bazısı kurulu düzenimize, sistemimize büyük sorunlara ve zararlara yol açtı, ülkemizin başına bela oldu. Sonunda bir türlü başarı sağlanamadı. Eğitimde bir Mao Zedong, bir Cüce Deng, bir Güney Kore’ninki gibi ülkeyi kısa sürede zıplatacak eğitim sistemi oluşturamadık. Birçok ülkenin eğitim sistemi çökerken yıllarca Kızıl komünist diye aşağıladığımız Mao’nun nüfusu kontrollü hale getirerek “Birebir eğitim” ideolojisine dayalı, eğitim sistemi bugün dünyanın bir numarasına oturdu. Şu an Çin’in hızını kimse tutamıyor. Birçok ülke dinsiz kabul ettiği Çin’in önünde diz çöküp aşı sırasına girdi. İslam ülkeleri ise “kâfirin aşısı helal mi, haram mı?” taştırması yaptı, sonunda aşıyı almak zorunda kaldı. İflas eden Batılı ülkeler fabrikalarını söküp Çin’de üretime başladı. Dinimizin “topluma faydalı, vasıflı, nitelikli şekilde çoğalın” mealindeki emrini yanlış değerlendirdik. Kısa sürede plansız, kontrolsüz, programsız çoğaldık, yetinmedik altı milyondan fazla işsiz, mesleksiz, eğitimsiz kuru kul yığınlarını dışardan ülkemize topladık, sonunda çakıldık kaldık. Ve bugün on milyondan fazla diplomalı işsizimiz, işe yaramayan yaldızlı diplomalarımız oldu. Tv. de: “Üç üniversite bitirdim, yıllardır işsizim, çok üzgünüm, ne yapacağımı bilemiyorum.” diyen üzgün bir gencimizin sözleri vicdanları sızlatıyordu. En sonunda “herkesin birbirini suçladığı, kimsenin kendini kusurlu görmediği, kaos, kargaşadan ibaret” acayip bir toplum yapımız oluştu. Oysa bu anormal yapıdan bazı düşünürlerimiz de yıllarca feryat etti, ama onları da duymadık.

Ahmet Hamdi Tanpınar: “Şark oturup beklemenin yeridir!”

Cemil Meriç: “Dehanın tuğla kadar değeri yok. Asırlardan beri cehaletin saltanat sürdüğü bir ülke burası. Kitaptan korkmayın kitapsızlıktan korkun. Çürümüş bir toplumda dev yetişmez!”

Çetin Altan: “En büyük sorunumuz ülkemizin eğitimsiz, mesleksiz kuru kul yığınları ile dolu olmasıdır!”

Alparslan Türkeş: “Türk milletinde Bizans’tan geçme bir hastalık vardır. Fitne, fesat, yalan, dolan, birbirini beğenmemezlik, birbirini çekememezlik. Bu hastalıktan kurtulun, bu hastalıktan kurtulmaya çalışın. Osmanlıyı yıkan hastalık bu hastalık, Bizans’ı yıkan hastalık bu hastalıktır!”

Ve Uluslararası dünya medyası: “Dünyanın en az gazete ve kitap okuyan ülkesi Türkiye” haberleri.

Dinimizin, “yeryüzü size mescit kılındı” ilkesine göre bütün kâinat mescittir. İbadetimizi açık alanda eda etmemizin kapalı alandan daha uygun olacağı bildirilmiştir. Bir İngiliz atasözü “Aç insan inançlarını yer” İslam düşünürü Ali Şeriati ise: “Bir yerde yangın varken biri seni ibadet etmeye çağırıyorsa, bil ki bu bir haininin davetidir.” sözlerine göre aç insan düşünemez, ibadet yapamaz. Üstelik uzaktaki bir camiye gitmek hem dinen makbul, hem bedenen sağlıklıdır. Bu yüzden ülkemizde gereğinden fazla cami, türbe, mescit inşa edilmiştir. Bu camilere sabah ve yatsı namazlarına kimse gitmemiştir. Yakın temasta insandan insana geçen Covit 19 mikrobundan Kâbe bile kapanmıştır. Plansız fazla cami yerine fabrika, atölye, işletme yani ekmek kapısı açılsaydı insanlar mutlu olur, dinini daha fazla severdi. Üstelik bu yerlerde aklımızı, düşüncemizi yükseltecek, zekâmızı artıracak matematik, felsefe, mantık, eğitimi verilseydi, insanlar çok yönlü düşünceye sahip olurdu kanaatindeyim.

İki Fransız düşünür sanki bizim toplum yapımızı anlatıyordu. Condorcet: “Filozofların aydınlatmadığı toplumu şarlatanlar aldatır!”  Théo: “Türk’ün eşeği bile bir başka, gözleri donuk, kulakları düşük, belli ki efendisinin emri altında ölmeye dünden razı!”  Meşhur sözleriyle okuyup aydınlanmamış, sormayan, sorgulamayan, kaderci, yakınıcı, biatçı toplum olduğumuzu söyleyip “uyanın” diyerek en önemli eksiğimizi belirtip bize en büyük iyiliği yapıyorlardı. Bizler ise bunlara “bizi aşağılayan kâfirler” diyorduk. Hâlbuki inandığımız Yüce dinin peygamberi bile 1400 yıl öncesinden “Kema tekunu yuvella aleykum/ Nasılsanız öyle idare edilirsiniz” diyordu.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Erdal Canbolat  -  18-03-2021 - 17:23
sevgili kardeşim Yener bey, yazılarınızı devamlı titizlikle,dikkatle ve önemli bir şekilde takip ediyorum.Bizleri bilgilendirmek ve doğru istikamete yönlendirdiğiniz için sizlere çok teşekkür ederim.Başarı ve saygılarımla;...
Elif  -  13-03-2021 - 17:53
Yazılarınızı önemle, dikkatle takip ediyoruz başarılarınızın devamını dilerim..
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Erol Serkan Kılıç
Prof. Dr. Hande ŞAHİN
Nesrin Bulat
Şevket ÖZSOY
İsmail Dursun Kuzucu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  09 Nisan 2021 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net